• BIST 107.371
  • Altın 142,824
  • Dolar 3,5412
  • Euro 4,1229
  • Bolu 22 °C
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 25 °C

Yolun yarısı

Mustafa Namdar

İlk ve ortaöğretimde 2009-2010 eğitim-öğretim yılının yarısını geride bıraktık. Yarıyıl tatilinin öğretmen ve öğrencilerimize başarı ve güzellikler getirmesi için, güç toplamalarına neden olmasını diliyorum.

Şimdi evlerimizde yolun yarısında verilen molada, kondisyon değerlendirilmesi yapılmakta. Başarı ve başarısızlık belgesi konumunda eldeki karneye bakıldığında, kimi yüzler baca arkası gibi karanlık, çatık kaşlarla sorgulama yapmakta. Bu nasıl bir karne? Toto oynar gibisin. Hiç mi iyi bir not olmaz. Bu ne hal? gibi azarlayan, aşağılayıcı sözler ve tehditler...

Kimi evlerimizde çocuklarının başarısıyla aileler mutlu. Camdan cama yapılan sohbetlerde karne nasıl? sorusuna verilen cevap; "Aman Allah şaşırtmasın. Derslerinin hepsi pekiyi evladımın. Daha mutlu ve güzel günlerini görürüz inşallah..."

Çocukların getirdiği karnedeki başarısız notlarda velilerin, ana-babaların hiç mi sorumluluğu yok? Tüm suçu öğrenciye yüklerken sütten çıkmış ak kaşık gibi kendimizi aklamaya çalışırken, benim de yanlışım var mı? Nerede hata yapmış olabiliriz diye öz eleştiri yapabiliyorlar mı? Çocuklarını suçlayanlar okula kaç defa gidip devam devamsızlığını araştırdı, davranışlarını kontrol etti? Kaç anne-baba çocuğun ders programını alarak evden çıkışın, eve dönmenin kontrolünü yaptı ya da yapıyor? Çocuğun arkadaşları kim? Sigara alışkanlığı var mı diye kaç defa öpüp kokladı? Çantasını, cebini kontrol etti? Kaç aile çocuğunun yeteneklerinin hangi yönde olduğuna yönelik öğretmeniyle konuştu, bilgi aldı? başarısızlığın nedenlerinin öfkeye kapılmadan ne kadar sorgulayıp çözümü için ortak hedefler saptadı? Bu ve benzeri soruları çoğaltmak mümkün. Onun için diyorum ki ey veli, ey anne-baba, çocuğunuz zayıf, derslerin notlarıyla dolu bir karne getirmişse, bu yalnız çocuğun değil, sizin de ilgisizliğinizin bir kanıtı olmalıdır. Karne elinizde, derslerin değerlendirmesini, boy aynasının karşısına geçerek nerede çocuğumun yanında olamadım, sorusunun yanıtını bulmaya çalışın.
Yolun yarısı. Hedefe bir yarı mesafe daha var. Verilen 15 günlük dinlenmede, oturup uygulanabilir bir program yapmak gerekiyor. Birinci dönemde yapılan yanlışlar üzerine doğrular konur, takip de edilirse mutlu sona ulaşmak mümkün. Kızıp bağırmak komşu çocuğuyla, arkadaşlarıyla kıyaslamak aşağılayıp küçük düşürmek, beceriksizlikle suçlamak çözüm değil.

Çocuğunuzun arkadaşı olun. Sorunlarını tespit etmeye çalışın. Onlar bu yaşlarda dümensiz yelkenliye benziyorlar. Onların dümeni rüzgar. Rüzgar nereye doğru esiyorsa, oraya sürüklenmeleri doğal. Bazen küçük dalgalarda bile kendilerini emniyete alacakları sakin bir limana sığınmak akıllarına gelmez ve mücadele gücünü kaybedebilirler. Onların dümeni olduğunuzu sakın unutmayın.

Günümüzde "Eti senin kemiği benim" mantığı yok. Çocuklar herşeyi ile sizin olduğunu lütfen unutmayın. Yolun gelecek yarısını, mutlaka plan yaparak değerlendirin. İyi tatiller ve başarılar dilerken, eğitim öğretim sistemini de değerlendirmenizin doğru olacağına inanıyorum.

25.01.2010

Bu yazı toplam 581 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim