• BIST 107.041
  • Altın 143,619
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Bolu 22 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 24 °C

Yetişmiş insan gücü kaynağı Öğretmen Okullarımız

Mustafa Namdar

            25.03.2005

Batıdaki gelişmeler sonucu, Osmanlı’daki medreselerin, toplumun ihtiyaçlarına cevap vermediği görülmüş, bu durum batıda görülen yeni gelişmelerin öğretileceği, yeni okulları akla getirmiştir. O dönemde mevcut Yüksek Askeri Uzmanlık Okulları’nın öğrenci ihtiyacını karşılamak için Rüştiyeler, Rüştiyeler’in öğretmen ihtiyacını karşılamak için de "Darulmuallimini Rüşti" adıyla, 16 Mart 1848’de Öğretmen Okulları’nın açıldığı yazıyor, "Cumhuriyet Döneminde Eğitim" adlı eserde Prof.Dr. H. Ali Koçer.

Meşrutiyet döneminde ilk öğretmen okullarında yapılan bir reformla, erkek öğretmen okulları için dört yıl, kız öğretmen okulları için de beş yıllık bir öğretim süresi olan bu okulların Cumhuriyet dönemindeki sayıları, yirmidir.

Milli mücadelenin zor koşulları içinde, bir yandan düşmanla yapılan sıcak savaş, bir yandan da, eğitim problemlerinin düşünülmesi çerçevesinde köyü kalkındıracak, köye yeni düşünceler getirecek öğretmen yetiştirilmesi düşünülmüş. Bu bağlamda, askerliğini çavuş olarak yapanlardan, eğitmen olarak yararlanmak, sonra köyde kalabilen öğretmen modelini geliştirmek düşüncesiyle, köy çocuklarının devam edeceği, Köy Enstitüleri açmak işlemi gerçekleştirilmiş.

Milli Eğitim Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı’nın işbirliğinde, kültür ve ziraat dersleri verilerek eğitmenler, sonra öğretimin yanı sıra köy okul binasında çalışacak, hayvanlara bakacak, üretecek, okullara ait olan araziyi örnek olacak şekilde işleyecek, öğrencilerin sağlıkla ilgili sorunlarına önlem alabilecek, becerilerle donatılı Köy Enstitüleri; köylünün yetişmesi ve milli kültürünü yükseltmesi işlevini 1953 yılına kadar sürdürmede öncü olmuştur.

1939 yılından itibaren, öğretmen okulu mezun sayıları düşer. Bu düşüş, yedek subay öğretmenliği getirir. 1970’li yıllardan sonra, öğretmen yetiştirmede kalite ile birlikte sayı da artar. Öğretmen okulları, lise üstüne mesleki bilgiler veren kurumlar haline getirilir.

1974 yılından itibaren öğretmen okulları kapatılarak, yerini öğretmen liseleri ve yüksek öğretimde de Eğitim Fakülteleri, şeklinde üniversitelerimiz bünyesine alınır.

157. Kuruluş yılını kutladığımız Öğretmen Okulları; eğitim fakültelerini oluşturan fidan kuruluşlar olarak, tarihin sayfalarında yazılı olarak anılarda kalacaktır.

Gelişen ülkelerin en önemli konularının başında gelen toplumdaki eğitimin yaygınlaşmasıdır. Bunun için, ekonomik güç yanında, eğitimle şekillenmiş becerili insan gücüne ihtiyaç vardır. Bilgili becerili yetişmiş insan gücü olmadan, ne maddi, ne manevi kalkınma, ne de demokratik sistem içinde barışık yaşama, dayanışma, sevgi, saygı ve hoşgörü olamaz.

Yine de düşünüyorum, bugünkü öğretmen liseleri, eğitim fakülteleri, öğretmen okullarının işlevini ne kadar yerine getirebiliyorlar? Yine de düşünüyorum, tarihin sayfalarına ad olarak gördüğümüz öğretmen okullarının yokluğunda, kuruluşunun kutlanması ne derece doğru? Yine de düşünüyorum, ölmüş çocuğa yeni elbise dikme mantığının dayanağı nedir?

Öğretmen okulları, eğitim fakültesine dönüştü diyorsak, o zaman bu kutlama veya anmayı fakültelerimiz değerlendirsin.

Yine de düşünüyorum, liselimin seslendirdiği mısralardaki, "Bir pınar olmalı öğretmen/çatlayan dudakları ıslatan. Bir çınar olmalı öğretmen, dimdik ayakta duran. Öğretmenimi..."

Bu yazı toplam 282 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim