• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -3 °C

Yeni bayramlara, yeni umutlarla

Mustafa Namdar

             26.01.2005

Çocuklar için birçok yeniliklerin sahip olunduğu günlerdi, eski bayramlar. Küçükler için anneleri tarafından dikilen giysilere, ilk, orta, lise öğrencileri için ısmarlama elbiselerle ayakkabılara, bayramlarda sahip olunurdu. Derme çatma sinemalarda altı yaş altındaki çocukların giremez yasağı, öğrencilerin Cumartesi dışında gidemez kuralının hakim olduğu dönemlerde, çeşitli eğlencelerin sunulduğu günler olarak belleklerdeki yerini korumuştur eski bayramlar. O dönemlerin ekonomik koşullarında en zengin ailelerin evinde bulunan radyo ve taş plakların seslendirildiği kurmalı gramafonlar, en lüks teknoloji ürünleriydi.

Günümüz çocuklarının kullanımına sunulan teknoloji harikası oyuncakların yerini, o dönemlerin bayram yerlerinde kurulan atlı karıncalar, meddahlar ve ip cambazları alıyordu. Komşuda olup biteni görme şansının olmadığı yerlerde yapılan her eylemin, en güzelinin yapıldığına inanırdık. Yine o günlerin en moda sporu olan güreşleri anlatan spikerlerin anlattıklarıyla bilgilenir, hep hakkımızın yendiğine inanırdık. Ne zaman ki görüntülü iletişim araçları evlerimize girdi, o zaman anlayabildik haklarımızın yenilip yenilmediğini. O zaman anladık, dünya çocuklarının bize göre avantajlarını, oyunlarını, farklılıklarını. Yıllarca "nerede o eski bayramlar" diye kıyısından kenarından çekiştire çekiştire ballı kaymaklı anlatmaya çalıştık, o eski günleri...

Nerede o eski bayramlar diye anlattıklarımız, fakirlikten yapamadıklarımız olmalı. Komşumuzun daha güzelini yapıp da bizim göremediğimiz, kendi olanaklarımızla kıyaslamasını yapamadığımız, eğlendiğimizi sandığımız davranışlarımız olmalı.

Şimdi geçmişte hayal bile yapamadığımız bayram eğlencelerini yılın her gününde, her anında yaşama şansı var. Tüm olanaklara karşın insanlar, yine de mutlu değiller. Eskinin imkansızlıkları içinde daha iyi yaşamasak da, bir şükür vardı. Azıyla mutlu olmanın bir kanaatı vardı. Günümüz koşullarında nerede o eski bayramlar dedirtecek fevkalede ayrıcalıklar yok. Günümüzün en fakirinin çocuğu bayramlığı ile birlikte yatmıyor. Onlar da zengin çocukları gibi marka ayakkabı, konfeksiyon elbise giyiyor. Hem de yalnız bayramlarda değil, her zaman, her an.

İşte bir bayramı daha geride bıraktık. Günümüz çocuğu bilgisayarın başında dünya ile iletişim kuruyor. O, ne sokaklarda çember döndürmeyi, ne uçurtma uçurmayı, ne saklambaç oynamayı düşünüyor, ne de özlemini dile getiriyor. Onun yaşamı sanal alemde renkleniyor. O, kurgu filmleri ile özdeşleşiyor. Eski bayramlar onun umrunda değil. O, kendisini nasıl bir geleceğin beklediğini merak ediyor. Kendi yaşıtlarıyla olan haklarının hangi çizgide olduğunun hesabını yapıyor. Belki de günümüz gençliği, gelecek bayramların nasıl olması gerektiği ile ilgileniyor. Onlar için dert, gelecekte bir işlerinin olup olmayacağı. Onlar, yeni bayramlara yeni iş umutlarıyla merhaba demek istiyorlar.

Bu yazı toplam 249 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim