MUHAFAZAKÂRLAŞMIYORUZ MUHAFAZAKÂRLAŞTIRILIYORUZ

MUHAFAZAKÂRLAŞMIYORUZ MUHAFAZAKÂRLAŞTIRILIYORUZ

Önce şu soruyu sormak lazım

Yaklaşık bir yıl önce Şanlı Gezi Direnişi ile zam zulüm işkence düzenine, gerici AKP diktatoryasına karşı ayağa kalkan bu uğurda şehitler veren Türkiye gençliği ve Türkiye halkı, yürüyen milyonlarca kişi yüzünü bir yıl önce batıya dönmemiş miydi?

Bütün sosyolojik tespitler hemen aynı doğrultuda değil miydi?

Ne oldu da CB seçimleri yaklaşırken birdenbire Türkiye’nin muhafazakârlaştığı tespitleri yapıldı?

Bir yılda ne değişti?

Aksine 17 ve 25 Aralık operasyonları ile takke düştü kel göründü.

Bütün toplum kesimleri nezdinde Başbakan inanılmaz itibar kaybına uğradı.

30 Mart seçimlerinde AKP 2 milyon 500 bin oy kaybına uğradı.

Başta Ankara, Üsküdar gibi pek çok kentte seçimlere şaibe karıştı.

30 Mart seçimlerinde AKP fay hattının bazı kentlerde kırılamamasının sebebi CHP/Cemaat arasındaki ilişkinin halka anlatılamaması olduğu gerçeği ortaya çıktı.

Her konudan kendine ustalıkla bir mağduriyet psikolojisi çıkarmayı başaran AKP’nin bu konuda da kısmi başarı elde ettiği gözlemlendi.

Türk dış politikası dibe vurdu.

Uçaklarımız düşürüldü, Musul büyükelçiliğimiz basıldı, elçilik çalışanları rehin alındı.

Soma’da AKP taşeron sisteminin 301 şehit verilerek çöktüğüne acı da olsa şahit olduk.

Halkımızın ezici çoğunluğu Ortadoğu’daki mezhep ve etnik temelli ayrılıklara, savaşlara İslami terör örgütlerinin bölgede estirdiği teröre karşı

Bütün bu verileri birleştirdiğimiz de “Türkiye’nin muhafazakârlaştığı” tespitini yapanların ya büyük bir yanılsama içerisinde olduğunu, ya da son günlerin moda deyimi ile “algı operasyonu” yaptıklarını söyleyebiliriz.

Bunu ifade eden sosyal demokrat çevrelerin ise gösterdikleri CB adayı E.İhsanoğlu’n un muhafazakâr yapısından yola çıkarak dillendirdikleri de söz konusu olabilir.

Adaylarının kamuoyu ve partililer nezdinde meşruiyet kazanması için bu savı ileri sürdüklerini düşünüyorum.

Şimdi okuyucu muhafazakâr olmak eleştiri konusu yapılır mı, dediğini işitir gibiyim.

Evet, muhafazakâr olmak eleştirilecek bir husus değildir.

Mütedeyyin kitleler olarak ifade edilen kitlelerin İslami esaslara göre davranmaları, o yönlü yaşamalarından doğal olan ne olabilir ki?

Ama bunların sözcülüğüne soyunan ağa babalarının işi siyasete bulaştırması hatta 75 milyonluk bir halkın önüne İslam dininin Sünni mezhebine uygun bir ilke ve kurallarla bir yaşam biçimi dayatmaları buna uygun bir devlet nizamı tesis etmeye teşebbüs etmeleri bunu genelleştirmeye çalışmaları sizce bu ülkeye barış getirir mi?

Bu etnik ve mezhep temelli zorlama nereye kadar birçok etnik kökenden ve inanıştan oluşan 75 milyonluk halk kitlesini bir arada tutabilir?

Cumhurbaşkanlığı seçimine gelirsek;

Muhafazakârlığı bir siyaset malzemesi olarak yıllardır kullanan bunu yaşam biçimi haline getiren kitleleri aldatan Başbakan’a karşı dünkü basın toplantısına “Rahman ve Rahim olan Allahın adı” ile başlayan bir başka muhafazakâr İhsanoğlu’ nu çıkararak mı sürece müdahale edilecek?

Yani halk kitlelerine “Biz ülke olarak muhafazakârlaştırdık bundan sonra böyle yolsuzluklara bulaşmış bir muhafazakârı mı seçmek istersiniz? Yoksa hayatı boyunca bu tür akçalı işlerle, ihalelerle alakadar olmamış muhafazakâr İhsanoğlu’ nu mı seçmek istersiniz?”

Denilerek muhafazakârlığın bir devlet biçimi, yaşam biçimi olarak halka dayatılmasına hizmet etmiyor musunuz?

Bu halkı seçeneksiz bırakmak değil de, mecburi istikamet gösterme değil de nedir?

Buradan seçimlerde bir boykot çağrısı yapmıyorum.

Elbette oy kullanmak bir yurttaşlı görevidir.

E.İhsanoğlu’na oy verilmesin çağrısı da yapmıyorum.

Elbette seçmen kendi özgür iradesi ile sandığa gitsin oyunu ona göre kullansın temennimdir.

Elbette bu seçimde “Ehven-i şer politikası” izlemekten başka bir çare yoktur, başka seçenek bırakılmamıştır geniş halk kitlelerine.

Ben de bu politikanın gereğini yerine getireceğim.

12 Tem 2014 - 00:00 - Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.