DÜNYANIN EN ÇOK OKUNAN VE EN ESKİ KİTABLARINDAN BİRİ

Kelile ve Dimne’den bahsediyorum. Bu kitabın MÖ.6.asırda yazıldığı kuvvetle muhtemeldir. Ancak Büyük İskender’in Hindistan’ı fethinden sonra yazıldığı da iddia edilmektedir. Yapılan araştırmalar şu gerçeği göstermektedir ki kitap dünyada en çok okunan ilk üç ya da beş kitap arasına girmekte, konuşulan dünya dillerine çevrilen en önde gelen kitap olarak bilinmektedir. Ancak, hiçbir kitap Kelile ve Dimne’nin macerasını yaşamamıştır.

Kitap Hindistan kralı Debşelim tarafından yazılması filozof Beydeba’ya sipariş olarak verilmiş, o da yüzlerce öğrencisiyle birlikte bir yıllık çalışma sonunda kitabı tamamlamış ve kırala teslim etmiştir. Kıral kitabın değerini idrak ettiği için onu hazine dairesinde koruma altına almış, varlığından hiç kimsenin haberdar olmaması için çok sıkı tedbirler geliştirmiştir. Ancak uzun yıllar sonra İran Kisrası Anuşirvan kitabın varlığından haberdar olmuş,” Bu kitabın bütün ilimlerin başı olduğunu, her edebin aslının onda bulunduğunu, her menfaatin kılavuzunun o olduğunu, ahiret ameli ve ilminin anahtarı ve oradaki korkulu hallerden kurtuluş bilgisini ihtiva ettiğini” öğrenmiş ve kitabın ele geçirilmesi için çalışmalara başlamıştır. Sonunda vezirlerinin de teklifiyle Berzeveyh adında bir bilgin üzerinde karar kılarak ona “Ey Berzeveyh! Erdemini, bilgini, aklını ve bulunduğun her yerde ilim talebine tutkun olduğunu anlattılar bana. Ben de seni bu yüzden seçtim. Bana ulaşan bir habere göre Hint diyarında, hazinelerinde saklı bir kitap varmış. Hazırlan! Hindistan’a göndereceğim seni. Onların hazinelerinden bu kitabı çıkarmak, mükemmel bir Farsça örneğini oradaki bilgin ve hikmetli kişiler aracılığıyla elde etmek için zekânı kullan, yumuşak ve kibar davran, aklını çalıştır! Böylece sen de faydalanmış olacaksın ondan. Biz de! Dilediğin kadar para ve ihtiyaç duyduğun her şeyi yanına al. Hiç vakit kaybetmeden yola koyul. O ilimleri ele geçirmek için ne gerekiyorsa yap! Masraf ne denli büyük olursa olsun endişelenme. O kitabı alman için hazinem senin hizmetinde olacaktır.” Der. Berzeveyh uzun ve meşakkatli bir çalışmadan sonra kitabın örneğini alarak İran’a geri döner ve Anuşirvan’a teslim eder.

Kitabın bütün dünyaya yayılması bu nüsha ile mümkün olmuştur. Ayrıca bu kitap birçok çalışmaya ve çok değerli benzer eserlerin ortaya çıkmasına da vesile olmuştur. Meselâ İran’lı sofi şair Ferîdüddîn-i Attar dünyaca meşhur Mantıku’t Tayr (Kuşların diliyle ya da Kuş Dili)adlı kitabını bundan aldığı ilhamla yazmıştır. Mevlâna Mesnevisinde birkaç hikâyesini oradan aldığını kendisi ifade etmektedir. Fransız Lafonten yazdığı fabl türü Lafonten masalları adlı kitabının kaynağı şüphesiz bu kitaptır. Araştırmacıların ortak kanaat olarak vardıkları sonuca göre Makyavel’in meşhur siyaset ve iktidar kitabı olan PRENS de birçok benzerlik bulunmaktadır. Bizim siyasetname olarak kabul ettiğimiz ve XI. yüz yıl sonlarında yazılan Kutadgu Bilig adlı kitabımızda da bu kitaptan izler bulunmaktadır. Kelile ve Dimne Emeviler’in son dönemleriyle Abbasiler’in ilk dönemlerinde İbnü’l Mukaffa tarafından Arapça’ya çevrilmiş ve bir İslâm klasiği olarak İslâm kültür hazinesine kazandırılmıştır.

Kelile ve Dimne birçokları tarafından siyaset ve ahlâk kitabı olarak tanınmaktadır. Ancak İbnü’l Mukaffa eserin “Felsefi bir derinliğe sahip olduğunu ve özünün ancak felsefi analiz yeteneğine sahip kişilerce anlaşılacağını” ayrıca “Sıradan insanlar tarafından anlaşılabilmesi için kahramanları hayvanlar olan bir biçimde yazıldığını” ileri sürmektedir. Edebiyat tarihçileri kitabı Dünya Çocuk Edebiyatının ilk örneği olarak kabul ederken, yukarda ifade edildiği gibi sultanlara yol gösteren siyaset kitabı, felsefecilerin ortak kabulü olarak ahlâk ve hikmet kitabı olarak da kabul görmektedir.

Kelile ve Dimne kahramanları hayvanlar olan bir didaktik hikâyeler topluluğudur. Kitap adını ilk hikâyenin önemli kahramanlarından iki çakalın adından almaktadır. Bütün hikâyeler hükümdar Debşelem’in Filozof Beydeba’ya sorusu ile başlar ve soruya açıklık getiren Beydeba’nın örnek hikâyeleriyle devam eder. İlk hikâye ASLAN ile ÖKÜZ hikâyesidir. Hükümdarın şu sorusu üzerine anlatılmıştır. “İki birbirini seven insanı ayıran ve aralarına düşmanlık sokan yalancı bir hilekâra bana bir misal getir” bu soru üzerine başlayan hikâye birbirini tamamlayan hikâyelerle zenginleştirilmiş ve hükümdar sorusuna tam cevap almıştır. Hükümdar daha böyle on beş soru sormuş, filozoftan dolu, dolu hikâyelerle zenginleştirilmiş cevaplar almıştır. Bu cevaplar günümüz insanı için de ibret alınacak ahlâki ve hikmetlerle dopdoludur. Okuyan herkese hazineler değerinde dersler verdiğinden kesinlikle şüphem yoktur. Günümüzden üç bin yıl önce yaşamış bu Hint filozofuna insanlık tarihi çok şeyler borçludur. Onu İslâm kültür hazinesine kazandıran İbnü’l Mukaffa ödülünü canıyla ödemiş, Abbasi halifesi Mansur tarafından her organı parça, parça ederek katletmiştir.

Dilimizde birçok tercümesi bulunan kitabın bendeki nüshası BORDO-SİYAH Dünya klasikleri arasında yayınlanmıştır. Anne ve babalara, öğretmenlere, siyasetçilere, yöneticilere ve bilhassa öğrencilere tavsiye ederim. Kalın sağlıcakla.

Bu yazı toplam 853 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum