• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 14 °C

Zaping

İlhami Candemir

 

Sayın okuyucular,bildiğiniz gibi zaping, TV  da sık sık  kanal değiştirme anlamında kullanılmaktadır.Başkaca anlamı varsa bilmiyorum.

Ben de bir müddet önce evde TV izlerken A kanalını açtım, sayın Cumhurbaşkanımız  muhalefete hatta muhalif olan kim varsa hepsine ver-yansın ediyor (haklı da olabilir) B kanalına gittim sayın Başbakanımız muhalefete hatta muhalif kim varsa veryansın ediyor,hükümetin yaptıklarını,yapacaklarını bir bir anlatıyor,C kanalına geçtim başbakan yardımcısı konuşuyor,D kanalına geçtim bir bakan konuşuyor,H kanalına geçtim bir başka bakan konuşuyor. Velhasıl kelam ben bu şekilde memleketin gerçek gündemi olan hayat pahalılığını,petrol fiyatlarının dibe vurduğu bu dönemde akaryakıt fiyatlarının da dibe vurup vurmadığı haberlerini ararken eşim dayanamadı ,bana”TV kanallarını niye değiştirip duruyorsun,başım döndü”diye çıkışmaz mı.Zaten tansiyonum tavan yapmıştı.Eski günlerimi hatırladım.Sayın okuyucular,ben  olduğum gibiyim.Evlendiğim dönem adeta yontma taş devri idi(1956).O dönemde özellikle kırsal yaşamda kadının karanında sıpası sırtında sopası eksik olmamalı düşüncesi hekimdi.Bu nedenle o günlerimi hatırladım ve içimden bana çıkışan eşimi pataklamak geldi.Neyse ki ne derler zaman sana uymuyorsa zen zamana uyacaksın.Ben de zamana uyarak biraz söylendim.Ancak şimdi zamane olduk ya  o akşamki sözlü tepkimden dolayı eşimden özür dilemek anlamında bir çiçek yaptırdım,akşam eve gittiğimde,kendisine özrümle birlikte takdim ettim.Aldı,yüzüme dikkatlice baktı,teşekkür etti. Biraz zaman geçtikten sonra,oğullarım geldi,gelinlerim geldi,torunlarım geldiler,yeğenlerim geldiler,ev doldu.Her gelen baba nasılsın,dede nasılsın,amca nasılsın,enişte nasılsın  dedi,hepsine “klasik bir cevapla”iyiyim sağ olun dedim ama anormal bir durumun olduğunu da sezinledim.Sonra anlaşıldı ki  kocasından çiçek almaya alışkın olmayan eşim çocuklarımı arayıp ”çabuk gelin babanıza bir şey oldu” demiş.Velhasıl kelam yukarıda da değindiğim gibi ben yontma taş devrinde evlendiğim için o devirin aile bireyleri arasındaki münasebetleri “ Her hal ve şartta biri birinin kahrını çekmek”felsefesine dayandığından  o günden bu güne kadar yani 60 yıl biri birimizin kahrını çektik.

Bu girişi niye yaptım, ZAPİNG de yapsak artık memleketin gerçek durumunu,halkın sıkıntılarının neler olduğunu öğrenmek olanakları kalmadığını anlatmaya çalışıyorum.Çınarın altında uyuyoruz,bakalım ne zaman uyanacağız.

 27 Mayıs  1960 askeri darbesinde yedek subay asteğmen olarak harp okulunda görevlendirilmiştim.

 Sonra darbe atmosferinde resmi elbise ile  köyüme geldim.O dönemde Demokrat Partinin bayraktarlığını yapan yaşlı bir amca vardı, evinin önünde oturuyordu,ben de uzaktan yanına doğru gelirken askeri elbiseyi fark edince ayağa kalktı,yanına yaklaştım,beni tanıyınca “yeğenim sen misin “dedi,tabi elini öptüm.Sordum  amca senin Demokrat partin neler yapmış dedim,bana “yeğenim biz yıllarca savaştık,yorulduk,bir çınar ağacının altındaki çeşmenin başında çayıra uzandık,yattık, meğer çınar ağacı içinden içinden (içten içe) çürümüş,biz fark etmedik,şimdi üzerimize göçtü “demez mi,vallahi bu cevaba ben de şaşıp kalmıştım.

Sayın okuyucular, şimdi çınarın altında uyuyoruz, daha doğrusu yandaş medya tarafından uyutuluyoruz bakalım ne zaman uyanacağız.,

Muhalefet partilerine ve özellikle ana muhalefet partisine de bir iki sözüm var;Beyler bırakın ana yasayı,baba yasayı lütfen hayat bilgisine gelin.Biliyorsunuz AKP Kabataş senaryosunu bir seçim dönemi sakız gibi her gün,her saat ısrarla yılmadan usanmadan gündeme getirdi. Sizler de her gün her saat hayat pahalılığını, özellikle akaryakıt fiyatlarının  dünya rekoru düzeyinde olduğunu,eskiden emeklilerin tüm tedavi masraflarının devlet tarafından karşılandığı halde şimdi katkı payı adı altında para ödemek durumunda bırakıldığını, vatan topraklarının yabancılara karış karış satıldığını,ormanların peşken çekildiğini,yanan orman alanlarının dahi anayasanın amir hükmüne rağmen özel kullanıma açıldığını her gün,her saat hatta her dakika anlatın.Anlatın ki bizim hak ve hukukumuzun savunucuları olduğunuzu bilelim.

Sayın Cumhurbaşkanımızın  sık sık dile getirdiği gibi “damdan düşenin halini damdan düşen bilir” derler ya ben de ikinci kuşak şehit torunu olduğum için (dedem Çanakkale şehididir) bu acıyı geride kalanların yaşam koşullarını ne denli ağırlaştırdığını bildiğim için her şehit haberinde adeta ben de şehit oluyorum.Siz bakmayın işin propaganda kısmına,bir süre sonra o şehitler ve aileleri unutulup gidiyor.Örnek mi veriyim,mahalledeki tüm yollar asfalt yapıldı,benim yolum ise diz boyu çamur.(Sayın Necip Çarıkçı”nın kulakları çınlasın).

Son söz, Demokrasi otoriteye karşı gelme hürriyetinin bulunduğu yönetim şeklidir. Arif olan anlasın diye.

Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1896 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim