• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 18 °C

Yerel seçimler ve Bolu

Mustafa Öz

Zaman su gibi akıp geçiyor. Eğer zamana yenik düşmeden hayatınızı tanzim edebiliyorsanız ne mutlu size. Yerel seçimlerin üzerinden 5 yıl geçti. 29 Mart 2009’da yeniden sandık başına gidip, yerel yöneticilerimizi (belediye başkanı, belediye meclisi üyeleri, il genel meclisi ve muhtar seçeceğiz) seçeceğiz.

Yerel seçimlerin önemi çok büyük. Hizmet doğrudan bizi ilgilendiriyor. Yerel yöneticilerle 365 gün beraberiz. Bu nedenle seçimde çok titiz olmalıyız. Herşeyi düşünmeli, hesaplamalı seçimimizi ona göre yapmalıyız. Bizim için aday mı önemli, parti mi önemli iyi değerlendirmeliyiz.

Programlarına, yapılabilirliğine, kadrosuna, geçmişine bakıp karar vermeliyiz. Aday adaylığından kesin adaylığa geçen belediye başkan namzetleri belli olmaya başladı.

İlk belirlenmiş aday CHP'nin adayı Tanju Özcan. Tanju Bey avukat. Kendisini epeydir tanıyorum. Genç ve enerjisi olan kendi çapında araştıran, gördüğü doğruları ve eğrileri gündeme taşıyabilen bir kişiliğe sahip. Politikayı ve hizmet etmeyi seviyor. Güler yüzlü ve sempatik. Yarışta ben de varım diyor. Henüz programı belli değil, adaylığı hayırlı olsun.

MHP adayı ikinci belli olan aday Mustafa Ramazan. Yıllardır bürokraside çalışmış belediye hizmetleri açısından yakın bir görevde bulunmuş, Bayındırlık Müdürlüğü yapmış, Bolu'ya hizmet etmek isteyen bir aday. Onun da henüz programı ve ekibi belli değil.

Üçüncü belli olan aday, şu anki Belediye Başkanı olan AK Parti adayı Alaaddin Yılmaz. AK Parti’den her biri kendi çapında değerli olan, İl Başkanı Mehmet Emin Güz, Ali Ercoşkun da aday adayı olunca, Bolu kamuoyunda ve AK Parti içinde acaba o mu, bu mu olacak değerlendirmeleri yapılıyor. Hatta Alaaddin Yılmaz'ın gözden çıkarıldığı bile söyleniyordu. Bence ahde vefa açısından bakıldığında Alaaddin Yılmaz yeniden aday olarak açıklanması doğru olmuştur. Alaaddin Bey’in de henüz yeni programı ve ekibi belli değildir. Ancak beş yıllık bir deneyimi ve halk üzerinde bıraktığı bir kanaat vardır. Bu yönü diğer adaylardan farkını oluşturuyor. Onun açısından hem iyi, hem de kötü sayılabilir. Ben beş yıllık çalışmasını ve kişiliği ile ilgili olumlu-olumsuz yönlerini şimdilik değerlendirmiyorum. Daha sonra değerlendireceğim.

Adaylığı kesinleşen, adaylığını kesinleştirecek olanların hepsine Bolu'ya yakışır bir seçim çalışması yapmalarını tavsiye ediyorum ve başarılar diliyorum.

İSRAİL FİLİSTİN’DE DEVLET TERÖRÜ UYGULUYOR, DÜNYA SEYREDİYOR!

Dünya yeni bir yıla hazırlanıyor. İnsanlığın geçirdiği bunca yıllar arasında bazı yıllar var ki, tarihin sayfalarına ibret olarak yazılıyor. Kan, gözyaşı sel gibi akıyor. Mazlum eziliyor kimse sesini çıkarmıyor. Bizim BESLEME aydınların sahte vicdanları, sahte ibret levhalarına karşı harekete geçiyor ve Ermeni’lerden özür dileyelim diyor ama esas katliam yapan Yahudi’ye, Sırp’a, Amerikalı’ya, Ermeni’ye, sen de özür dile, yaptığın insanlık ayıbı, diyemiyor. Oysa bu millet kendisine haksızlık yapılsa bile mazlumun yanında olmuştur, olmalıdır da.

Evet, Yahudiler Tevrat’la kendilerine vaadedilmiş topraklar olduğunu iddia ettikleri bugünkü FİLİSTİN’DE toplanarak, bir DEVLET kurdular. Ne pahasına. Kan, gözyaşı, ölüm, işkence pahasına. Yıllardır masum insanlar tavuk öldürür gibi öldürülüyor. Tecrit ediliyor. Dünya bu barbarlığa gözünü kapatıyor. Birleşmiş Milletler de, ortak bir karar dahi alamıyor, alınamıyor. Filistinliler bu vahşete rağmen çok ciddi bir mücadele verdiler, hala da veriyorlar. Ancak; ikbal ve egoizm nedeniyle parçalandılar. EL FETİH ve HAMAS kendi içinde parçalanan bir mücadelenin dışarıya karşı başarılı olması çok zordur. Bu karışıklıktan doğru karar çıkmaz. Nitekim de çıkmıyor. Önce kendi içlerinde birlik olmalılar. Terörü ister örgüt, isterse birey yapsın, isterse devlet yapsın. TERÖR insanlık dışı bir yöntemdir. Hitlerin Yahudilere karşı yaptığı FAŞİZM nasıl insanlık dışı ise; Yahudi’nin Filistin'e yaptığı kabul edilemez. İnsanlık dışı bir terördür. Filistin’deki örgütlerin Yahudi’ye karşı yaptığı terör de insanlık dışıdır.

Her gün çoluk çocuk ölüyor, dünyanın gözü önünde. Akla gelmedik işkence yapılıyor. Kimsede tık yok. Türkiye'yi karalamaya yönelik rapor, karşı çıkış olduğunda hem içerideki, hem dışarıdaki AYDIN, DEMOKRAT, LİBOŞ varsa zehir kusuyor. Şimdi neden susuyorsunuz.

İsrail 60 yıldır vuruyor, kırıyor. İşkence ve zulüm yapıyor. Öte yandan da dünya kapitalizminin desteği ve petrol dolarlarını Amerika, Avrupa bankalarına yatıran Arap kardeşlerimiz sayesinde gelişmeye devam ediyor.

Araplar Osmanlı’yı İngiliz, Amerikan oyunlarıyla vurdu. Filistin de domuz bağı işkencesiyle binlerce Türk askerini öldürdü. Ama biz bu insanlık ayıbına sessiz kalamayız. Bu masum insanların vahşice katledilmesine seyirci kalamayız.

Kendi yaptığını TERÖR saymayan, teröristini görmeyenler, bu dramı, kanı, gözyaşını da görmez. Amerika ve çağdaş medeniyetin beşiği olduğunu iddia eden Avrupa, bu çifte standardı kaldırıp; İSRAİL’İN DEVLET TERÖRÜNE DUR DEMELİDİR. Bunu hepimiz yapmalıyız.Sesimizi mazlumdan yana yükseltmeliyiz.

02.01.2009

Bu yazı toplam 822 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim