• BIST 89.764
  • Altın 145,200
  • Dolar 3,6300
  • Euro 3,9131
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 16 °C

Yolun yarısı

Mustafa Namdar

             17.01.2005

Okullar açıldı açılacak derken, işte eğitim-öğretim yılında yolun yarısına ulaşıldı. Yaz tatili dönüşünde tatilin getirdiği geniş özgürlüklerden vazgeçerek belli kalıp içine girmek belki sıkıcı oldu. Ne var ki bu işin kuralı bu. Bir öğretim yılının zihinsel yorgunluğu, başarılı öğrencileri için coşku ve huzurla geçen bir dinlence sonra okul ve sömestr tatili. Eğitim-öğretim çarkının devinimi böyle.

Belki öğrencilerimizin bulundukları sınıflara göre geleceğe bakışları farklı farklı ama, tüm ebeveynlerin çocukları için düşündükleri hemen hemen aynı. Çocuklar iyi bir eğitim-öğretim alsınlar, hayata dolu dolu hazırlansınlar. Makamları, kimlikleri, aldıkları öğretime uygun bir işleri olsun. Kimseye muhtaç olmasınlar, kendi ayaklarının üzerinde durabilme becerisini bulsunlar. Sağlıklı olsunlar, yaşamı paylaşacakları eşleri olsun. Çocuklarıyla mutlu olsunlar.

Bütün bu düşüncelerde güzelliklerin kapısını açacak olan anahtarlar elbette ki öğretmenlerimizdir. Öğretmenlerimiz, güven içinde ve öğretmenlerimiz huzurlu, uyum içinde, öğretmenlerimiz geçim kaygısından uzak, sofrasına koyacağı ekmeği bulma düşüncesinde değilse, öğrencilerimizin eline verecekleri anahtar her kapıyı açabilecek sihire sahip olacaktır.

Yaşamın gerçeklerinin ne olduğunu, içinde bulundukları koşullarda yaşlarının neden olduğu fiziksel değişimlerin sonucu kestiremeyen öğrencilerimiz, düşünülen hedeflere ulaşmada sapmalarla karşılaşabilirler. Böylesi durumlarda en büyük yardımcıların velilerimiz olduğu unutulmamalı.

Yolun yarısında olumsuz sapmaların nedenleri, oturulup düşünülmeli. Nerede yanlış yapıldığı, yanlıştan nasıl dönüleceği, mantık ölçülerinde değerlendirilmeli. Ailenin yaklaşımı, öğretmenin yardımı nasıl olmalı, araştırılmalı. Yarıyılda karşımıza çıkan yanlış hesap nasıl düzeltilir, sağlaması yapılmalı.

Günümüzde bu konuda yapılan yanlışlıkların faturası nasıl ödeniyor, bu çok açık görülmekte. Çocuğa neden böyle oldu? Bu karnenin haline böyle? soruları yerine, “Ben nerede yardımcı olamadım?" "Nerede yalnız bıraktım?" "Ne yapmam gerekli?" sorularının yanıtlarının bulunması gerek. Çocukları sorunlarıyla başbaşa bırakarak suçlamak yerine, olumsuzluğa nasıl dur denebileceğinin cevabını bulmak velilerimizin görevidir.

Karnesi çok bozuk olan öğrencilerimize kızmak yerine doğru yolun bulunmasında rehberlik yapmak çok daha önemlidir. Herşey bitmiş değil, henüz yolun yarısındayız. İyi tatiller sevgili öğrenciler ve öğretmenler.

Bu yazı toplam 234 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim