• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 20 °C

Zaman tünelinde kaybolan kent konseyi

Mustafa Namdar

03.07.2005 tarih ve 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 76.maddesi uyarınca, 08.10.2006 tarihli yönetmelikle yürürlüğe giren Kent Konseyi, ilimizde de faaliyete geçirildi.

Yönetmelikte, kent konseyinin amacı şöyle belirtiliyor: “Kent yaşamında kentte yaşayanların görüşü ve hemşirelik bilincinin geliştirilmesi. Kente ait kalkınmanın sürdürülebilirliği, sosyal yardımlaşmanın yaygınlaştırılması, çevreye duyarlılık, kent haklarının korunması yönünde hesap verme ve sorma, yönetişim ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmek adına, katılımcı organların bir araya gelerek kent ve kentte yaşayanlar adına kararları alır.” Bir anlamda, yönetişim ve yerinden yönetim çalışmalarına katkıda bulunmaktır...

Her yeni oluşumda olduğu gibi, Kent Konseyi’nin faaliyete geçirilmesinde de bir dizi soru işaretleri bellekleri meşgul etse de, çabuk atlatıldı ve çalışmalar olması gereken şekilde devam etmeye başladı...

Sanki çalışmalara nazar değdi. Sanki çalışmaları birileri sabote etti. 29.06.2009 Perşembe günü yapılan toplantıya kadar uygulanan prosedürde yanlışlık olmazken, o gün akan sular durdu, kent konseyinin üzerine sanki kara bulutlar çöktü. Sanki zaman tünelinin kara deliğinde konsey kayboldu...

Ne mi oldu? Olanları bir kez daha değerlendirelim. Bakın o gün neler oldu.

Toplantıya davet yazısı gündem belirlenmiş olarak, bir gün önce elimize geçti. O nedenle de, derse çalışılmadan salona gelindi. Toplantı başlama saati 14.00. Davete uyan sayısı her zamankinden fazla. Ne var ki; ev sahipleri ortada görünmüyor. Zaman kavramının önemi tam benimsenmediği için, salonu dolduranların bırakıp gitme alışkanlığı yok.

Tepkisiz bir sessizlikte ev sahibini bekliyoruz. Hazirun listelerini imzaladık. Yoklama tamam.

Nikah Salonu sahnesinde bir masa, üstünde mikrofon, kenarda iki sandalye.

Saat:14.00. Sandalyeler boş, mikrofonda ses yok. Vakit geçiyor, saniyeler sanki saat ağırlığında 5-10-15-20-25 dakika geçiyor, sandalyeler hala boş...

Sahnede bir telaş.

Toplantı belirtilen saatten 35 dakika geçmiş, bir türlü başlamıyor. Başlayacağına dair bir işaret de yok...

Yavaş yavaş ne oluyor? Ne zaman başlayacak sesleri, salondaki sessizliği bozmaya başlıyor. Nihayet sahnede bir telaş, bir hareketlenme göze çarpıyor.

Anlamak mümkün değil ne olduğunu...

Kent Konseyi Yürütme Kurulu’ndan görevli bir kardeşimiz, yanımıza doğru geliyor. Görevli mahcup ve ezik. Söze nasıl başlayacağının heyecanı içinde olduğu her halinden belli. Soruyoruz ne oluyor? Olanlar hiç hoş değil. Yapılanlar gayri ciddi davranış ve affedilmesi zor bir saygısızlık. Adam yerine konmama anlayışında sergilenen sorumsuzluk örneği ve en kötüsü, Belediye gibi ciddi bir kuruma yakışmayan bir nemelazımcılık.

Görevli anlatıyor; “Davet sahibi il dışında. Yerine görevlendirilenin telefonu kapalı, ulaşılamıyor...”

Yönetmelikte, yürütme kurulunun Genel Kurul Belediye Meclisi birinci başkan vekilinin bulunmaması halinde, ikinci başkan vekilinin başkanlığında toplanır...diyor.

Diyor da! Ne birincisi, ne ikincisi?!

Hemen yanımızda CHP’den Belediye Meclis Üyeleri Sn. Erhan Beykoz var. Ona rica ediliyor ve toplantı başlıyor...

Buna ne garip bir görev anlayışı sevsen olmuyor, dövsen olmuyor. Bu nasıl sorumsuzuk, davet ettiğin koltuklar ortada kalmış, toplantıyı terk etsen olmuyor, otursan olmuyor...

29.06.2009

Bu yazı toplam 332 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim