• BIST 89.844
  • Altın 145,078
  • Dolar 3,6250
  • Euro 3,9071
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

“YURDAER & YURDAKUL BEYEFENDİ”

Mustafa Nuri Gürsoy

Çeyrek asırdır süre gelen Aşçılar Festivali, bu yıl da olağan bir şekilde başladı ve programı gereği pazar akşamı sona erdi.

Yazıma başlarken, festivalin iyi ya da kötü yanlarını yazmak gibi düşüncemin olmadığını öncelikle belirtmeliyim.

Aşçılar Festivalini, başka bir yazımda enine boyuna bakıp öyle yazmayı planlıyorum.

Şimdi kanımca, bu konuda görüş belirtenler, eleştiri yapanlar olacaktır.

Olumlu ya da olumsuz fikir beyan edenler elbette çıkacaktır.

Ben olsaydım,

Bak nasıl yapardım,

Bak ben neler yapmıştım,

Ben demedim mi,

Böyle şey mi olur,

Ellerine yüzlerine bulaştırdılar gibi bir sürü haklı_haksız sözler atmosferde, dillerde gezinecektir.

Sözler bazen muhataplarını bulacak,

Bazen bu çıkan sözler bir zaman olacak,

Çıkan ağızları dahi bulmakta güçlük çekecektir.

Sözler sersefil olacak,

Adres şaşıracak,

Yüzler kızaracak

Gönüller kırılacaktır.

Ve

Fakat

Utanması gerekenler, utanmayacak.

Ders alması gerekenler,

Derslerine yine çalışmayacak,

Çevre,

Gönül,

Yürek kirlilikleri devam edecek.

Olan yine bu küçük ilçemizin,

İnsanına,

Gencine,

Çoluğuna, çocuğuna,

Festivale gelen

Aşçımıza,

Emek ve omuz verenlere,

Yaşayanlarına,

Büyük haksızlık olacaktır.

Bunlar

Bu nakarat

Her yıl

Ve_veya

Beş yılda bir

Süregelecektir.

Bu yaşanan kirlilikleri

Yakmak mümkün değildir.

Kağıtları,

Evrakları,

Gazete, dergi

Ve

Broşürleri, çöpleri

Gördüğün her şeyi,

Sigara paketlerini

Kartonları,

Yakmak mümkün.

Gemileri hatta,

Mektupları,

Pamukluları,

Sentetikleri de yakabilirsin

Ancak fotoğraf vermeyeceksin.

İster sobada,

İster kalorifer dairesinde,

İstersen,

Yanan yüreğine at,

Tavsiyem.

Naçizane,

Kolun kırılsa bile

Yen'in içinde tutmasını bileceksin..

Yirmi beş yıldır süregelen bir festivale, yirmi yıl sonra gelip, “FF” diyerek alay etmeyeceksin.

“Festival Mengen'den başka nerede ve nasıl yapılır” konusunu çaktırmadan gündeme taşımayacaksın.

Hiç var olmayan, tescil edilmeyen uluslararası sözcüğünü festival için sanki içi boşaltılmış gibi yorumlamayacaksın.

Gerçek emek sahiplerine tekdir'i layık görüp, takdir'i terennüm eylemeyeceksin.

Ulusal medyaya konu olmak için, festival üzerinden nemalanmayacaksın.

Yurdaer Beyefendi'nin

“Mandaların ve sığırların güdüldüğü yere Fakülte mi olurmuş”?

“Dağın başı”

“Kamyoncuların gelip geçtiği yer”, cümlelerinin şokunu Şirin İlçemiz Mengen henüz üzerinden atamamışken.

Yurdakul Beyefendi;

“Festival Mengen'den başka nerede ve nasıl yapılır” cümlesiyle Mengen ilçesine bir şok daha yaşatma çabasında,

“Festivali biz başlattık” istihzalarında, usta aşçılarımızdan Aydemir Çakıroğulları'na, Yusuf Alkan'a, rahmetli Muhsin Özalp'e, Arif Şimşek'e, yine rahmetli

Ziya Dinçer'e, zamanın belediye başkanları Erhan Gürsoy'a, İsmet Şentürk'e, o dönemin Kaymakamı A.Cafer Akyüz'e haksızlık gayretinde,

Yurdaer Beyefendi'nin

“Aşçılık, Sazakiçi'den başlar” gibi bir kriteri var, bilirim.

Yurdakul Beyefendi'nin ise,

Hizmet ve icraatın dönüm noktası olarak “Serpek'ten öbür tarafı bilmeyenler” şeklinde tepe kriteri olduğu bilinmekte,

İşte size iki “Y” , iki “S” formülü.

Sevinç ve sağlıklar.

02.07.2009

Bu yazı toplam 1006 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim