• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 21 °C

YURDAER KALAYCI İLE SOHBETLER

YURDAER KALAYCI İLE SOHBETLER
YURDAER KALAYCI İLE SOHBETLER

“AKIL AYVAYI YEMİŞ”

Öncelikle hemen şunu belirtmek istiyorum, Yurdaer Bey’le yaptığım ilk sohbet oldukça ilgi gördü.

Yurdaer Bey değişik görüşleri olan renkli bir sima, Bolu’ya dair birçok önemli tespitleri var.

Küçük Bolu kentinin büyük projelere imza atabilmesinin olanaklı olduğunu iddia ediyor, ancak bunu yapabilmenin formülasyonunu geliştirirken yöneticilerin aklı ön plana geçirmesinin altını çiziyor. Ci ler ve cü lerden anlatmak istediği de tam olarak bu.

Yurdaer Ağabey  “ci ve cü leri” kişilerin bir akıma, bir cemaate, bir izm’e bağlılığının kişinin aklını geliştirmesinin önlediğini söylüyor.

Yurdaer Bey bu söyleşimizde konuyu Müslümanlığın doğduğu yıllardan başlayarak anlatmaya gayret ediyor.

Şimdi burada tekrar sözü Yurdaer Beye bırakıyorum.

“ Bu konuyu şöyle açıklamak isterim. Müslümanlıktan önce cahiliye döneminin Araplarına Yahudiler o bölgede yaşayan Yahudiler ve Hıristiyanlar Raina derlerdi.

 Raina koyun gibi güdülenler, koyun sürüsü demektir.

O kadar kötü bir durumdu ki bu yaşanan manzara. Araplar Sina çöllerde vahalarda yaşıyorlar oralarda fazla doğal kaynak yok, hatta hiç yok.

Dolayısı ile kız çocuklarının üretime katkı yapmadığını düşünerek için onları doğduklarında canlı canlı toprağa gömecek kadar vahşi ve ilkel idiler.

Haram aylar denen ayların dışında kalan zamanda 4 ay savaşmazlardı.

 O 4 ayda Kâbe’ye gelirlerdi, her kabilenin bir putu vardı.

Orada İbadetlerini yaparlar, ticaretlerini yapar daha sonra da birbirlerini yerlerdi. 

Böyle ilkel ve vahşi bir hayatları var.

M.S. 570 yılında H.z peygamber dünyaya geldi.

 610’da ona Yüce Allah tarafından peygamberlik payesi verildi.

 Ve 610-622 arasında H.z Peygamber ki orda aklı külli den istifade etti.

Allahın o bütün kâinatı kuşatan aklına akli kulli denir. Bütün akıl denir.

Hz. Peygamber Akli cüziye izin verdi.

 Ne şekilde? Bu sapık kavimler doğru yolu bulsunlar diye.

Bu sapık kavimler h.z peygamberi tam 12 yıl anlamamakta direndiler. Ona birçok eziyetler yaptılar. Ve birçok eziyetler sonunda Hz. Peygamber çocuk yaştaki Abdulmuttalip’in oğlu Ali’yi yani amcasının oğlunu kendi yatağına yatırmak suretiyle bir nevi hile yaptı ve Mekke’den Medine’ye kaçmak zorunda kaldı.

Oradan sonra ki 12 yıl içerisinde o hayvan sürüsünden o koyun sürüsünden öyle bir sinerji ve öyle bir dinamik akıl geliştirerek öyle bir motive etti ki 6 tane ültimatom yazdı. 

Kimlere?

 O gün için ABD, Rusya, Fransa Almanya, İngiltere gibi ülkelere yazdı.

 Gelin Müslüman olun yoksa hepinizi tepelerim.

 Bu nasıl elde edildi? Bu Kuran’ın getirdiği akıl ile elde edildi. 

Ancak o aklın seviyesine toplumlar gelemediler.

Bir örnek vereyim,

Kuran ile birlikte aklın küllinin yansımasını getiren aklı cüziyi temsil eden ben bir faniyim diyen Peygamber akli külliyeden aldığı bir bilgiyi hemen getirdi.

 O bilgide ne biliyor musun?

Bir ayet.  Raina demeyin inzurna deyin ‘tam anlamını yüce kitaptan bakarız’ Bu ne demek? Koyun gibi güdülmeye tabi olmayın, iyi yönetenin peşinde olun. Kuran böyle bir şey…

 Ve Kuran bunları söylediği halde Hz Peygamberin yaşadığı dönemde aklı öne konup çok büyük bir elektronik lokomotif mi diyelim atom reaktörüyle çalışan yine bir lokomotif mi diyelim neyse müthiş bir ivme kazandı.

 Ama onun vefatından hemen sonra virüs yine bulaştı.

 O Devri Saadet denen dönemde 4 halife tabiin ve tebei dönemlerinde virüs bilgisayarı bozdu.

Nasıl?

4 halifeden 3’ü öldürüldü.

Olur, mu öyle şey, halife ne demek?

 Peygamberin makamını işgal eden peygamberi temsil edenler öldürüldüler. Ne adına İslam adına, biz Kuran okumuyoruz, anlamıyoruz, düşünmüyoruz. Oysa Kuran ‘ey akıl sahipleri der, ey akılsızlar demez.’ 

Düşünmez misiniz? Öğüt almaz mısınız der?

 Kuran bir yol haritasıdır der.

 O haritayı doğru okursanız eşek olmazsınız insan olursunuz der.

Ama okumak anlamak düşünmek çok zor bir eylemdir.

 İşte bunu da Kamer suresinin 4 ayetinde Kuran insanın kafasına çekiçle çivi çakar gibi verir.

 Kamer suresi 54.suredir. Onun 17, 22, 32, 40. Ayetlerinde şöyle der. ‘And olsun’ der. Allah çok nadir yemin eder Kuranda burada yemin eder. ‘And olsun biz Kuranı düşünüp, öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan’ diye feryat eder. Kaç defa aynı kelimeleri kullanarak tam 4 defa.

 Buradan ne çıkıyor?

1500 yıldan beri mucize Kuran insanlığın rezil hale geleceğini çünkü insanın okumak, anlamak, düşünmek, öğüt almak gibi aslında çok kolay ama çok zor bir işi asla yapmayacaklarını biliyordu.

Akıl kullanılmaz, kolaya kaçılır. Ben şimdi ne yapacağım?

Mesela,’ Baban öldü, Sen şimdi cennete gitmek isteyan ne yapacan devir çevirecen babanın ölüsüne,

2 hoca biz karşılıklı oturacuz abdüke, kabuldüke diyecüz, ondan sonra paraları cebe atacuz, babanın günahları, borçları kefareti varsa onların hepsi silinecek.’

 Nedir bu?

Çıkarcılığın tepe noktasıdır. Bu sadece küçük bir örnektir.

 Buna benzer neler yapılmıştır. Bütün bunlar İslam adına yapılmıştır.

 Buna rağmen o vahşilere Kuranın iyi kötü, kör topal rehberlik ettiği dönemde ki 14.yy başında yani Endülüs Emevilerinin yıkılışına kadar geçen evredir.

İslam medeniyeti batı medeniyetinin temelini oluşturmuştur. Anlatabildim mi?

Mesele budur.

 14 yüzyıl başında ve o arada geçen yüzyıllık haçlı seferleri döneminde kaos ortamıdır o.

Ha, haçlı seferleri niçin yapılmıştır?

 Sözüm ona Kudüs’ü kurtarmaktı, değil.

Aslında bir güneş gibi olan İslam medeniyetinde kurtulmaktı hedefleri.

 O dönem itibariyle Batı medeniyetine baktığımızda tam bir vahşet görüyoruz.

 Fransa’da Galyalılar var,  daha sonra Franklar oluyor.

 Ostrogotlar, Vizigotlar bilmem neler. Bir yığın topluluklar bunlar neredeyse hayvan gibi yaşıyorlardı. Hıristiyanlığında çöküş evresi bir anlamda,

tamamen kilisenin baskı ile aklın dışlanması sonucunda öyle bir noktaya gelmişler ki her şeyi kilise biliyor.

Onlar da aklı kullanmamışlar. O yüzden batağa saplanmışlar.

Ama o dönemde Kuranın ışığında nispeten değil batıya göre muhteşem bir akılcılık var.

Mutezile diye bir mezhep ortaya çıkmış. Hangi dönemde ‘Harun El Reşit, Halife Memur, Halife Muttasım döneminde’ anlayış aklı öne koymuş, aklı yüceltmiş.

 Ve bizim itikat imamımız, bizim 2 imamımız var. Amelde imamımız Ebu Hanife, diğeri imam Matunili Bu zat diyor ki; ‘Hâşâ yüce Allah peygamberlerini göndermeseydi dahi insan Allahın kendine lütfettiği akıl ile Rabbini fark edecekti.’

Yani mükemmele bir şekilde ulaşacaktı. Yani akla bu kadar değer veriyor.

 Ama ondan sonra gelenler aklı öyle bir frenlemişler hem de kazık fren, el freni ayak freni hepsi bir de balatalarda yanmış.

 Akıl ayvayı yemiş. Ayvayı yiyen akıl karşısında koyuna, yani insan sürüsünden tekrar koyun sürüsüne dönüştürülmüş.

 Koyun çoğaldıkça sürü sahipleri zengin olur. Etini, sütünü, yününü, yağını, yavrusunu alır.

 Karun gibi zengin olur, ama koyunları da aç bırakmaz.

 Alır eline kavalı çoban koyunları güder, koyunları otlağa götürür, koyunlara su içirir, zamanı gelince tuz yalattırır.

Böylece koyunlar meeeler ve o çobanı takip eder.

Çoban eğer iyi kaval çalmayı biliyorsa Alllahhhhhhh koyunları dereye su içmeye götürür susuz getirir.”

 

Evet, bu kez Yurdaer Ağabeyin sözünü hiç kesmedim, dinledim dinledim.

O da anlattı.

Kıssadan hissemi çıkaracağız, Yurdaer Beyin dediği gibi aklı ön plana mı çıkaracağız, onun deyişi ile

 ‘Ci lerin Cü lerin’ peşinden koşmayı mı bırakacağız, yoksa Lafonten’den masallar gibi dinleyip gülüp mü geçeceğiz.

O artık okuyucuya kalmış, bana kalırsa hiç de yabana atılacak görüşler değil.

Artık birazda Bolu’ya gelelim diyorum.

Yurdaer Bey bunları anlatmadan Bolu’ya gelemezdim diyor.

“Bunları anlattım ya artık Bolu hakkında ne sorarsanız sorun” yanıtlarım diyor.

Peki, o vakit haftaya Bolu diyoruz ve ayrılıyoruz.

İyi haftalar diliyoruz okuyucularımıza kolay gelsin efendim.

Ayşegül Topcu.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Başarılı antrenörle yola devam21 Temmuz 2017 Cuma 13:15
  • Ölüme meydan okudular21 Temmuz 2017 Cuma 12:39
  • Takla atan otomobilden vatandaşlar kurtardı21 Temmuz 2017 Cuma 12:35
  • Tehlikeli hareketler bunlar21 Temmuz 2017 Cuma 11:10
  • Bolu’nun tek karakolu güven veriyor21 Temmuz 2017 Cuma 10:57
  • “Peşini bırakmayacağız”21 Temmuz 2017 Cuma 10:51
  • Başkan Yılmaz’a özel misafir21 Temmuz 2017 Cuma 10:47
  • Türk Dünyası Belediyeleri Bolu’da21 Temmuz 2017 Cuma 10:41
  • Başkan Yılmaz, hasta yakınlarını ziyaret etti21 Temmuz 2017 Cuma 10:37
  • 8 tutuklu 2 adli kontrol şartıyla serbest21 Temmuz 2017 Cuma 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim