• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 14 °C

YURDAER KALAYCI İLE SOHBETLER

YURDAER KALAYCI İLE SOHBETLER
YURDAER KALAYCI İLE SOHBETLER

“Cı lar, Cü ler”….

Bolu'nun en renkli siması kimdir diye bir araştırma yapsanız mutlaka ilk beşe Yurdaer Kalaycı girer.

Yurdaer Bey, ressamdır, gurmedir, heykeltıraştır, turizmcidir, yazar ve karikatüristtir.

Yurdaer Beyin yayın hayatına uzun zaman önce son veren Bolunun Sesi Gazetesi'nde ki köşe yazılarının tadını, içeriğini bilmeyenimiz yoktur.

Bolu Gündem olarak Yurdaer Kalaycıyı tekrar dostları ile buluşturmaya karar verdik.

Farklı bir formatta, birer söyleşi havasında ki sohbetlerle Yurdaer Beyi sizlerle bir araya getireceğim.

Yurdaer Ağabeyin Ülkeye ve Bolu'ya dair ilginç fikirlerinden, derinliği olan değerlendirmelerinden haberdar olmanızı sağlamaya gayret edeceğim.

Yurdaer Ağabey ile geçenlerde Karaman'ın Taşkale kasabasında yedeksubay iken yapıp halka armağan ettiği Atatürk heykelinden ve yıllar sonra da Taşkale'nin Atatürk'ün dedesinin doğduğu kasaba olduğundan sizi haberdar etmiş, bu müthiş öyküyü sizlerle paylaşmıştım.

İşte o söyleşide Yurdaer Kalaycı Atatürkçü olmadığını da açıklamış “Cı ler ve Cü ler'a” temelden karşı olduğunun altını çizmişti.

İşte bu hafta başı sohbetimizin konusu Yurdaer ağabeyin deyişi ile “Cı lar, Cü ler”

Yurdaer Bey ile ilk sohbet “Cı lar, Cü ler”….

Bolu Gündem gazetesine teşekkür ediyorum. Bolu Gündem gazetesinde söyleşim çıktıktan sonra benim hayal bile edemediğim köşe yazılarında aşağı yukarı 8 sene yazdığım yazılardan aldığım tepkilerden çok daha fazla ilgi ve tepki gördüm. Anladığım kadarı ile bu söyleşinin ilginçliği kadar Bolu Gündemin çok okunurluluğu ve halka daha fazla ulaşması.

Herkes bana o söyleşide sonra niçin sen Atatürkçü değilsin Atatürk'e bu kadar hayran bir adam olarak nasıl olur bu sorusunu sordular.

--Evet, o gün fazla ayrıntıya girmediniz bu konuda…

Orada 3-5 satırda benim izah etmeye çalıştığım bir öz idi. Bunun açılımı gerekir. Bu açılım nedir? Bu açılım aklın öne konmasıdır. Akıl” Cı ve Cü” hececikleri ile kilitlenir. Ne demektir Cı ve Cü ben aklımı kullanamam. Benim aklım yetmez. Benim koyun gibi yönetilmem gerekir ve gerekli her düşünce daha evvel söylenmiş, yazılmıştır. Ben ona bakarım. Buna İslami literatürde nakilcilik denir.

Onun karşıtı akılcılıktır.

Nakilcilikte ki maalesef günümüzde nakilcilik karabasan gibi toplumların üstüne çökmüştür.

Nasıl çökmüştür?

Acaba filan hazret ne dedi?

Onun mefkûreleri, onun hedefleri nedir?

O neyi nasıl tarif etti?

O hangi yolu bize gösterdi?

Hep buna bakılır. Yahu bende düşüneyim denmez diyemezler. Çünkü kendi akıllarına güvenmezler ve bu nedenle akıl kilitlenir. Akıl kilitlendiği zamanda aynı el freni çekilmiş araba gibi olur, yürümez. Dolayısıyla toplumda bir akıl kilitlenmesi bir vicdan kararması meydana gelir.

Toplum şaşkın kaza dönebilir.

İşte bunu yok edebilmek için Cı ve Cü kavramlarını yıkmak gerekir.

--Atatürkçülükle ilgili de buna benzer düşüncelere sahipsiniz, öyle değil mi?

O günün şartlarında, o gün müthiş imkânsızlıklar vardı.
O gün silah bile yoktu.
O gün yol yoktu.
O gün yiyecek ekmek yoktu, giyecek elbise yoktu.
O anormal şartlarda yapılabileceklerin en iyisini yaptı.

Turgut Özakman “ Ah şu çılgın Türkleri” yazdı yazdıklarının hepsi doğru.

Ama Turgut Özakman'ın yerinde ben olsam “ Ah şu hain Türkler'ide'' yazardım.
Çünkü aynı dönemde o çılgıncasına şehit olmayı göze alan kendini topluma feda eden insanlar kadar hatta belki onlardan fazla milli mücadele de hain çıkmıştır.
Bugünün gözüyle baktığınız zaman da o gün yapılanları doğru analiz edemezsiniz.

Çünkü aç kalmayan açlığı bilmez. Köpek tarafından ısırılmayan köpeğin ısırmasının nasıl bir ızdırap vereceğini bilmez. Yahu eline bir taş alsaydın kafasına atsaydın der.

Yahu taş vardı da atmadık mı? Bunu sormazlar. Ah oturduğu yerden ahkâm kesenler…

. Sen o günleri yaşadın mı?

O günleri biliyor musun?

Hayır bilmiyorsun.

O zaman her şeyi yerli yerine koymak lazım Atatürk o gün için gerekeni yapmıştır.

“Atatürk bir diktatördür'' diyenler çoktur.

Evet, Atatürk'ün yaptıklarına bakarsan diktatörlükte vardır.

Ama şunu da unutmamak lazım eğer bir hedefe varmak istiyorsanız kararlı olman gerekir…

Atatürk önüne geleni dinlemek durumunda kalsa zaman kaybedecektir.

Bugün maalesef Cı ve Cü çok
öne geçti. Bir taraf Atatürkçü oldu.

Bir taraf Fetullahcı oldu, Aczmendici oldu. Süleymancı oldu.
Ne yapıyor bunlar? Kendi akıllarını mı kullanıyorlar. Hayır.
İlahlara tapıyorlar.

Bu kavram ana kitap olan sözüm olan herkesin inandığı Kuranın Anayasanın değişmez maddeleri var ya 1-2-3 onun gibi birincisi.
La ilahe illallah; bu ne demek İlahlara tapmayın sadece Allah'a tapın.
İlah yarattılar. Fabrikadan İlah ürettiler ve onlara taptılar.
Kendi akıllarını kullanmadılar, O İlahlarda onların akıllarının kilitlenmesine neden oldu.
Akıl kullanmadı. Kuran raflara, ne rafı kadife kese içinde duvarlara hapsedildi.
O” Cı ve Cü'lerin” rehberliğinde batağa saplandılar.

--Atatürkçülük derken aynı hatalara düşüldü mü?
Atatürkçülükte de aynı yanlış yapıldı. Atatürk büyük bir deha büyük bir kahraman büyük bir lider olduğu halde bu topluma “Beton Mustafa'' olarak lanse edildi.
Ben size yaşadığım bir hikâye anlatayım. Bu olay benim içimi çok acıtmıştır, hiç unutamıyorum.
Bir gün oğlum 5 yaşındaydı. Evde bir telaş oğlan kayboldu. Bende telaşlandım. Bizim kapıcı vardı İlyas diye bir amca. İlyas amca: “Hiç merak etmeyin çocuğu Beton Mustafa'nın orada oynuyor''dedi.

Bizim evin ilersinde büyük bir Atatürk heykeli var. Benim kafamdan kaynar sular döküldü. Ya Rabbim dedim. Bu “La İlahe İllallah'' kavramından başka kavram bilmeyen ilahlara tapmayı küfür sayan bu büyük topluluğa, bu insanlara biz Atatürk'ü ilah biçiminde, heykel biçiminde sunma yanlışlığını nasıl yaptık. Heykel formatı batının formatıdır. Heykel sanatı güzel bir sanattır. Siz bu sanatı kendi toplumunuza uyarlayamazsanız, işte kafasında “Beton Mustafa'' yaratır. Atatürk düşmanlığını çoğaltırsınız. Atatürk onlara göre batının pisliklerini bize sunan adam gibidir. Atatürk bunu mu yapmıştır? Hayır. Biz fikir olarak Atatürk'ü anlatamadık ve Atatürk'ün şu sözünü hiç öne koyamadık. “Beni anlamak demek beni görmek demek benim şahsımı görmek demek değil; benim fikirlerimi görmektir, beni aşmaktır'' demiştir. Eğer Atatürk bugün dünyaya gelip yaşasaydı; Atatürkçüleri fizana kadar sopayla kovalardı.“Beni ne hale koydunuz'' diye. Ne demek Atatürkçülük? Atatürk o gün için o şartlarda onu söylemiş, onu yapmış. Sen ne diyorsun? Sen ne yapıyorsun? Bunu ortaya koymaktır. Atatürk'ü aşmaktır. Yeni Atatürkler yaratmaya ihtiyaç yok ama hepimizin Atatürk gibi idealist, ülkesini insanını seven ve yücelten ve muhasır medeniyetin önüne çıkmak onu geçmek.
Geçtin mi? Hayır. Ne yaptın? Dans ettin, Mc Donald hamburger yedin.

Batının bütün pisliklerini öğrendin.

---Yurdaer Ağabey bir an duraklıyor, bu duraklamadan istifade edip stajyer arkadaşım Hatice ile Kızılcık şerbetlerimizi yudumluyoruz. Gül şerbeti, Kiraz sapı şerbeti, Miski Amber şerbeti içecekler bölümünde Osmanlı'dan gelen birçok lezzet aslı korunarak günümüze taşınmış.
Muhteşem Süleyman dizisinde ki Kakuleli Kahve bile var, bizim konuyu dağıtmamıza izin vermeden o tekrar konuya giriyor, “putları yıkalım” diyor.
Yurdaer Ağabeyin gençlik yıllarında çizdiği karikatürleri inceliyoruz.

Aziz Nesin'in çıkardığı ZÜBÜK mizah dergisinde yayınlanmış.
Bakalım haftaya Yurdaer Ağabey bizlere neler anlatacak,
Sohbet ederken biz tad aldık, Peki ya siz,
Düşüncelerinizi, yorumlarınızı bekliyoruz.

Ayşegül Topcu

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • Başarılı antrenörle yola devam21 Temmuz 2017 Cuma 13:15
  • Ölüme meydan okudular21 Temmuz 2017 Cuma 12:39
  • Takla atan otomobilden vatandaşlar kurtardı21 Temmuz 2017 Cuma 12:35
  • Tehlikeli hareketler bunlar21 Temmuz 2017 Cuma 11:10
  • Bolu’nun tek karakolu güven veriyor21 Temmuz 2017 Cuma 10:57
  • “Peşini bırakmayacağız”21 Temmuz 2017 Cuma 10:51
  • Başkan Yılmaz’a özel misafir21 Temmuz 2017 Cuma 10:47
  • Türk Dünyası Belediyeleri Bolu’da21 Temmuz 2017 Cuma 10:41
  • Başkan Yılmaz, hasta yakınlarını ziyaret etti21 Temmuz 2017 Cuma 10:37
  • 8 tutuklu 2 adli kontrol şartıyla serbest21 Temmuz 2017 Cuma 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim