• BIST 96.400
  • Altın 144,414
  • Dolar 3,5647
  • Euro 4,0036
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

YERLEŞİK DÜZEN KURALLARI

Mustafa Namdar

İnsan yaşamında başarıya götüren, huzuru sağlayan, güven telkin eden kurallar vardır. Bu kuralları ailenizden, okulunuzdan, çevrenizden, çalıştığınız iş yerinizden öğrenirsiniz, öğretirler. Öğretilerin merkezinde insan ilişkilerinde doğruluk, ahlak, saygı, yardımlaşma başkalarına zarar vermemek, rahatsız etmemek vardır. Bütün bu kazanımları ya yaşanılan, toplum içinde uygulanan muaşeret kurallarından, ya toplumdaki saygın bilge kişilerden ya da nizamı sağlamak için getirilen yasal koşullara uyulması zorunluluğundan öğreniriz, öğretirler. Toplumda aile ve mahalle baskılarının bu davranışların kazanımında önemi büyüktür.

Göçebe düzeninden yerleşik düzene geçişte çekilen sıkıntıların başında , “Ben” duygusunun yerine “Biz” diyememek gelmektedir. Bir apartmana bir mahalle, bir siteye birkaç köy hanesini topladığımızda her bir bireyin aileden ve geldiği yöreden aldıkları farklı davranış özelliklerini, ortak bir noktada buluşturmaya çalışılır. Apartman, site yönetimleri tarafından konmuş olan kurallar anlatılır. Olmadı, bu konudaki yasaların uygulanması için harekete geçilir. Yerleşik düzende kavgaya meydan vermeyen en güzel uygulama budur. Ben yapıyorum oluyor'un geçerliliği söz konusu değildir. Kimin için? Sağlıklı düşünen olgun, medeni insanlar için… Bunun için de toplumda “Ev alma komşu al” sözü yaygın olarak söylenmektedir.

Yasalar toplum düzenini sağlamak için konur. Yasalarla getirilen ceza ve ödülün temelinde, insanların birbiriyle barışık olmasını sağlamak vardır. Kurallara uymayanlar cezalandırılır. Cezaları makam mevki sahibine, hatırlıya, garibe, zengine fakire, köylüye kentliye farklı uyguladığınızda, uyulması gereken kurallara insanların riayet etmesini sağlayamazsınız. Avrupalının bizden farkı, yerleşik düzene belki de bizden önce geçmiş olmalarındadır. Oralarda görünen, yasayı hazırlayanlarla yasaya uyması gerekenler onu bir taraflarından delmeye çalışmıyorlar.

Ne yazık ki bizler belki de kent kültürünü tam anlamıyla içimize sindirememiş olmalıyız ki, yasaklanan davranışların önüne yasal yollarla geçemediğimiz için, insanların hareket alanlarını kısıtlıyor, hız kesmek için önlerine geçemeyecekleri bariyerler koyuyoruz…

Geçenlerde bir ambulans belki de, bir can kurtarabilmenin heyecanıyla hastasını yetiştirebilmek için acı acı sirenle ilerlemek istiyordu ama, öndeki araçlar tesbih tanesi gibi sıralı yol bir türlü açılamıyordu. Umarım yangın gibi ölümcül bir kaza gibi olaylara tanık olmayız.

24.08.2011


Bu yazı toplam 822 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim