İSTİFA ETTİ Mİ, ETTİRİLDİ Mİ?

İSTİFA ETTİ Mİ, ETTİRİLDİ Mİ?

AKP’de operasyon var.

Konuya sadece AKP İl Başkanı Ömer Sayın bağlamında yaklaşmak bu açıdan yanlıştır.

AKP’ de 17 ve 25 Aralık operasyonlarının ardından ciddi değişiklikler yaşanmaktadır.

Başbakan’ın çevresini dar oligarklar olarak tanımlanan danışmanlar ordusu kaplamış, yöntemlerini ve kararlarını etkilemektedir.

Efkan Ala’nın İçişleri Bakanlığına atanmasından sonra bu hız kazanmış seçili milletvekilleri partide ağırlığını oligarklara yakın olan Bozdağ ve bir kaş kişi dışında kaybetmişlerdir.

Milli iradeden, demokrasiden nasibini alamamış totaliter eğilimli dar oligarklar, danışmanlar seçilerek bu makamlara gelmedikleri için demokratik eğilimlerden yoksundurlar.

AKP’ de ki tasfiye sürecine geniş açıdan baktığımızda önce cemaate yakın olanlardan başlayan tasfiye giderek Cumhurbaşkanı Gül’e yakın olanları da içine alarak devam edecek, yolsuzluk operasyonlarına kaygı ile yaklaşanları da kapsayarak devam edecektir.

AKP’de gerek Başbakanı da içine alan yolsuzluk iddiaları gerekse de Cumhurbaşkanlığı konusunda farklı görüşler açıklayan kişiler hangi makamda olurlarsa olsunlar tasfiye edileceklerdir.

Bu görüşleri kamuoyu önünde açıklamaları ya da susmaları bir önem ihtiva etmemektedir.

AKP kulislerinde, dar oligarkların denetlediği bütün alanlarda, sosyal medyada, telefonlarda, fısıltı kulislerinde yolsuzluk iddiaları konusunda olumsuz ifadeler kullanmak, RTE Cumhurbaşkanlığına aday olmamalı vs. gibi görüşler açıklamak tasfiye edilmek için yeterli nedendir.

Partide Ekrem Erdem gibi baştan bu yana bütün örgütü denetleyen, AKP camiasının çok sevdiği, Abi statüsünde olan Teşkilat Başkanının tasfiyesi de bunun bir göstergesidir.

Parti içi operasyonları özünde AKP’li olmayan radikal sağ görüşlü Süleyman Soylu ve dar danışman kadrosu tarafından planlanması bu tezi doğrulamaktadır.

Ayrıca buna benzer bir şekilde ekonomi kurmayları da parçalanacak Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’te Jöleli diye tanınan Yiğit Bulut’un inisiyatifini kabul edecekler ya da bakanlıktan ayrılacaklardır.

Artık AKP eski liberal, ılımlı İslam görüşlerini savunan bir parti değildir.

Yani AKP eski AKP değildir.

Totaliter, literatürde Bonapartist Diktatörlük diye tabir edilen bir düzeni tesis etmiş tabanda AKP gençliğini militarize etmek için çabalarını artıran iktidarı şu ya da bu şekilde bırakma eğiliminde olmayan bir parti konumuna, iktidar konumuna gelmiştir.

Milli İrade kavramı dar kalıplara sokulmuş sadece AKP ve yakın çevresinin anlaşılacağı bir kavram haline getirilip içi boşaltılmıştır.

AKP olası bir seçim yenilgisinde bile iktidarı kolay kolay bırakma eğiliminde değildir.

Türkiye’de artık demokratik bir rejimin varlığından söz edebilmek mümkün değildir.

Özellikle güvenlik konusunda Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatının birleşme ve yeniden yapılanma kanun tasarıları mecliste kabul edilirse bak sen o zaman Türkiye’nin haline.

Jandarma teşkilatı da, MİT’ den sonra Efkan Ala’nın denetimine girecek düşünebiliyor musunuz?

Üst yapıda kurumsallaşmış olan faşist diktatörlük, yarı başkanlık rejimi ile de taçlandırılırsa ülkemizde hiçbir demokratik kurumdan bahsedilemeyecektir.

Faşist diktatörlüğün en küçük bir halk, muhalefet kıpırdanmasına izin vermemesi Türkiye’nin nereye doğru gittiği değil, nereye geldiğinin kanıtıdır.

Yoksa parti içinde başlayan ve giderek genişleyecek olan tasfiyelerin 30 Mart seçimleri değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıktığını iddia etmek, görevden alınanların başarı ya da başarısızlığı üzerine kafa yormak manasızdır.

Başbakan ve dar oligark danışman kadro, İçişleri Bakanı Efkan Ala, MİT Başkanı Hakan Fidan Türkiye’yi bambaşka denizlere doğru çekmektedir.

Burada yargı denetimi yoktur, muhalif ses yoktur, Avrupa Birliği standartları yoktur, çalışma yasaları, iş güvencesi yoktur, gelir dağılımın da denge yoktur, burada mezhep çatışması, faşist diktatörlük burada fırtına, her tarafı yakıp yıkan hortum, tsunami vardır.

Kısa ve orta zaman diliminde “Güzel günler göreceğiz” dizeleri bir özlemi ifade edecektir ama gerçekleşmesi için ciddi bir mücadele perspektifi, direnme azmi gerektirmektedir.

01 Haz 2014 - 00:00 - Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.