Ceren Cansu Yılmaz

Ceren Cansu Yılmaz

ADALET, ADALET, ADALET…

Yazının başlığında defalarca tekrarladığım Adalet, mülkün temeli olan, gelişmişliğin en temel göstergesi olan, devletin en önemli ilkesi.

İki gün önce ülkemizde bir hukukçu olarak utandığım, savunduğum adaletin her bir temelinin yine ayaklar altına alındığını gördüğüm bir karar verildi. Pınar Gültekin davasında sanığa, katile, caniye haksız tahrik indirimi uygulandı. Ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen sanık haksız tahrik indirimi uygulanarak, yani cezası indirilerek sadece 23 yıl ceza aldı. Bir insan genç yaşında hayattan canice koparıldı. Önce dövülerek bayıltıldı yetmedi canlı canlı yakıldı o da yetmedi cesedi bir varile konuldu, üzerine beton döküldü. Bakın size bir insan “CANLI CANLI YAKILDI” diyorum. Canavarca hislerle, insan öldürdü diyorum. Neyin hasız indirimi bu? Bu kişiye ceza indirimi uygulamanın ne gibi bir gerekçesi olabilir. Bunun için hukukçu olmanıza, kanun bilmenize gerek yok her şey ortada, kanun ortada, delil ortada, vicdan ortada.

Ülke olarak öyle bir hale geldik ki, mülkün temeli olarak bahsettiğimiz adalet noktasında her geçen gün olanlara akıl sır erdiremiyoruz. Avukat olarak bizler de bunun nasıl olduğu bize sorulduğunda verecek cevap bulamıyoruz. Çünkü sözün bittiği tere geldik artık. Her gün diyoruz kadın cinayetleri bitsin, kadına yapılan şiddet bitsin diye avaz avaz bağırıyoruz, güçlünün güçsüze zulmü bitsin diye uğraşıyoruz ama sonra verilen kararlar karşısında ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Bu kadın erkek meselesi değil bu adalet meselesi, bu insanlık meselesi, bu vicdan meselesi. Biz insanlık olarak o gencecik yaşta yitip gidenlere canlarının hesabını veremiyoruz. Utanıyorum, bir hukukçu olarak, bir avukat olarak en çok da insan olarak bu hesabı veremediğim için nefes aldığım her an utanıyorum!

Dediğim gibi bu bir kadın-erkek meselesi değil bu bir adalet meselesi. Her geçen gün ellerimizden göz göre kayıp giden adaletin meselesi. Şimdi güçlü güçsüze zülüm ederken ses çıkarmayıp, haksız tahrik indirimi uygulanırken sesini çıkarmayanların da iki gün sonra o adalete ihtiyacı olacak işte. O zaman adaletin tecelli etmesini umut etmek ise nafile olacak. Tüm insanlığın es geçtiği nokta bu.

Bitmedi, bu dava böyle bitmeyecek. Güçsüze zulmeden herkes hak ettiği cezayı almadan, biz o yitip giden canlara hesabımızı vermeden bu davalar bitmeyecek. Adalet er ya da geç tecelli edecek. Adaletin terazisi bir gün şaşmayacak. Biz görür müyüz bilmem ama son nefesime kadar bunun için uğraşmaya devam edeceğim. Umutla, sabırla…

Utanıyorum Pınar, adalet adına, insanlık adına çok utanıyorum. Ama bil ki buradayız. Mücadelemiz bitmedi, daha yeni başlıyor…

Haftaya görüşmek dileğiyle. Sağlıcakla kalın…

Bu yazı toplam 563 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar