• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 7 °C

YETER BE!...

Hasan Dinç

 

Bu yazının başlığı “ARTIK YETER” şeklinde olacaktı. Ancak bu hali bile onlar için düşünüldüğünde nezaket ifade edeceği ve bu nezakete layık olmadıkları için “YETER BE!...” şekli tercih edildi. Güzel dilimizin ince ve nezaket ifade eden halini muhataplarının daha kabasını hak etmiş olmalarına rağmen bu düzeyde bir başlık atmamdan dolayı bütün okuyucularımdan özür dilerim.

Bilindiği gibi Bolu Milli Eğitim müdürü Yusuf Cengiz okul müdürleriyle yaptığı bir toplantıda “Bundan böyle okullarda Onuncu Yıl Marşı söylenilmesini yasakladığını ve kendisinin bulunduğu hiçbir yerde bu marşın söylenilmemesini” istedi. Ayrıca gazetecilerin bu konuyla ilgili sorularına ise “Onuncu yıl mı kaldı? Biz Yüzüncü yıl marşı hazırlıyoruz” şeklinde cevap verdiğini yerel Bolu medyasından öğrenmiş bulunuyoruz.

Milli Eğitim Müdürünün Onuncu yıl Marşına karşı bu olumsuz tavrı yerelde ilimizde ve genelde bütün ülkemizde büyük bir reaksiyonla karşılaştı. Genel basının ve televizyon kanallarının olaya gösterdiği ilgi ve ilimizde başta CHP ve Atatürkçü Düşünce Derneği olmak yazılı ve sözlü tepkilerin yanında CHP il teşkilatının öncülüğünde yapılan protesto yürüyüşü konunun kamuoyuna intikalini eksiksiz ulaştırmıştır. Bolu Milletvekili Sayın Tanju Özcan’ın öncülük ettiği Milli Eğitim Müdürlüğüne konulmak üzere hazırlanan siyah çelenk polisin sert müdahalesi ile karşılaşmış, gazlı ve coplu müdahale polise karşı halkımızda infial uyandırmıştır.

Haber Bolu kamuoyunda duyulduğunda yazımın başlığına uygun olarak hazırladığım ve baştan aşağı infial ifade eden yazımı tekrar gözden geçirmek mecburiyetinde kaldım. Hemen, hemen bütünüyle tadilat yapmak zorunda kaldım. İlkyazımdan hiçbir eser kalmadı. İlk satırından son noktasına kadar Milli Eğitim müdürüne kızgınlığımı ve sözlerine infialimi ifade eden ilkyazımı değiştirerek eski bir milli eğitim müdürü olarak nasihat ve tavsiyelerimi iletmeyi uygun mütalaa ettim.

Sayın Milli Eğitim müdürü!  Sana meslektaşım diye daha sıcak bir ifade kullanmamı herhalde hak etmediğinizi sizde biliyorsunuzdur. Onuncu Yıl Marşını yasakladığını iddia edecek derecede yerini ve makamını yadırgayan birine benim böyle yaklaşmam mümkün değildir. Bir kere yerinizi ve makamınızı yadırgadığınızdan şüphem yok. Daha yerinizin yetki ve sorumluluğunu müdrik değilsiniz. Sizin oturduğunuz yer bu türlü yasaklar getirmenize yetkin değildir. Siz bir müdür olarak meri yasa ve yönetmelikler doğrultusunda ancak gözetim ve düzenleme yapmak ve uygulamaları izlemekle yetkilendirilmiş birisiniz. Eğitim ve öğretim hayatına yenilik ve yasaklar ya da uygulamadan kaldırma yetkisi sizi ve makamınızı çok aşan hususlardır. O nedenle ben şunu istiyorum,  şunu yapın, şunları yasaklıyorum, bundan böyle yapmayın deme yetkisi sizin görev alanınızın dışında kalmaktadır. Üstelik siz Milli Eğitim alanında sayın valimizin bir müşaviri olduğunuzu da unutmuş görünüyorsunuz. Bu yasak bütün sorumluluklarını üzerine almak üzere valiye ait olup size yazılı bir emirle duyurduktan sonra yürürlüğe konabilir. Bu yasağa bile gerekçeleriyle itiraz hakkınızın ve yasalara uygun olmayan emirlerin yerine getirmeyeceğinizi ilgili makama duyurma hakkınızın bulunduğunu bilmeniz gerekir. Kaldı ki böyle bir yasaktan Sayın Valimizin haberi olduğu kanaatinde de değilim.

Gazetecilere verdiğiniz “Onuncu Yıl Marşı mı kaldı? Biz Yüzüncü Yıl Marşı hazırlıyoruz” cevabı ise tarihi temelden yoksun, daha da kınanması gereken ve makamınıza uygun düşmeyen bir sözdür.  Balıkesir gibi milli mücadelenin ilk kıvılcımlarının çakıldığı bir toprakta doğmanıza ve Cumhuriyet okullarında okuduğunuza göre bu düşüncelerin topraktan ve okuldan kaynaklanmadığı kuşkusuzdur. Daha sonraki çıkarlarınız doğrultusunda siyasi mahfillere hoş görünerek makam kapma yarışından kaynaklandığına inandığım bu inancınız size bir makam kazandırabilir ama hem kendinizi hem de ailenizi milletimiz nezdinde mahkûm edecektir. O zaman size ilk tekmeyi atan da bu gün sığınmaya çalıştığınız siyasi mahfillerin olacağını unutmayınız. Gözünü makam hırsı bürümüş kişilerin hiçbir hakikati gerektiği kadar göremediği ilmi bir gerçektir. Gaflet içinde olanların olayları doğru değerlendirmesini de biz bekleyemeyiz. Millet hayatımızda çok önemli bir olayın onuncu yılı olmadan yüzüncü yılı olabilir mi? Siz hangi olayın Yüzüncü Yıl Marşı’nın hazırlığı içindesiniz. Yoksa… (Hadi aklıma geleni yazmayayım) Bu konuyu toplumla bir paylaşır mısınız?

Onuncu Yıl Marşı Türk Milleti için tarihinde çok önemli, belki de en önemli bir olayın bestelenmiş sözlü bir iftihar abidesidir. Düşün ki bu marşı yasaklama isteğiniz bile kamuoyunda ne kadar bir infial yaratmış ve direnme ile karşılanmıştır. Bunun için halkımız cop ve gaz yemeyi göze almışsa bil ki senin o yersiz emirlerini ayakaltına almayı çoktan göze almıştır. Korkarım bu infial daha da büyük boyutlarda oluşmaz. Şimdilik Türkiye Cumhuriyetine yan bakan bu süfli tavrınızdan dolayı şahsınıza yönelmiş tepki devletin güvenlik güçleriyle savuşturulmuştur. Bu güvencenin kalktığı bir ortamda akıbetinizin ne olacağını hiç düşündünüz mü?

Sığındığınız siyasi anlayışın uzun zamandır Türklüğe, Cumhuriyete, Yüz yıllık yerleşmiş milli değerlerimize ve bütünüyle ATATÜRK’E gösterdiği olumsuz tavır size bu yönde bir cesaret vermiş olabilir. “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözünün ilkellik kabul edilerek bazı yerlerden kaldırılması, Türkiye Cumhuriyeti’nin kısaltılmışı olan T.C.’nin bazı kamu kuruluşlardan çıkarılması, Okullarda öğrencilerimize okutulan “Milli Ant’ın” uygulamadan kaldırılması,  Bayrak şiirinin ders kitaplarından çıkarılması ve Anayasamızdan “Türk Milleti” adının kaldırılarak “TÜRKİYELİ” gibi coğrafi anlam ifade eden bir ibareye dönüştürülmesine, sizin de Onuncu Yıl Marşını yasaklama girişiminiz Türk devletine, Türklüğe ve Atatürk’e karşı savaşta yerinizi ve safınızı göstermeniz bakımından öneme haizdir. Geçmişte olduğu gibi milletimizin bu ortak değerlerine karşı mücadele cesareti göstermiş olanların hüsranını göz önüne getirmenizde fayda mülahaza ederim. Ali Kemal’i sığındığı İngiltere’nin ve bayrağını salladığı Damat Ferit’in koruyamadığı,boğazını halkın parmaklarından kurtaramadığını hiç unutmayınız.

Şimdilik söyleyeceğim bu kadardır.  Hak etmediğiniz halde saygılarımla(!)

Bu yazı toplam 1950 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim