‘İş güvencesi’ isyanı çığlığa dönüştü

‘İş güvencesi’ isyanı çığlığa dönüştü

Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Erkan Korkmaz, TBMM Genel Kurulu’nda devam Torba Yasa düzenlemelerinde görüşülen bazı değişiklikleri eleştirerek “Siyasal iktidar en temel hukuk kurallarını çiğneyerek, iş güvencemizi elimizden almaya çalışıyor” diye konuştu.

Torba yasa düzenlemesi içinde; Soma`da yaşanan kitlesel işçi cinayeti sonrasında yeniden gündeme gelen taşeron çalışmaya ilişkin düzenlemelerden madenlerdeki çalışma koşullarına, patronlara sigorta ve prim aflarından, trafik cezalarının affına kadar envai çeşit konuda değişiklik yapılmasını öngören birbiri ile bağlantısız çok sayıda yasa değişikliği bulunduğunu ifade eden Eğitim-Sen Şube Başkanı Korkmaz, “AKP hükümeti, yıllardır yasama faaliyetinin özünü zedeleyen bir yaklaşımla, birbiri ile uzaktan yakından ilgisi olmayan çok sayıda yasa değişikliğini, tek bir torbaya koyarak, "bir taşla bütün kuşları vurmak" istemektedir. Hükümetin 30 Mayıs`ta 60 madde olarak Meclis`e sunulan torba yasa tasarısı alt komisyonda 106 maddeye çıkarılmış, taşeronda çalışan işçilere ve maden işçilerine müjde diye olarak sunulan sözler tutulmadığı gibi, kamu emekçileri yeni hak kayıpları ile karşı karşıya bırakılmıştır. Özellikle iş güvencesinin etkisiz hale getirilmesi için en temel hukuk kurallarını bile yok sayan yasa değişikliklerinin gündeme getirilmiş olması, siyasi iktidarın emekçi düşmanı politikalarının geldiği noktayı görmek açısından önemlidir.

AKP hükümetinin uzunca bir süredir, mahkemelerin tamamını kontrol altına almaya çalıştığı ve bunu önemli oranda başardığı bilinmektedir. İstemediği biçimde verilen tek yargı kararına bile tahammülü olmayan hükümet, bir süredir istemediği bu tür mahkeme kararlarını da boşa çıkarmak için girişimlerde bulunmaktadır” diye konuştu.

“Hükümetin kamu çalışanlarına yönelik keyfi tasarrufu”

Korkmaz, kamu emekçilerinin hukuksal güvencesinin yargı denetimi dışına çıkarılamayacağını ifade ederek “Torba yasa ile kamu emekçilerine yönelik olarak yapılan değişikliklerin amacı hükümetin memurlarla ilgili tüm tasarruflarını yargı denetimi dışına çıkarmaktır. Böylece idare hukukunun temeli olan "idarenin her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine tabidir" ilkesi işlemez hale getirilmiş, hükümetin kamu emekçilerine yönelik keyfi tasarrufta bulunmasının önü açılmıştır. Hükümet siyasal olarak cezalandırmak istediği kamu emekçilerini bu düzenleme ile kolaylıkla sürebilecek veya memuriyetten çıkarabilecektir.

Torba Yasa Tasarısı’nda yer alan bu hükümlerin tek anlamı kamu emekçilerinin iş güvencesinin yeni bir tehdit ile karşı karşıya kalması ve bu konuda hükümete mevcut yasal sınırları da aşan yetkiler verilmesidir.

• Hükümet artık siyasi olarak cezalandırmak istediği memur hakkında kolaylıkla ve hukuksuz bir biçimde görevden alma, göreve son verme, naklen veya vekâleten atama, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği işlemleri yapabilecektir.

• İdarenin bu işlemleri eskiden olduğu gibi "telafisi güç veya imkansız zararlar doğurmuş" sayılmayacak ve bunlar hakkında yürütmeyi durdurma kararı vermek imkansız hale gelecektir.

• Hükümetin bu kararlarıyla ilgili olarak ilgili açılacak davalarda verilen yargı kararları iki yıl süreyle uygulanmayacaktır.

• Memur idari yargıdan yürütmeyi durdurma ve iptal kararı alsa bile işe yaramayacak çünkü iki yıl sonra memur aynı kadrosuna dönemeyecektir.

• İki yıl sonra bile yargı kararları uygulanmazsa yargı kararlarını uygulamayan kamu görevlileri ceza soruşturma ve kovuşturmasından muaf tutulacaktır” şeklinde konuştu.

“Hükümet kendi siyasal ihtiyaçlarına göre düzenliyor”

Hükümetin Torba Yasa’yı muhataplarına ve onların taleplerine göre değil, kendi siyasal ihtiyaçlarına göre düzenlediğini savunan Korkmaz, “Hükümet, asıl temsilcisi olduğu kesimlerin vergi, sigorta ve prim borçlarını affederken, küçük esnafa ve vatandaşa getirilen üç kuruşluk af ile asıl yapmak istediklerinin üzerini örtmeye çalışmıştır. Bütün bunları yaparken fırsat bu fırsat diyerek çeşitli nedenlerle görevden alınan ve sürgün edilen devlet memurlarının eski görevlerine dönmesini engelleyici düzenlemeler yaparak, kamu emekçilerinin iş güvencesini adım adım ortadan kaldırmaya çalışmaktadır.

“Hükümet memurluğu modeli”

AKP hükümeti, son torba yasa düzenlemesi ile mevcut hukuk kuralları ile sınırlanan yetkilerini aşarak, örneğin herkesi istediği yerde çalıştırıp, istediği yere sürgün etme yetkisini elde etmeye çalışmakta, bu anlamda en temel hukuk kurallarını bile yok saymaktadır. Torba yasa ile getirilen değişiklikler ile bir süredir tartışılan ve devlet memurlarının siyasi iktidarın çizgisinde siyasallaşması, başta eğitim ve sağlık alanı olmak üzere, kamuda yönetim kademelerde (eğitimde yapılmak istendiği gibi) siyasi iktidarın kadrolarının yer alması hedeflenmektedir. Bunun tek anlamı, Başkanlık sisteminin uygulandığı ülkelerde görülen "hükümet memurluğu" modelinin Türkiye`de adım adım hayata geçirilmek istenmesidir. Bu nedenle sorunu sadece torba yasa düzenlemesi olarak görmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Değişiklikleri basit bir yasa değişikliği olarak görmemek gerektiğine dikkat çeken Korkmaz, “Kamu emekçilerinin son kalesi olarak ifade edilen iş güvencesinin adım adım gasp edilme sürecini, sadece kamu hizmetleri sunanlar açısından değil, bu hizmetlerden yararlananlar açısından da değerlendirmek ve ona göre hareket etmek, bugün her zamankinden daha önemli hale gelmiştir” diyerek açıklamalarını bitirdi.

07 Tem 2014 - 00:00 - Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.