• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 16 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 16 °C

Yetişmiş insan gücü

Mustafa Namdar

Kurumların öncelikli sorunlarından biri olmalı yetişmiş insan. Alanınıza ait olan işlemlerde bir bileniniz yoksa, işlerin yolunda gittiğini söyleme şansınız olmaz. Devleti meydana getiren kurumlarda görevlendirilenler, özel ihtisas alanların süzgecinden geçerek birimlerde görev alıyorlarsa, ben yaptım oldu politikasına kurban edilmemeli. Ediliyor mu? Bunun cevabı, kafamızı kaldırıp çevremize baktığımızda gördüğümüz fotoğrafta saklı olabilir...

Kurumları yönetmenin belli kuralları vardır. Kuralları yazılı ifade haline getirenler, kanun yapıcılardır. Onlar yazacakları her sözcükle en cahilinden en kültürlüsüne, en fakirinden en zenginine, dağdaki çobandan şehirdeki efendisine kadar renk, cins, dil, inanç gözetmeksizin hazırlarlar metinlerini. Amaç; toplumların yönetiminde adaletin sağlanması için duyguların değil, kuralların önceliğini sağlamaktır. Adına kara kaplı kitap dediğimiz eserin içinde, insanların mutluluğuna, huzuruna, güvenine ve geleceğine ait aydınlık düşünceler vardır...

Kara kaplı kitabın gereğini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmek öyle kolay değildir. Bunun için eğitim almak, bunun için bilgi birikimli becerili olmak gerek. Kurumları yönetmek karagöz oyununu yönetmek değildir. Hele de topluluklar tatmin olsun, gülsün, eğlensin diye ipin ucunu izleyenlere teslim etmek hiç değildir. Kurumun saygınlığı, başarısı kara kaplı kitaba uyumda gizlidir. Yetişmiş, yetiştirilmiş insan gücü bunun için çok önemlidir.

Zaman olur yetişmiş insan gücünden yararlanmak için kara kaplı kitabın ön gördüğü çok önemli yerlerde tam yetki ve sorumlulukla görevlendiren, sır bilgilere erişimini sağlayan düşünce, bir bakıyorsunuz bu bilgi birikimli deneyimli insanları oyundan alıp tribüne koyuveriyor...

Geçmişten gelen bir yöntem. İlk gündeme getirilişinde mutlaka kendine özgü incelikleri vardır. Kanun koyucu ne düşünmüştür bilemiyorum ama, şu illerin yönetiminden sorumlu valilerimizin merkeze alınması yerine, mevcut bilgi birikiminden istifade etmek adına başka alanlarda yararlanılması, yetişmiş insan gücünü harcamaktan çok daha önemli olmalı diye düşünüyorum. Memuriyet yaşamının yol haritası bu. Onca eğitimden sonra beyinsel donanımlı, taşı sıksa suyunu çıkaracak bir dinamizme sahip olarak ucu belli olup da göremediğiniz bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Aldığınız görevin kaptanısınız. Rotanız kara kaplı kitap.

Ne var ki yaşam her zaman kitapların yazdığı gibi gelişmiyor. Yol haritasına etki eden hayat dersi denilen olaylar da pusulada sapmaları meydana getirebiliyor. Bazen rotasında seyreden gemi ansızın patlayan bir denizde kabaran dalgalarla zor anlar yaşayabiliyor. Bazen kolunuz, kanadınız güçten düşüyor, dümene hakimiyet kaybolabiliyor. Bazen dalgaların kopardığı dümenin yerini esen rüzgar alıp, bilinmeze doğru sürükleyip alıp götürebiliyor. Güzel olan hava koşulları ne olursa olsun, tüm olumsuzluklardan yara almadan sığınacak bir limana demir atabilmek. Bu her zaman mümkün mü???

Her ne türü olursa olsun ayrılık zor. Hoşgeldiniz demek, güle güle demekten çok kolay, çok güzel. Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı’ndaki çalışmalar anılarımızda kalan güzellikler olarak kalacaktır. Hakkımız varsa helal olsun. Hakkınızı helal edin. Bundan sonraki yaşamınızda Serindağ ailesine sağlıklar, mutluluklar dilerim.

01.05.2008

Bu yazı toplam 407 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim