İlhami Candemir

İlhami Candemir

BANA GÖRE

Sayın okuyucular “herkes BİLDİĞİ işi yapsın” mealinde bir atasözümüz vardır.İşte ben de BİLDİĞİMİ SANDIĞIM birkaç konuyu- yüzeysel olarak da olsa- siz sayın okuyucularla paylaşmak istiyorum.

Bana göre, toplumların ayakta kalmalarını sağlayan unsurlardan birisi ve en önemlisi HUKUKTUR. Hukukun kullanıma (tedavüle)sunulmuş hali MEVZUATTIR.Mevzuat ise kanun,tüzük,yönetmelik,kararname vs. gibi NORMLAR bütünüdür.Tüm bireylerin o normları BİLDİĞİ farz edilir ve saygı duyması istenir.Bu durum evrensel hukukta “kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” olarak tanımlanır.Nitekim Türk Ceza Kanununun 4.maddesinde” ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz” denilmektedir. Keza 5.maddede “bu kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır” deniliyor. Halen kanun, tüzük, yönetmelik, kararname gibi binlerce MEVZUAT kullanımdadır. Bu mevzuatın içinden sadece kanunu ele alırsak en son kanun numarasının 7410 sayılı olduğunu görüyoruz. (Rakamı googleden aldım,hata varsa sorumlusu googledir).Bu rakama,son yıllarda kanun yapma yöntemi olarak benimsenen ve bir TEK numara ile onlarca kanunda değişiklik içeren “torba kanunlarını” da nazara alırsak devasa bir KANUN YIĞINI ile karşı karşıya olduğumuz görülmektedir.İşte bu devasa mevzuatın her birey tarafından yani herkes tarafından ”BİLDİĞİ FARZ EDİLİR”.Bu kural yani “Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” kuralı ,zaruretin karşımıza çıkardığı, istenmeyen ve fakat kabulden öte alternatif çözümü olmayan bir kuraldır.Yani bireylerin aleyhine gibi görünen “kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” ilkesi zaruretin sonucu ortaya konulan bir ilkedir.Öyle de olması gerekir.Aksini kabul edersek o zaman her suçlu “ben kanunu bilmiyordum” diyerek şapkasını alıp giderdi. İşte “hukukta çare tükenmez” sözü burada kendini göstermektedir. Ancak sanık aleyhine gibi görünen bu İSTİSNAİ durumu bir tarafa bırakırsak ceza hukukunun GENEL ESPRİSİ daima sanık LEHİNEDİR . Hiç kimse bir diğerine ceza verirken tabii ki HAZ duymaz.Bu nedenle idam cezalarını veren yargıçlar, imzada kullandıkları kalemlerini kırarlar. Şimdi gelin sanık lehine olman düzenlemelere bir bakalım;Türk Ceza Kanunu’nun 61.maddesine göre TEMEL CEZA belirlendikten sonra, önce ARTIRMA, sonra İNDİRME yapılır.Önce artırma sonra indirme kuralı da sanık LEHİNE düzenlenmiş bir kuraldır. Detayına girmeden diyorum ki temel cezayı önce artırıp sonra indirdiğiniz zaman ortaya çıkan sonuç ile temel cezayı önce indirip sonra artırdığınız zaman ortaya çıkan sonuç farklıdır. Bu nedenle SANIK LEHİNE sonuç doğuran “önce artırım sonra indirim” kuralı uygulanır. Yine sanık lehine olan bir başka kural daha vardır, “ŞÜPHEDEN sanık yararlanır “ilkesi. Ceza Mah.lerinin kararlarında genel olarak ”ŞÜPHEDEN uzak, inandırıcı, kesin” delillerden söz edilir.Ne var ki son yıllarda sanık lehine yorumlanan ŞÜPHE ikiye bölünerek KUVVETLİ ŞÜPHE tanımı getirilmişti ki bu tanımla şüphenin sanık aleyhine kullanılabilmesinin kapısı aralanmıştır.(CMK.Md.100).Sanık lehine olan bir diğer husus ise yargıca tanınan indirim yapma hakkıdır(Takdiri indirim hakkı).Bu hak ceza tertip edildikten sonra en son kullanılan bir haktır.Bu öyle bir hak ki hakim ağırlaştırılmış müebbeti müebbete,müebbeti ise 25 yıl hapis cezasına çevirebilir,diğer hapis cezalarında ise 1/6 oranında indirim yapabilir.(TCK.Md.62).Yani buna ipten alma da diyebiliriz.

Sayın okuyucular hukuktan sonra gelelim siyasete; Bana göre;

Dün TV kanallarına bir haber düştü;5-6 Afganlı, 7-8 Pakistanlı ve Bangledeş’liyi rehin alarak fidye istemişler ve tabii rehineler kurtarılmış ve Afgan’lılar tutuklanmışlar. Bu durum bana göre hiç de hoş değil, “bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete” dedirten bir olay.

Yine üç gün önce haber kanallarına, Afganlı bir çobanın kendisine emanet edilen hayvanları gizli gizli satarak iki milyon Tl.lik vurgun yaptığı,yakalandığı ve mahkeme tarafından adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı haberi düştü.Bana göre ders alınması gereken bir başka olay.

Devam edelim,bir ay kadar önce maliye bakanının ”bu sistemden dar gelirliler hariç tüm kurum ve işletmeler kar ettiler” demişti. Muhalefet cenahı 15-20 gün maliye bakanının bu söyleminin etrafında tur attı.

15-20 gün, Cumhurbaşkanımızın “sürtük” sözü ile meşgul olan muhalefet bu kez de Bülent Aranç’ın “kral çıplak”sözü ile oyalanmaktadır. Eyyyy muhalefet(C.Başkanımız eyyy der de bu gariban demez mi der ve eyyy muhalefet dedim) iktidar sözcülerinin “kuşa bak kuşa bak” diyerek en kutsal değerlerimiz olan Türk vatandaşlığının, vatan topraklarının leblebi gibi yabancılara satıldığını,yabancıların mülk almak için kuyruklarda beklediklerini gören vatanseverlerin- şehit torunu olan ben de dahil- vicdanlarındaki yangını göz yaşları ile söndürmeye çalıştıklarını görmüyor musunuz?Bana göre, iktidar sözcülerinin LAFLARINA değil YAPTIKLARINA baksanız iyi olur.

Sayın okuyucular, yine bu gazetede İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması ile ilgili bir yazı kaleme almıştım. O yazımda “sözleşme hangi kapıdan girmişse o kapıdan çıkar” yani sözleşme TBMM tarafından kabul edilerek KANUN vasfını kazandığından ancak kanunla çıkılabilir” demiştim. Konu Danıştay’a götürüldü.Kadın dernekleri, platformları, yanlarına aldıkları diğer dernek ve platformlarla birlikte davayı yakından takip etmektedirler.

Adeta cansiperane çalışıyorlar. Bu emeklerinin boşa çıkacağı endişesini taşıyorum.Zira Danıştay davayı kabul ettiğinde iktidar partisi yanına destekçisi MHP yi de alarak üç günde yeni bir KANUN çıkarıp İstanbul Sözleşmesi’nden pekala çıkılabilir.İşte o zaman-ben de dahil-otobüsü kaçırmış yolcu misali arkasından baka kalırız diye endişeleniyorum.Bana göre, Danıştay’ın davayı kabul etmesi durumunda davul-zurna ile halaylar çekerek sevinmenin uzun sürmeyeceği de hesaba katılmalıdır.

Bana göre bu günlük bu kadar,Nokta.Hoşça kalın.19/06/2022 İLHAMİ CANDEMİR

Bu yazı toplam 653 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.