• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Yiyen yüz utanırmış

Mustafa Namdar

Fakir, kimsesiz, yaşlı insanların kaderlerine terk edilmiş hallerinden kurtulmaları amacıyla, Ramazan boyunca iftar sofraları kurulur. Kimileri tutamadığı orucun kefaretini yerine getirmek, kimileri ekonomik varlıklarının zekatını düşünerek, kimileri de zengin fakir ayrımının sakıncalarını kapatabilmek, dayanışmayı sağlamak düşüncesiyle Ramazan'da hayır musluklarını açar, bir taraftan yaptığı hayır işinin manevi mutluluğunu yaşar, bir taraftan da, yaşam umudunu yitirmiş olanların can simidi olur.

Yapılan iftar davetlerinde Allah'ın mükafatından başka hiç kimseden hiçbir beklenti olamaz, olmamalıdır da. İftar yemeklerinde kulun kuldan bir beklentisi olamaz! İftar yemeklerinin diyeti olamaz! İftar sofralarının konukları yardıma muhtaç insanlardır. Bu insanların bir araya getirilmesinde, belli bir sosyal yaranın hali vakti yerinde olanlar tarafından tedavi edilmesine yönelik yardımlaşmanın manevi huzuru yaşanır.

İmkanlar geliştikçe, ata erkil aile yapısından çekirdek aile yapısına dönüldükçe, evlerde verilen iftar davetleri şehir lokantalarına taşmaya başladı. Evlerde Ramazan ayına özgü yemeklerin yerini tek düze, hazmı kolay cinsten yemekler aldı.

Sağlık açısından belki de en güzeli. Yemekler sadeleşti, iftar sofralarının konukları da sınıf atladı. Artık; aynı düzey insanlar, bürokratlar, üst düzey yöneticiler, daire müdürleri, işletmeciler bir araya toplanarak zenginler sofrasını oluşturup al gülüm ver gülüm şekline dönüştü. Belki de iş yemekleri esprisiyle kurumlar arası dayanışma sağlanıyor. Ortak akıl görüşmelerine zemin hazırlayan kısa süreli buluşmalarla birliktelik sağlanıyor. Fakir fukara yardıma muhtaçlar mı? Onlar Belediyenin hayır çarşısında Allah devlete millete zeval vermesin diye içten dualarla bugünkü hallerine şükrediyorlar.

“Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı olur” söyleminde olduğu gibi “yiyen yüz utanır” felsefesi de hükmünü icra ediyor olmalı. Olağanüstü olayların Ramazan ayına rastlaması sonucunda sanki iftar sofraları, belli beklentilerin oluşması için bir iki lokmanın hatırına, yüz kızartmamak adına beklentilerde şöyle bir hatırlatılıp, verilen yemeğin diyeti istenir gibi oluyor.

Zaman içinde herşey o kadar hızlı değişiyor ki. Dün ile bugün arasında çok büyük farklılıklar yaşanıyor. Alışacağız.

15.09.2010


Bu yazı toplam 630 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim