Bunalım

            26.04.2004

Yaşam içinde herşeyin gönlünüzce geliştiğini söyleme olasılığı yok. İnsanların mantıklı hareket edemediği en tehlikeli dönemlerdendir çocukluk ve gençlikte yaşananlar. Çocukluk döneminizde rotayı aile bireyleri çizer. Davranışların kontrolü anne ve babadadır. Uzaktan kumandalı da olsa çocuklarının gelişimleri sürecinde onların davranışlarında meydana gelen değişikliklerin farkına varıldığında kendi düşünce çerçevesinde olayları değerlendirip yönlendirmeye çalışırlar.

Ataerkil aile yapısında dede torun aynı evde yaşıyor, birlikte sofrayı paylaşıyorlarsa hakimiyet dedede ve dedenin yaşadığı dönemin sistemi içinde otorite sağlanmaya çalışılır. Çocuğun asıl sahipleri, ana-babaya pek fazla sorumluluk verilmez. Bu olay, kırsal kesimde ve küçük toplumlarda halen böyle devam eder. Emir komuta yetkisi bazen komşulara da geçebilir. Yönlendirmelerde etkin olunmaya çalışılır.

Bu yöntem gençlik dönemlerinde de fazla sapma olmadan sürdürülmeye çalışılır. Oysa, ergenlik çağı dediğimiz fiziksel değişimlerin yoğunlaştığı dönemdir bu dönem. Pek fazla müdahale edilmesinden hoşlanılmaz. Herşeyin doğrusunu kendilerinin bildiği efelenme içindedirler. Karşı cinse ilgiler başlar, hayal gücü renklenir, rüyaları değişik ve renkli fotoğraflarla süslenmeye başlar. Eğriyi doğruyu ayırt etmek zordur. İstedikleri, düşledikleri şeylere ulaşamadıklarında, bunalıma girerler.

Komşunun müdahalesi özgürlüğe yapılan baskıdır. Ailenin müdahalesi ilkel davranıştır, çağın gerisinde kalmaktır, isyanların başladığı dönemdir. Ben bilirim inatlaşmasının doruk noktaya ulaştığı dönemdir. Bu çağlar, ya ilköğretim son sınıfları, ya da lise çağlarına rastlar. Genç, zamanının çoğunu aile ortamının dışında gözden uzakta geçirir. Okul, öğretmen ve arkadaşlarla geçen bu süreçte, bu gençlerin en büyük yardımcıları okullarımızdaki rehber öğretmenlerimiz olacaktır.

Böylesi bunalımlı dönemde bu zor geçişi rehber öğretmenler sağlayacaktır.

Bu görev, sağlıklı bir biçimde gelişir mi?

Bunun yanıtını gelişen olaylarda bulmak mümkündür. Şöyle bir başınızı çevreye çevirip bakın, görürsünüz.

Bu yazı toplam 1027 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.