eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.164
  • Altın 151,464
  • Dolar 3,6587
  • Euro 4,3309
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C

Yumurta nerede?

Mustafa Namdar

Bolu’da nereye baksak onu görüyoruz. Yurttaşlık tanımını kitaplardan okuyup öğrenmeye gerek yok. Sadece çevreye bakmak yeterli. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” deyimi sanki onun yaşam felsefesi üzerine dolaşır olmuş dilden dile. Eserlerinde onu görüyoruz. Halktan aldığını halkına veren düşünce. İyiliğin söylemden eyleme geçişini gösteren davranışın sahibi cennet mekan İzzet Baba. Yaptığın yatırımların en anlamlısı üniversiten. Bilimin ışığından feyz alan binlerce öğrenci, kurduğun yuvada yarınlara hazırlanırken, hem kendi yaşamlarının yol haritasını çiziyorlar, hem de Bolu’nun tanıtımına, ekonomik kalkınmasına, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlıyorlar. Onlarla renklenen bir il. Onlarla hayat bulan bir toplum. Onlarsız sanki yaşam durmuş ölü bir şehir. Onlarsız elinden simidi alınmış çocuk gibi ağlayan bir esnaf. Hareketsiz, bereketsiz bir ortam. Esnaf ağlama duvarı gibi de, kendisini güldüren, mutlu eden üniversite öğrencisinin yüzünü güldürebilmek için ne yapıyor? Toplum olarak ne yapıyoruz?

Yem’in geldiği yer belli de, yumurta nerede? Az da olsa geri dönüşümü için KDV’si yok mudur bu kazanımın? Toplum olarak davranış özelliklerimizin başında saydığımız, övüncümüz yardımseverliğimiz, misafirperverliğimiz nerede? Sanki herkes alma dibinde büyümüş. Rabbena hep bana felsefesi. Size gidelim yiyelim, içelim. Bize gelin oynayıp gülelim, eğlenelim...

Üniversite şehri olmak. Üniversite ile halkın bütünleşmesi. Nasıl olacak bu? Nasıl tutulacak el ele? Sokaktaki ayakkabı boyacısından tutun, en küçük esnafından en büyüğünün kasasına üniversite öğrencisi 3-5 kuruş bırakıyor mu? Bırakıyor. Bu durumdan en çok da cafeler, yurtlar, büyük marketler ve pastaneler yararlanıyor mu? Yararlanıyor. Peki geri dönüşü için ne yapar bu esnaf? Kocaman bir hiç.

Üniversitenin kurulmasında fikir babalığı yapan Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı kurucuları şimdi de bu öğrencilere yılda iki defa yemek veriyor. Açılışta Hoşgeldiniz, mezuniyette Güle Güle adını verdiğimiz bu yemekten amaç ne? Yılda iki defa yemek vermekle bütün bir yılın açlığı mı gideriliyor? Hayır. Hani denir ya bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı olurmuş. Bizim verdiğimiz yemeğin de 40 yıl hatırı olmasa da sıcak aile ocağından kopup gelen bu gençlere gurbetin acısını biraz olsun hafifletmek, bir aileniz de burada var mesajıyla yalnız olmadıklarını göstermektir.

Bu konuda en büyük desteği beyaz et sektöründen, Arçelik, Çimento, Bolparsan, Filiz Makarna, Esnaf Odaları Birliği, Ticaret Sanayi Odası, Karaköy Kooperatifi, Organize Sanayi, Gentaş ve Lokantacılar Odası gibi kuruluşlardan alıyoruz ve vakfımız organizasyonuyla sürdürmekteyiz. Hep aynı kapıları çalmak yerine bu kez yelpazeyi genişletelim dedik ve büyük marketlere müracaat ettik. Kahveciler Derneği’ne yazdık. Sadece Migros, Yılmar, Bim ve Yılmaz Becikoğlu’ndan olumlu katkı alabildik. Akla gelen sorunun cevabını bulmakta gerçekten zorlanıyorum. İşin kaymağını yiyen diğer market ve cafelerimiz kazandıkları pastanın bir dilimini geri çevirip ikram edemezler mi? Bu çorbada bizim de bir tutam tuzumuz olsun diyemezler mi? Yem bir yerden, yumurta bir başka yere biraz garip geliyor. Haksız mıyım?

06.10.2008

Bu yazı toplam 366 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim