eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.936
  • Altın 151,021
  • Dolar 3,6663
  • Euro 4,3295
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C

Yolcusuz geminin tayfaları gibiydi

Mustafa Namdar

Bir gemi ki güzellikleri göstermek için engin denizlere açılmakla görevli. Bir gemi ki, bilginin kaynağından yolcularına gezi, gözlem yapmalarını sağlamak için deryaları dolaşıyor. Bir gemi ki, ambarında sevgi, dostluk, paylaşmak için liman liman dolaşıyor ama, içinde yolcusu yok. Bir gemi ki, içinde ustalardan kurulu şahane bir orkestrası ama, ne çalanı ne söyleyeni, dinleyeni yok. Kendi söyleyip kendi dinliyor. Ne bir alkış, ne bir yaşa bravo sesi yok. Çalıp söyledikleri denizin hışırtılı dalgalarına karışıp, kaybolup gidiyor...

Yıllarca özlemini çektiğimiz okullar arası münazaraların başladığını duyuyorum. Yer 50.Yıl İzzet Baysal İlköğretim Okulu Çok Amaçlı Spor Salonu. Münazara çoktan başlamış. Sahnede Abant Lisesi ve İmam Hatip Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri. Her okulu temsilen üçer öğrenci. Abant Lisesi kızları “İyi bir gelecek için üniversite eğitimi şart değildir.” İmam Hatipli erkek öğrenciler de “İyi bir gelecek için üniversite eğitimi şarttır”ı savunuyorlar. Sanki kızlar-erkekler tartışıyor.

Öğrenciler tezlerini savunuyorlar. Heyecan dorukta. Daha önce Atatürk Anadolu Lisesi Seben Çok Programlı Lise ile, Bolu Anadolu Ticaret Meslek Lisesi-Bolu Fen Lisesi ile, İzzet Baysal EML- Mudurnu Taşkesti Çok Programı Lise ile, Mudurnu ÇPL-İzzet Baysal Anadolu Lisesi ile eşleşmiş ve yarışmışlar.

Salonda yarışan okullardan onar öğrenci ve görevli öğretmen ile idareciler var. İki sıra dolu gerisi boş. Tıpkı yolcusuz geminin tayfaları gibi güvertede yerini almış öğrenciler, konuşuyor, konuşuyorlar. İfadeler mükemmel.

Diksiyon ve vurgulamalar güzel. Anında algılama ve cevaplamalar güzel. Belli ki derslerine çalışmışlar. Vücut dilleriyle renklendiriyorlar büyük düşünürlerin sözleriyle tezlerinin doğruluğunu... Bunlar; derdini anlatmaktan aciz, iki cümle kurma yeteneğinden uzaklaşan gençliğin bir parçası olarak suçladığımız öğrenciler. Bunlar, algılamada, sorgulamada ifade zorluğu çekiyor diye şikayetçi olduğumuz öğrenciler. Ne dediğini bilmeyen, ne istediğini anlatamayan gençlik diye suçladığımız bu öğrenciler, ne güzel ifade ediyorlardı savundukları konuyu.

Peki, Milli Eğitimin görevi, toplumun bilgilendirilmesinde rehberlik değil mi? Toplumların aydınlanmasında gerekli olan ışığın kaynağı, dinamosu değil mi? Neyi nerede bulacağımızın, neyi nasıl yazıp anlatacağımızın, neyi nereden nasıl öğreneceğimizin temel kaynağı Milli Eğitim değil mi?

Güzel olan herşeyle tanıştırmak, sevginin, saygının, dayanışmanın, barışık olmanın, dinlenmenin, dinletmenin erdemine ait kaynak Milli Eğitim oluyorsa, neden bu gemide yolcular yok?

Model alınacak etkinliklerde görev alıp becerileri sergilemenin yanında, iyi örneklerle toplumu bilgilendirmek de önemli olmalı. Salona alacağımız öğrencilerimize hiç değilse dinleme erdeminin kazandırılması. Bükemediğin bileğin öpülmesi davranışlardaki muaşeret kuralları. Sessiz olma, alkışlama yetisini kazandırmak, iyi oyuncuyu rakibimiz de olsa alkışlayıp takdir etmesini öğretmek de görevlerimiz arasında değil mi? Korkumuz salona hakim olamayız, yarışmacıların konsantrasyonu bozulur diye düşünüyorsak, o zaman bu öğrencilere, bu öğretmenlere güvenimiz yok mesajı ile haksızlık ettiğimize inanıyorum.

Güzellikleri görmek hakkımız olmalı diye düşünüyorum. Umarım grupların galiplerine ait yarışmada salon izleyenlere açılır.

10.04.2008

Bu yazı toplam 436 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim