• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

Yoğun bir haftaydı-1

Mustafa Namdar

Günler su gibi akıp gidiyor. Akan her su beraberinde bir dizi olumsuzlukları da alıp götürüyor. Yaşamın yol haritası da böyle değil mi? Her geçen zaman dilimini değerlendiren insan aklı, geleceğe kendini hazırlarken geçmişi süzgeçten geçirip daha iyiyi, daha güzeli yakalamak için düşünce üretmek üzere bir araya gelerek güç oluşturuyor.

Kimi zaman ortak aklın gücünü geçmişte topluma model olan insanları anarak, davranışlardaki güzelliklerde kullanmak, kimi zaman toplumdaki yeri, işlevi, önemi dikkate alındığında, hak ettiği yerde iz bırakıp model olarak toplum bilincinin gelişmesinde örnek alan bireylerin felsefesi anlatılır gelecek kuşaklara.

İşte bunlardan biri; hayırların efsane ismi topluma model olan davranışlarıyla sevgisini yüreğimizde taşıdığımız İzzet Baba’nın 8.ölüm yıldönümünde emekli valilerimizin Sn. Gökhan Aydıner’in anılarında yaşattığı İzzet Baysal’ı anlatımı.

-Muş Valisiydim. 1985 yılında Bolu’ya atandım. Bolu’da başlanmış bir hastane inşaatı vardı. 1986’da acil servisi bitirildi.

Bir eser ortaya konmuş, anahtar teslim ediliyordu. Bina bitti, buyrun anahtarını dendiğinde şaşırdım...

-Bir tören yapalım diyorum. Bu tür işler için harcanacak zaman fuzuli olur diyerek itiraz ediliyor.

-Almanya’dan bir huzurevi projesi geliyor. Onun yerini incelemeyle ilgili isteği oldu. Kızılay’a ait bir arsa gösterdiler beğenmedim. Ahmet Baysal Bey Çakmaklar’da bir yer var, çok güzel olur dedi. Araştırdım, tomruk deposu olarak kullanılan 4 bölümdü. Uzunca süren bürokratik işlemlerden sonra Maliye’den tescilini yaptırdık. On gün içinde işlemleri tamamladık.

-Bu olaydan sonra Ahmet Bey anlattı. Bir gün amcamla gezerken, “Vali Bey bu işleri destekliyor. O buradayken hayır işlerine hız verelim” dedi. Biz de devam ettik. Tasarrufu seven hayırlara adanmış adamdı. O sağ elin verdiğini, sol elin duymasını istemeyen inançtaydı. Helal kazancı helal harcıyordu.

-Büyük işleri geride bırakacak küçük parçalara hiç önem vermiyordu.

Onda birşeyi sonuna kadar kullanma alışkanlığı vardı.

-Önemli meselelerden birisi de Anadolu Lisesi yapmaktı. Bir şehirde olması gereken okullardan biri diyordu. Yapılan her eserde işletmeciliği de düşünüyordu. Burada başarının olması için öğretmenlerin huzurlu olması gerekir diyerek, lojmanlarını da yapalım dedi.

-Termale gelen Vehbi Koç’u ziyarete gittiğimde, bana İzzet Baysal’ı neler yaptığını, nasıl yaptığını sordu. Vakfı sordu. Aynı şeyleri kadir hasta sormuştu. Bugün onların kurdukları üniversitelerin oluşumunda İzzet Baysal’ın düşüncesi vardır. Anladım ki başarılı adamlar birbirlerinin ne yaptığını takip ediyor, yararlanıyorlardı.

-En büyük özelliği az konuşur, konuşulanları çok dikkatli dinlerdi.

-Bugün iftihar edeceğimiz konuların başında, kurduğu üniversitesi gelir. Üniversite çalışması ayrı bir başlık. Üniversitemiz olmalı diye çok onurlandığı bir düşüncesi vardı.

Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı bu düşünceyle kuruldu. Kurucu üyeleri üst kademelerde görevli bürokratlardan kurulması, üniversite kuruluşunda bürokratik işlemlerin kolaylaştırılması amacı vardı. Yerle ilgili imar çalışmaları vs.gibi...

Turizmin her aşamasında aktif olmak gerekiyordu. Öğrenci şehri olmak, öğrenci turizmini oluşturur diyerek konuşmasını sonlandırdı. Sayın Valimize yürek dolusu sevgi ve teşekkürler.

17.03.2008

Bu yazı toplam 306 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim