• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 27 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 27 °C

Zaman tünelinde yolculuk

Mustafa Namdar

Ömür dediğimiz yaşam sürecinde bilinmezliğin girdabında yol alırken, varsa, mutluluğun devamı için, yoksa olması üzerine kurulur düşler. Düşleri güçlendiren en etkili ilaç da dualarla beslenen dilekler olur.

Çoğu zaman geçmişin zaman tünelinde açılır anı sayfalarını süsleyen fotoğraflar, satır satır okunmaya çalışılır geçmişte yaşananlar. Acı da olsa tatlı da olsa güzeldir geçmişin tarlasında toprağı eşelemek. O zaman acılardan, tatlılardan, çıkarılan dersler, nasihat diye yeniden gelir gündeme. Kimi tutar, kimi tutmaz öğüdü. Yaşamak ister musibeti başkaları ders alsın diye...

Bir grup vardır hakça çalışıp, halkı bilgilendiren. Bildiğini öğretmeye çalışır püf noktasını saklamadan. O da anlatır öğrencilerine deney süzgecinden geçirdiği eğrisiyle, doğrusuyla bellekte kalanları. Alan alır, zorlanmadan bulur doğru yolu. Nasihatten nasibini almayanların baba öğretmen tiplemesiyle tanımladıklarıdır kılavuzları. Her ne hal olursa olsun, yaşam koşulları öğretir kim haklı, kim haksız gerçeğini.

Bir başka gerçek var ki öğretmen için sevindirici. Aradan yıllar geçse de haklı haksız kulakta tırnak izi, yanakta parmak içi olsa da gördüğünde ona bir harf öğreteni koşarak gelip öpmek ister hocam diye, zamanında hatırını sorduğu o eli. Öğretmenin mutluluğu, sevinci, gururlandığı andır o an. "Nasılsınız hocam" kelimesinde gizlidir sevgi, saygı, güven...

İşte böylesi bir mutluluğu yaşattılar 1991 yılı Merkez İzzet Baysal Teknik Lisesi mezunu öğrencileri. Aradan geçen 19 yıl sonrası kimi İstanbul, kimi Ankara, kimi Bursa ve Bolu'dan 25 mezun bir araya gelmişler Prestij Otel'de.

Saat gecenin 22.00'si. Bir konferanstan geldim. Bir telefon dostum Hamdi Ayyürek'ten. "Hocam seni aramışlar, ulaşamamışlar. Teknik Lise öğrencileri sizi de aralarında görmek istiyorlar, neredeysen aldırayım" dedi. Gelip aldılar.

Kaş ve göz bölgesi geçmişe ait bazı izleri çağrıştırsa da, beden yapılarındaki değişiklikler şaşırtıyor insanı. Öğretmenlerden iletişim kurabildikleri Hamdi Ayyürek, Muhittin Erküçük, ben ve öğrenciler... Kimi bir kurumda müdür, kimi şef, kimi teknisyen, kimi öğretmen, kimi de kendi işini kurmuş. Okul dönemindeki sevimli haylazlıklarını anlattılar birer birer. Bizleri anlattılar o günkü düşüncelerde...

Teknik Lise Elektrik ve Makine bölümleri açıldığında, onlardan çok şeyler bekliyorduk. Bizi mahcup etmediler, hemen hemen %100'ü bir işin, bir koltuğun sahibi olmuştu. Alt sınıflara onların başarılarından bahsediyorduk kıvançla. Pırıl pırıl çocuklardı. Öyle de kalmışlar...
Bizim okulumuzun özelliğiydi bu. Kırsal kesim ağırlıklı içinde kötülüğü olmayan, işlenmeye müsait kıymetli cehverdi herbiri. Öyle de kalmışlar. Caner Güngör resimledi bir dizi olayı onun gazetesinde çıkar resimler.
Bir başkadır bizim okulumuz. Öğretmen ve öğrenciden dökülen alınterini birlikte silersiniz işin üzerinden. Ahi Evran geleneği vardır mayasında, saygıda kusur etmez, sevgide paylaşımcı.
Günümüz koşullarında biraz bozulsa da görüntü, gene de bir başka oluyor okulumun öğrencisi. "Kolları bükülmez gençler ocağı" onlar.
Güzel bir geceydi düzenleyenlere yürekten sevgi dolu teşekkürler. Başarılar, sağlıklı nice mutlu günler dilerim. Sağolun, varolun sevgili gençler.

04.06.2010


Bu yazı toplam 872 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim