• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -2 °C

Yerin altı üstü kavgası devam ediyor-4

Mustafa Namdar

            22.11.2004

İnşaat sektöründe parası olanın, belgesi bilgisi olmadan çalıştığının kavgası yıllardır sürer. Açılacak bir küçük işyeri için ustalık belgesi istenirken, inşaat sektöründe usta çırak ilişkileri içinde beton dökülür, sıva yapılır, duvar örülür, demir döşenir, kalıp yapılır.

Deprem sonrası yaşanan acı olaylar, bu sektörde ciddi önlemlerin alınmasını gündeme getirdi. Yapılan tartışmalar sonucu yapı denetim kurulları oluşturuldu. En azından inşaatın her aşaması mühendis kontrolünde yapılacak, işin bir sorumlusu olacaktı. Peki tartışmalar bitti mi???

Diyelim ki inşaatın işçiliği teknik anlamda bitti. Bu sefer de bölge bazında zemin etüdleri yapıldı, parsel bazında zemin etüd raporu istemenin anlamı ne? İtirazları gündeme geldi. Uzmanlar, onu da şöyle açıklıyorlardı: "Bolu merkez yer zemini birbirine yakın olan bölgelerde bile çok farklı değerler veriyor, onun için parsel bazında zemin etüdleri yapılmalı." Bütün bunlar detayıyla anlatılıp bilgilendirme yapılmış olmasına karşın o dönemde işlemlere karşı çıkanlar, şimdi de güçlendirmelerin sağlıklı olmadığı kaygılarını dile getiriyorlar. Bir garip dünyadayız. Neyin ne olduğunu anlamak mümkün değil.

Gene diyeli ki, bilimin öngördüğü teknik işlemler harfiyen yerine getirildi, herşey bitmiş mi oluyor? Bu soruya evet demek olası değil. Çünkü inşaatta kullanılan malzemenin özellikleri, bu sefer de sizi rahatsız ediyor. İnşaat için gerekli olan ana malzemeler Demir, Çimento, Kumdur. Piyasada bulunan demir, yalnız Türkiye'de üretilen değil yurt dışından da gelir. Bunların ne kadarı ham malzemeden, ne kadarı hurda malzemeden imal edilmiş olduğunu gösteren bir işaret, belge var mıdır? Özellikleri bakımından ne kadarı sert, ne kadarı yumuşaktır belli mi? Hangisinde karbon miktarı fazla daha kırılgandır, esnemeye tahammül edecek yumuşaklık yoktur bilen var mı? Demir böyle iken, kum çakılda durum farklı mı? Suların asitlerle iç içe olduğu bölgelerden alınan kumlardaki kimyasal reaksiyon oluşturacak özelliklere göre, bilimin ışığında işaret edilen kum ocakları belirlenmiş midir? Deniz kumunun bile inşaatlarda kullanıldığı bir ortamda, kum ocaklarının çevresel özellikleri, hiç kimsenin aklına gelmemekte. İnşaat sektöründe TS damgasını taşımış olsa da saydığımız sorunların tamamen kontrol altında olduğunu söyleyebilmek rahatlığını taşıma durumumuz olmuyor. Kalıp ustasının kiriş ve kolonların birleşme yerlerinde yaptıkları kesme işlemlerinde çıkan talaşların temizlenmeden beton atıldığını çok gördük. Ağaç talaşıyla betonun kaynaşmadığını bile bile, kaç kişi buralarda temizlik yapılmasını dikkate almıştır? Kaç kişi buralardaki demir bağlantılarına, kaç kişi, demir döşemesinde pas payına dikkat ederek işlem yapmıştır? Bu soruların yanıtı insanları tatmin edecek şekilde dün verilmedi, bugünde vermek kolay değil.

Tüm bunlara rağmen Bolu'da inşaat mühendisliği depremde sınıfını geçmiştir. Deprem sonu yapılan güçlendirmelerde neyin ne kadar doğru olduğunu zaman gösterecektir. Bolu mühendisleri dünyada bir uygulaması olmayan bu konuda "olsa olsa metoduna" göre değil, konunun uzmanlarını getirterek seminerlerle bilgilenmişlerdir. Sorunlar tek taraflı değil birlikte ele alınırsa çözüm kolaylaşacaktır.

Şimdi top mimar mühendislerde. Toplanın da aydınlatın toplumu.

Bu yazı toplam 267 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim