BAKİR KAYIN ORMANIMIZ VAR MI DEMEYİN ?

Antroposen çağında yerküreye hakim olduğumuzu sanarak nelerin kaybına sebep olduğumuzu pandemi kilitlemesiyle birazcık öğrendik.

Özünde - doğayı taklit - yatan bakir orman araştırmaları ,ormanların doğaya yakın temeller üzerinde yönetilmesi için bilgiler verir. Fakat silvikültürcü Turcheim’a göre (1933); bu bakir ormanı körü körüne taklit etmek değildir. Özellikle bizim için yararlı olan kuralların belirlenmesi kaçınılmazdır .

Hatta daha ileri giderek, diğer bir silvikültürcü Leibundgut (1991): “ Daha önceden bakir ormanı tanımamış veya yapısını anlamamış bir ormancının bu gün ormana karşı olan sorumluluğu kesinlikle ciddiye alınmamalıdır” diyerek bakir ormanın bir ormancı için önemini çok belirgin olarak vurgulamaktadır.

Bakir orman tanımını kısaca ele alacak olursak; “ Doğal olarak oluşmuş ,insan tarafından doğrudan veya dolaylı olarak değiştirilmemiş orman” a denir.Bakir ormanlar sabit bir orman meşceresi olmayıp ,aksine çok farklı bitki ve hayvan toplumlarından oluşan,küçük alanlı,değişik yaşam evrelerinde olan mozaik yapı gösterirler (A.H.Çolak.2001 ).

Olur ya… belki de aklınızın bir köşesinden geçebilir. Ülkemizde veya dünyadaki başkaca coğrafyalar da balta, motorlu testere , güçlü kesici ekipman yüklü traktörler girmemiş birincil bir orman bulunur mu acaba ? diyebilirsiniz.

Buna 1993-1995 yıllarında meslek yaşantımda bir öyküyle , pek de iç açıcı olmayan bir yanıt vermeye çalışacağım.

Ülkemiz ormanlık alanlarının % 6.6 sı oranında yer kaplıyan doğu kayını ormanlarının iç yapı dinamiğini araştırmak için Hollanda’lı araştırmacı Dr.Rob Peters ; İstanbul ve Trabzon Or. Fak.hocalarımızla iletişim kurarak,Türkiye’ye gelmek istemişti. O yıllarda doğu kayını üzerinde 2-3 araştırma projesinde çalıştığım için konu tarafıma hocalar tarafından iletilince, bu isteğe olumlu cevap vermek zorunluluğunu hissetmiştim.

Ancak hafızamı sorguladığımda,doğu kayını ormanlarından Karabük-Büyükdüz Araş.Ormanı ve Bolu-Yedi Göller Milli Parkı rezerv bölmelerinde (çok öncesi bilinmemekle birlikte) en az 40-50 yıldır devletçe kesim yapılmadığından uygun olabileceğini düşünmüştüm.

Mesai arkadaşım Selami Bayrak ,daha önceleri çalıştığı Alaplı Or.İşletme Şefliği kayın ormanlarında ,geçmişte kesilmek için damga yapıldığı,fakat yol olmayışından dolayı istihsal edilmeyen bölmeler olduğu bilgisini verdi.Or.İşletmesiyle temasa geçerek bilginin doğruluğunu ve kesimin henüz yapılamadığının teyidini aldık.

Bir gün Dr. Rob Peters Bolu’ya çıkıp geldi. Bolu’dan Dr.Peters,Selami Bey üçümüz, Alaplı’ya vardık.Alaplı-Yığılca ilçeleri hududunda yer alan adı geçen bölmeleri bilen iki Or.Muh. Memuru alarak araçla gidebildiğimiz yere kadar gittik. Sonra yaklaşık 3 saatlik ,insan boyunu aşan orman altı florası mor çiçekli ormangüllerini aralayarak ,sanki bir belgesel filmi çekiminde figüranlar gibi yamaç araziye tırmandık.

Orman İşletmesince kesime girilememiş bölmeye vardığımızda ,öğle vakti geçmiş ve acıkmıştık.Poşetlerde taşıdığımız,domates,peynir,zeytin ekmekleri çıkartıp ormangülleri arasında yemeğe koyulmuştuk ki …100 metre kadar ilerimizde bir hışırtı sesi geldi. Memur arkadaşlar ayağa kalkıp ilerlediler. Muhtemelen ormanın asıl sahipleri yabanıl hayvanlar olabileceği inancı bizde hakimken; üç katır ve iki orta yaşlı orman köylüsü çıkageldi. Bakir ormanın kendi haline bırakıldığını bildikleri için rahatça kazma ve kürek saplığı olabilecek sırıklık ve direklilik çağındaki fertleri kesmeğe geldikleri anlaşıldı .Ellerinden kesici materyaller alınıp oradan uzaklaşmaları istendi. “Balta Girmemiş Orman”büyüsü kaybolmuştu.

Kumanyamız bitince ,bir poşete doldurduğumuz atıkları memur arkadaşımız hayatında hiç poşet görmemiş bakir ormanın ormangülleri arasına boca etmişti.Birdenbire yerinden kalkan Hollanda’lı misafirimiz atılan poşeti yerden alıp çantasına yerleştirdi. Bizler ise , şok olmuş ,suspus,bir de okkalı bir çevre dersi almıştık..!

Gözlemlerimizi yapıp o bölmeden ayrıldık. Oradan deneme alanı alınmamıştı .Ertesi gün Karabük –Büyükdüz Araş.Ormanı’mızın kayın ağacı bulunan rezerv bölmelerine eriştik.Tümüyle bakir olması şüphe götürse de - doğaya çok yakın- tarif edilebilecek bir rezerve bölmesinde deneme alanı alındı.Ölçmeler iki –üç gün sürdü. Aradan bir buçuk yıl geçtikten sonra ise , Dr.Peters’in dünyada mevcut kayın ağacı türleriyle ilgili araştırması doğu kayını da eklenmiş olarak yayınlanmış ve Bolu’ya gönderilmişti.

Yine o yıllarda ( tahminen 1996 yılı) Yedigöller Milli Parkının Dirgine Orman İşletmesinin kesim yapılmayan bölmelerinde dikili kuru ve kabuk böcekli ağaçların damgalanıp sahadan çıkarılması Orman Genel Müdürlüğüne teklif edilmiş ve 3-4 km.lik yol yapılması istenmişti. Zamanın Milli Parkçılıktan gelen Orman Bak. Müsteşarı bu istemi, politik baskılara rağmen bir teknik heyetle incelenmesini emirleyerek engel olmuştu. Ankara’dan gelen entomolog ve hava kirliliği uzmanlarıyla tüm rezerve alanları dolaşmış kurumaların böcek tasallutundan ziyade ormanın doğal yaşlanma süreci yaşadığını bildiren raporu hazırlamıştık.

Günümüzden 6 yıl öncesinde ise ,65 yıllık Karabük Araştırma Ormanı kapatılmış, rezerv bölmelere ise, kesim girmesi kararlaştırılmışdır.

2021 yılında ise ,Bolu- Köroğlu Dağlarında bulunan en az 55 yıllık Şerif Yüksel Araştırma Ormanı üretim amaçlı fonksiyona dönüştürülmüştür.

Bir bakir orman haberini BBC News 2017 yılında bildirmişti : Avrupa Kıtasında en eski ,en büyük bakir ormanı Polonya’da Bialowieza Ulusal Doğa Parkı karmaşık bir süreçten geçmektedir.Şu anda Polonya ve Belarus arasında paylaşılan bu park 4640 hektar bir doğal alanı kaplar.Geyik,karaca,vaşak ,kurtları içeren faunanın en tipik mirası geçmişten gelen Avrupa Bizonu ’na sahip oluşuyla ünlüdür.

Polonya Hükümeti 2016 yılında bakir ormanın dikili ağaç kesim etasını 4 kat artırdı. Sebep olarak kabuk böceği tasallutunun önüne geçmek için bu kararın alındığını savundu. Greenpeace Çevre Örgütü, bilim insanları ve halk bu kararı protesto edip, Avrupa Birliği Yönergelerine aykırı olduğunu iddia ettiler.

Avrupa Adalet Divanı , 2017 yılında Polonya Hükümeti’ ne ait ”Dünya Mirası Listesi” ne dahil, 10 bin yıllık tarihi olan Bialowieza Ormanı’nda ağaç kesilmesinin acilen yasaklanması yönünde karar vermiştir.

Doğa korumada biyolojik denge, yabancı işlemlerden sürekli zarar görür .Ekolojik gerekçe dışında ,ekonomik,psikolojik ve tıbbi,bilimsel ve pedagojik,etik gerekçeler tahriplerin durdurulması için önemli gerekliliktir.

Yazımı,“Bakir ormanda olsa, bir poşeti onunla tanıştırmamız bize müthiş bir çevre dersi oldu.”diyerek sonlandırıyorum. Sağlıcakla kalınız.

KAYNAKLAR:

BBC News 2017: Avrupa’nı en eskiormanı Bialowiza’da ağaç kesmek yasaklandı.

Alper H.ÇOLAK 2001: 0rmanda Doğa Koruma

Bu yazı toplam 1001 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.