SEYYAR SATICILIKTAN PATRONLUĞA

SEYYAR SATICILIKTAN PATRONLUĞA

SEYYAR SATICILIKTAN PATRONLUĞA
Haber albümü için resme tıklayın

HABER: Ayşegül TOPÇU- Özge ElÇİ

Gürkan Kuruyemiş'in kurucusu Hayrettin Gürkan'ın ticari başarısı filmlere konu olabilecek türden. Hayrettin Gürkan, 1965 yılında küçük bir sermaye ile el arabasında bakkallara, bisküvi,şeker,sakız ve leblebi satmaya başlar, daha sonra bir anda hayatı değişir. Gürkan, zaman içinde ticareti geliştirir. Bolu'da şu an iki tane kuruyemiş fabrikası ve beş tane dükkanı bulunan Hayrettin Gürkan'ın fabrikalarında günde 1,5-2 ton kuruyemiş üretimi yapılıyor. Hayrettin Gürkan, 48 yıllık ticari başarısını tüm samimiyetiyle Bolu Gündem'e anlattı. Mütevazi kişiliği ile dikkat çeken Gürkan'ın bayrağını şu an iki oğlu elinde bulunduruyor.
78 yıllık hayatında büyük ticari başarılara sahip Hayrettin Gürkan 3 çocuk 7 torun sahibi, Hayrettin Gürkan başarısında eşi Fatma Gürkan'ın büyük önemi olduğunu söyleyerek “Bir erkeğin eşi, erkeğine yardım edemezse erkek başarılı olamaz. Başarımın arkasında Fatma Hanım var” dedi.

Hayrettin Gürkan, 1935 yılında Bolu'da doğmuş. Yaşadığı köyden kalkıp Bolu'ya gelerek bir bakkal dükkanı alan Gürkan'ın ticari hayatı, böylece başlamış. Hayrettin Gürkan, ticari hayata başlamasını şöyle anlatıyor: “O zaman bakkalı 10 bin liraya almıştım. 7 bin lirasını peşin verdik 3 bin lirasını da banka kredisiyle aldık. Aynı dönemde üç tekerlekli bir bisiklet alarak mal da dağıtmaya başladım. Sonra 1967'de bakkalda kuruyemişçiliğe başladım. Önce bir plana koyduk. Önceden düşünürdüm kuruyemişçilik yapmayı. Çorumlu biri vardı Bolu'da kuruyemişçilik yapan. Ben ondan kuruyemiş almaya gittim. Çekirdek, leblebi ve fıstık almak istedim. 16 lira 50 kuruş tuttu. 150 kuruşum yetmedi. 150 kuruşum yetmeyince bana mal vermedi. Ben de sen bana kuruyemişleri vermezsen ben de bu işlere başlarım dedim. Bir şey yapmak için ben hep derim ki 'El hırsızı olmayacaksın, göz hırsızı olacaksın'. 1970'lerde kuruyemiş toptancılığına başladım; ama tezgah lazımdı. Denizli'nin bir kasabasından İsmail Şükün isimli bir leblebi toptancısı geldi. Ben leblebi satıyorum dedi. Ben kuruyemişçiliğe başlamak istiyorum, ama başlayamadım bana bu işi öğretirsen ben de senden leblebi alırım dedim. O da sanat satılmaz, alınır dedi. Ben sana bunu öğretirim, bir başlangıç yaparım, öyle giderim dedi. Leblebileri benden alırsın, benim de müşterim olursun dedi. Konuşurken biz kararı verdik, dükkanın ortasına leblebi ocağı koyduk tava büyüklüğünde. Ocağı yaktı, leblebileri de getirdi, bize gösterdi, para da almadı satınca gönderirsin parayı dedi. Böylelikle kuruyemişçiliğe başladık. İmalathaneyi açtık. O dönemki belediye başkanına gittim dilekçe verdim. Ben imalatçı açtım dedim. Zaten açmışsın, yapabildiğin kadar çalış dedi, imzaladı. Böylelikle kuruyemiş imalatına başladık.”

ÇOK ÇALIŞARAK İŞLERİ DAHA DA BÜYÜTTÜ
Kuruyemiş işine leblebiyle başlayan Hayrettin Gürkan, leblebi kavurmak için satın aldığı bir makinenin Ankara'daki imalathanelerde bulunan makinelerden bile daha üstün olduğunu belirtiyor. “Ankara'da bu işi yapanların dahi makineleri elle çalışırken, bizim makinemiz elektrikle çalışıyordu. Ankara'dan görmeye geliyorlardı, sen bu işi bizden daha üstün yapıyorsun diyorlardı” diyen Gürkan, çok çalışarak işleri daha da büyütüyor.

YAPTIĞIN İŞİ ÖNCE KENDİN BEĞENECEKSİN
Yaptıkları işte bu denli başarılı olmalarının sırrını da bizlerle paylaşan Hayrettin Gürkan, “Her aşçının yaptığı yemek yenmez. Biz kuruyemişlerimizin hep kaliteli olmasına dikkat ediyoruz. Bütün ürünleri çiğ olarak yetiştiği bölgeden alıyoruz. En iyisini alıyoruz ve çiğ alarak burada fabrikada kendimiz kavuruyoruz, işliyoruz” diyor. Hayrettin Gürkan, ticaret hayatında başarılı olabilmek için çalışkan olmanın önemine değinerek “Yaptığın işi önce kendin beğeneceksin, ondan sonra başkalarına beğendireceksin. Her şeyin iyisini, kalitelisini yapacaksın” diyerek gençlere de tavsiyelerde bulundu.

ÜRÜNLERİMİZ BÜYÜK MARKETLERDE DE SATILIYOR
Çetin Gürkan;”1965 yılında kuruldu. 65'te bakkaldı. Ondan sonra kuruyemişçiliğe yöneldik. 1993 yılında da şirketleştik. Bolu'da beş tane perakende satış firmamız ve bir tane faal fabrikamız var bir diğer fabrikamızda önümüzdeki aylarda organizeye açılacak. Ürünlerimiz sadece Bolu'da değil büyük marketlerde de satılıyor. Carrefour- Real gibi büyük market zincirleriyle anlaşmalarımız var. Kendin kavur kendin ye sistemi yaptık büyük marketlerde. Araçlarımız Bolu ve Düzce'de marketlere dağıtım yapıyor. Günde ortalama 1.5-2 ton kuruyemiş üretimi yapıyoruz. Kışın üretim artıyor. Yazında daha çok ay çekirdeği üretiyoruz” dedi.


13 Kas 2013 - 00:00 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.

05

atilla savaş - Bende 4 yıldır yapıyorum ama çok zor bir meslek bıktım artık

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Kasım 00:00
04

ERDOGAN - Bende boyle bi is yapmak istiyorum hayrettin amca bana yardimci olurmu acaba

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Kasım 00:00
03

Yunus EMRE KOLCU. KIRKAĞAÇ MANISA - Bravo Hayrettin amcaya

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Kasım 00:00
02

volkan - Gercekten taktireşayan bir durum helal olsun bende ticarete atilmak istiyorum findik fistik satarak

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Kasım 00:00