• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C

Yürüyüşüne gurban...

Mustafa Namdar

Sanki podyumda manken. Parmak uçlarında yaylanarak yürürken, üstündeki giysiye değil, yürüyüşüne gurban diyerek bağırmak geldi içimden.

Sanki Hollywood yıldızı. Bakışıyla sarhoş ediyor insanı. O renkli gözlerin kısık bakışıyla büyülerken, gözüne gurban diye haykırmak geldi içimden.

Binlerce, onbinlerce insanı bir araya getiren 11 kişiydiler. Yürüyüşlerindeki esneklikle, bakışlarındaki yakıcılıktaydı ayrıcalıkları. Koşmak, mücadele etmek, önlerindeki yuvarlağa ayak uçlarıyla nazikçe dokunuyorlardı da, peşinden koşmaya pek niyetleri olmuyordu. Seri adımlarla yürüyüş formatı bozulmasın diye olmalı. Sadece yürüyorlardı, yetişirlerse bir daha dokunmak için yuvarlağa.

Kale diye birşey vardı çayırlığın iki başında. O yuvarlağı oraya sokmakmış marifet. Adına gol diyorlar. Binlerce, onbinlerce insan ayağa kalkıyordu o yuvarlak, direkler arasından her geçtiğinde. Ve bütün herkes gol! gol! diye boğazlarını yırtacak şekilde bağırdıkça, diğer onbirin adamları da birbirini kucaklıyordu... Ya diğerleri ne yapıyordu? Onlar mı? Onlar saçbaş yolma numaralarıyla yüzlerini kapatıp, o güzel gözleriyle bağıranları süzüyorlar, arada bir çayırlığın kenarında depinen adama bakıyorlardı süzgün ve üzgün.

Sonra anlaşıldı ki, o onbir, bizi temsil ediyormuş. Yürüyüşlerinden, bakışlarından etkilenip seçilerek, bir araya gelmişmişler. Sanki laboratuvarda, bir hastalığı yok edecek ilacı bulan kişiler gibi bağırlarına basmış insanlar. Sadece mahallinde değil, yurt genelinde de yüksek itibarları. Yedikleri önlerinde, yatakları kuş tüyü, aldıklarının hesabını bilen yok.

"Yağan yağmurda beraber ıslandık" diye bağırıyordu arada bir insanlar. Islanırsınız tabii ki dedim içimden.

Koşmasını bilmez, endamlı yürürseniz, tabii ki ıslanırsınız dedim içimden. Anlayamadığım birşey vardı. Çayır üzerindekiler karınca ezmemeye özen göstererek yürürlerken, çayır kenarındaki iki adam deliler gibi koşuşturuyordu iki tarafa... Anlamadın mı kardeşim dedi anlatana. O iki kişi, yürüyüşlerinden ve bakışlarından etkilendikleri kişilerin düşündükleri vicdanlarını arıyor olabilirler çimler arasında... Sonra; sen dedi, sen maça mı gittin yoksa. Topu görse kabak sanan sen, maça gittin öyle mi? Belli ki değişiyorsun. Hadi hayırlısı dedi arkadaşı.

09.10.2009

Bu yazı toplam 392 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim