• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

YAZIMIN BAŞINA GELENLER

Hasan Dinç

Salı günü yayımlanan yazım en geç Pazar günü saat 13 de gazetemize teslim edilmiş olur. Bu yazıyı yazmaya bazen Perşembe günü çok az da Cuma günü başlarım. Konu ile ilgili kaynakları ve belgeleri hazırlamam zaman alsa da en geç Cumartesi günü yazımın çatısı ortaya çıkar. Bilgileri, cümleleri gözden geçirmek ve yazım kurallarına uygunluğunu denetlemek hayli zamanımı alır. Cümleler arasındaki fikri uyum, kelimelerin yaşayan Türkçeye uygunluğu ise ayrı bir değerlendirmeyi gerektirir. Son gözden geçirmelerle birlikte yazım Pazar günü saat 12 de tamamlanmış ve yayıma hazır hale gelmiş olur.
Görüldüğü üzere bu köşede yayımlanan yazılarım üç günlük bir emeğin ürünüdür. Bu haftaki yazım da yukarda anlattığım safhalardan geçerek yayıma tam hazır hale gelmiş, son cümleyle birlikte noktayı koymuştum. Okuyucularımla “GEMİLERİ YAKTILAR MI?” başlığı altında AKP ile MHP arasında son dönemde meydana gelen siyasi düelloyu paylaşmış, sonrasındaki ülkemizin sürüklendiği siyasi kargaşayı anlatmıştım. Son aylardaki bu kargaşanın sebepleri ve sonuçlarını ele almış, konuyu objektif bir değerlendirme ile ortaya koymuştum. En azından ben öyle kabul ediyorum. Elbette yazımı okuduktan sonra farklı değerlendirmelerde bulunan okuyucularımda olabilirdi. Ben zaten farklı değerlendirmelere açık biri olduğum için bu tür değerlendirmelerden katiyen rahatsız olmuyorum. Benim doğrularım bir başkasının yanlışı olabilir. Günümüz şartları içinde bunun yadırganmaması gerektiğine inanıyorum.
Pazar günü saat 12.30 da yazımın son cümlesiyle birlikte bir durumla karşılaştım. Ne olduğunu bilmiyorum. Birden ekrandaki yazılar silindi ve bilgisayar ekranım tertemiz karşıma çıktı. Ne olduğuna hala akıl erdiremediğim bir şekilde yazılarım silindi. Yazarken en az üç-beş kere kaydettiğim bu yazım kaydedemediğim son kısmıyla birlikte tamamen ekrandan kayboldu. Bilgisayarla ilgili teknik bilgilerine inandığım birkaç kişi ile telefonla temas kurmama rağmen yazıya bir türlü ulaşamadım. Aynı yazıyı bir kez daha yazmayı da göze alamadım. Tekrar yazmaya çalışsam dahi aynı mükemmelliğe ulaşacağımı da zannetmiyorum. Bunu şimdiye kadar birkaç kez denememden biliyorum. Sonunda lahavle çekip işin hayırlısı buymuş diyerek yeni bir denemeden vazgeçtim.
Ancak olanı da okuyucularıma anlatmak zorunluluğu hissettim. Neye böyle bir yazı yazdığımı merak etmesinler diye olanı onlarla paylaşmak durumunda kaldım. Konulu yazılarımla sonraki haftalarda buluşmak üzere hepsinden özür diler, beni anlayışla karşılamalarını dilerim. Daha iyi günlerde buluşmak üzere saygılarımı sunarım.

Bu yazı toplam 705 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim