• BIST 99.547
  • Altın 237,545
  • Dolar 6,1013
  • Euro 7,1788
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C

YENİ BİYOLOJİK FARKINDALIKLAR

Suat Tosun

Zamanla  bilim, atom altı parçacıkları (kuark,elektron,foton,nötron) inceledikçe  yeni bir bakış açısına yönelmiştir.Kuantum fiziği yeterli donanıma ulaştığında , artık klasik  fizik geri plana itilmiş,dolayısıyla  bunun üzerine inşa edilmiş olan bilimsel anlayış geçersiz hale gelmiştir .

Evrende her geçen gün  cevaplar değişiyor, bu anlamda  bildiğimiz  evren  ve onun yasaları da, kuramları da değişiyor.İnsanoğlu olarak  bizler,derinlerdeki Kuantum fiziği ile bugüne  kadar  öğrendiğimiz   bir çok şeyi altüst  edecek şekilde yeniden keşfediyoruz.

Kuantum farkındalığı denen tanımla (http://www.kuantumdusunce.com2004);  görerek,duyarak,hissederek,dokunarak,tadarak,ve koklayarak  deneyimlediğimiz  yaşamın ötesindeki, inanılmaz ayak değmemiş kumsalların farkına vararak,geçmişin verdiği  alışkanlıklar ve sınırlamalardan kurtularak geleceği şekillendirecek  farkındalık  anlaşılmaktadır.

Amerikalı  Tıp Prof.  Dr. Bruce Lipton, “İnancın Biyolojisi” olarak   dilimize çevrilerek,  ilk  baskısı 2005 yılında  yayınlanan kitabında ;”Yeni Biyoloji “yi işlemiştir  (Selvi,Erşan.2016).Bu  biyoloji de ;” gerçekten  bilinçli bir zihnin, genetikten de,çevreden de  daha  üstün  olduğunu fark edeceğiz “ demektedir.

Bitkilerinde  bilinçli ve akıllı  varlıklar olduğu sonucunu  veren  pek çok bilimsel  çalışma bulunmaktadır.  Örneğin;

-Stephano Mancuso (2012); “ Bitki Aklı ”üzerine ortak yazılan kitabında; bitkilerde şimdiye  kadar saptanabilmiş 15-20 arasında değişmekte olan farklı duyu şekilleri, bizim 5 duyumuzu kabaca karşılamakla kalmayıp ,nem ölçme, yer çekimi ölçme, elektromanyetik alan ölçmesi gibi duyuları da içermektedir. Mancuso ve Arkadaşları;” bitkiler foto-reseptörler aracılığı ile bizleri kesinlikle görebilmektedirler. bitkilerin kök uçlarının hayvanların beyinlerindeki sinyaller  gibi sinyaller ürettiğini saptamışlardır.Yani tek bir beyin yerine milyonlarca küçük parçalardan  oluşan bir ağa sahiptirler.”diye açıklamalar getıimişlerdir.

-Bir önemli bulgu da ; bitkiler foto-reseptörler vasıtasıyle bizleri kesinlikle görebilmektedirler.Tam olarak bizler gibi resimsel olarak göremeseler de kendilerine yansıyan farklı dalga boylarındaki ışıkları algılayarak birbirinden ayırt  edebiliyorlar. Onlar  renkleri  bizim sadece hayal edebileceğimiz  mor  ötesi ve kızıl ötesi olarak görüyorlar.

-Bitkilerin tatma ve koklama duyularımız yerine,havadaki  ya da kendi üzerlerindeki kimyasalları algıladıkları ve onlara tepki verdikleri görülmüştür.

-Dokunma duyusu yerine; bir dalın veya kökün katı bir objeyle karşılaştığında, bunu anladığını bildirmişlerdir..

-İşitme duyusu yerine; savunma kimyasalları ürettikleri tesbit edilmiştir.

-Bitkilerin kompleks iletişim yeteneği olarak en çok bilineni, uçucu  kimyasallarla yapılan  hava yollu iletişimdir. Bunun dışında  çarpıcı olan  iletişim ise; toprak altındaki mikorizal ağlar(Bazı bitkilerin kökleriyle ortak yaşam ,simbios ilişkisi geliştirmiş faydalı mantarlara verilen isim) vasıtası ile elektriksel yada biyokimyasal sinyallerle direkt kökler aracılığıyla yapmaktadırlar.

Son yıllarda Simard ve Arkadaşları (2015); göknar ağaçlarına  radyoaktif  karbon izotopları enjekte etmişler ve daha sonra bu karbonların bitki topluluğundaki yayılımını içlerinde radyoaktivite ölçen cihazlarda bulunan bir araçla ölçmüşler.Günden güne radyoaktif  karbonlar, ağaçtan ağaca geçmiştir. Her bir ağacın ortalama 30 m2’lik bir çevresi varmış. Yaşlı göknar ağaçları henüz ışık alamayan kendi gençliklerini ve diğer gölgede kalmış genç fidanları,onlar ışık alabilecek yeterli boya gelinceye kadar yıllarca besleyebiliyorlarmış.Yine  daimi yeşil  göknar ağaçları ile kışın yaprağını döken huş ağaçları arasında, karışık orman da besin takasları yapıldığı da saptanmıştır.

-Marcuso’nun bitkilerin zekası, aklı  ve öğrenme yetisi üzerine sonuçlanan  araştırmaları varsa da  bunlar çok  yeni  olup, henüz üzerinde yaygın olarak kabul görmemiş çalışmalardır.

-Rusya Bilimler Akademisi’nin Araştırma Enstitüsü uzmanlarından Valerian Kirlian ve  Eşi ; canlı organizmaların etrafında yüksek hızlı bir ışıklanma ile fotoğraflarda  görüntülenen enerji hadisesini resmi yollardan patentini almışlar ve bu buluşa , “Kirlian Şualanması” adını vermişlerdir (A.Maranki.2006).

-Bitkiler  de,hayvanlarda ” bayılma etkisi” yapan “eter” gibi uyuşturucularla  baygın hale gelebiliyorlar.Etilen hormonunun yine bitkilerin yaralanma ve meyvaların olgunlaşmasında görev aldığı bilinmektedir.

Doğadaki her şeyin bir ruhu olduğu, Şamani ve Pagan inaçlarıyla eski çağlardan gelen bir kültür olmasına rağmen,genel olarak şimdilerde toplumumuz da kitlesel olarak bulunan  “ağaçtır, kessen acımaz “  algısını  yıkan bu araştırma sonuçları ise, bizlerde  artık çok şeyleri düşündürüyor..!

 

Bu yazı toplam 1456 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim