PROSTAT NEDİR ?

PROSTAT NEDİR ?

PROSTAT NEDİR ?
Haber albümü için resme tıklayın

Prostat, erkeklerde idrar kesesinin hemen altında bulunan kestane şeklinde, yaklaşık 20 gram ağırlığında bir salgı bezidir. Prostat üretra dediğimiz mesaneden penis ucuna kadar olan idrar kanalının başında yer alır ve üretrayı halka şeklinde sarar. İdrar yolları prostat bezinin içinden geçerek devam eder. Ergenlik döneminden itibaren faaliyete başlar ve meninin sıvı kısmını oluşturur.

Prostatın başlıca 3 hastalığı bulunur:

1. BPH (İyi huylu prostat büyümesi – Benign Prostat Hiperplazisi)

2. Prostat Kanseri

3. Prostatit (Prostat iltihabı)

İYİ HUYLU PROSTAT BÜYÜMESİ (BENİGN PROSTAT HİPERPLAZİSİ –BPH)

İYİ HUYLU PROSTAT BÜYÜMESİ NEDİR ?

Kestane büyüklüğündeki prostatın hormonların da etkisi ile özellikle 40-45 yaşından itibaren büyümeye başlamasıdır. Kanserleşme olmadan büyüdüğü için İyi Huylu Prostat Büyümesi yada tıbbi adı ile Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) olarak adlandırılır.

Prostattaki bu iyi huylu büyüme yaş ile beraber artmaktadır. BPH görülme oranı 50 yaşında % 50 iken, 60 yaşında % 60, 80 yaş üzerinde % 90 oranında görülür.

HER PROSTAT BÜYÜMESİ ŞİKAYET YAPAR MI ?

Prostat büyümesi (BPH) ile şikayetler doğru orantılı değildir. Prostat idrar kanalına doğru büyüyebildiği gibi, dışına doğru da büyüyebilir. Çok büyük prostatlarda hiç şikayet olmayabileceği gibi, daha küçük prostatlar idrar kanalında doğru büyümesi durumunda ciddi şikayetlere yol açabilmektedir. Buradaki en önemli faktör prostattaki büyümenin idrar kanalında ne derecede tıkanmaya yol açtığıdır. Dolayısıyla her prostat büyümesi tedavi gerektirmez. Belirtilere neden olur, idrar yapmayı etkiler ve idrar yollarında bozulmaya yol açarsa tedavi edilir.

PROSTAT BÜYÜMESİNİN NEDENİ NEDİR ?

Bu konuda birçok araştırma yapılmasına rağmen nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Son yıllarda kabul edilen görüş; yaşın ilerlemesine bağlı olarak erkeklerdeki Testosteron dediğimiz erkeklik hormonu ile Östrojen dediğimiz kadınlık hormonu arasındaki dengenin bozulmasına bağlı prostat üzerinde uyarıcı etki oluşması ve prostatın büyümesi şeklinde kabul edilmektedir.

PROSTAT BÜYÜMESİ KANSERE DÖNÜŞÜR MÜ ?

İyi Huylu Prostat Büyümesinin kansere dönüşmez ve kanserleşmesi söz konusu değildir. Yani kanserleşme İyi huylu prostat büyümesinden bağımsız olarak gerçekleşir. Ancak ikisi bir arada bulunabilirler.

BPH'IN BELİRTİLERİ NELERDİR ?

Prostatın büyümesi ile üretra denilen idrar kanalında tıkanma görülür. Buna bağlı olarak da idrar kesesinde düzensizlikler meydana gelir. Genel olarak prostat şikayetleri iki grupta incelenir. Bunlar üretra yani idrar kanalının tıkanıklığına bağlı obstrüktif dediğimiz, diğeri ise mesane düzensizliklerine bağlı irritatif dediğimiz şikayetlerdir.

İdrar kanalının (üretra) tıkanmasına bağlı şikayetler (Obstrüktif):

 İdrar gücünde ve akımında azalma

 İdrarı başlatmada güçlük

 Kesik kesik idrar yapma

 İdrar bitiminde damlama

 İdrarı tam boşaltamama hissi

Mesane düzeninin bozulmasına bağlı şikayetler (İrritatif):

 Sık idrara çıkma

 Gece idrara kalkma

 İdrar yaparken yanma

Ani idrara sıkışma

İYI HUYLU PROSTAT BÜYÜMESİNİN TANISI NASIL KONUR ?

İdrarla ilgili yakınmaların tek nedeni İyi huylu prostat büyümesinin (BPH) değildir. Bu nedenle BPH tanısı çeşitli aşamalarda konulur.

1. Hasta hikayesi (Anamnez):

En önemli aşamadır. Bir çok durum idrar ile ilgili yakınmalara yol açar ve prostat hastalığı ile karışır. Kullanılan çeşitli ilaçlar, idrar yolu enfeksiyonları, şeker hastalığı, idrar yolu darlıkları, çeşitli nörolojik hastalıklar idrar şikayetlerine yol açarak iyi huylu prostat hastalığı ile karşırır. Bunların sorgulanması önemlidir.

2. IPSS (Uluslar Arası Prostat Belirti Skoru):

Hastanın prostat ile ilgili şikayetlerini değerlendirmekte kullanılan sorulardan oluşan ve skorlama yapılan bir formdur. Hastanın şikayetlerini ve düzeyini anlamada yardımcı olur. Ancak asıl olarak ilaç veya cerrahi tedavi öncesi ve sonrası değerlendirilerek tedavinin etkinliğini anlamada kullanılır. Göreceli farklılıklar içermesine rağmen IPSS değerlendirilmelidir.

1. Parmakla Prostat Muayenesi:

Hasta için rahatsız edici bir muayenedir ancak prostatın kemik yapıları arasında olmasından dolayı başka şekilde muayenesi mümkün olmamaktadır.

Prostat büyüklüğü, şekli, kıvamı, kitle olup olmaması hakkında önemli bilgiler elde edilir.

İyi huylu prostat büyümesi ile prostat kanseri ayırımında çok değerlidir. PSA ve Ultrason gibi tüm tetkiklerin ve görüntüleme yöntemlerinin normal olması durumuda da kanser mevcut olabilmektedir. Parmakla muayene bu tür kanserlerin tespitinde önemli olduğunda mutlaka yapılmalıdır.

Prostat kanseri kemik sertliğinde kitle şeklinde kendini gösterir. Bu nedenle parmakla muayenede sertlikten şüphelenildiğinden prostattan biyopsi alınmalıdır.

1. PSA testi:

Prostat hücrelerinde bulunan, meninin sıvılaşmasında rol alan, ve çok az miktarda kana geçen bir enzimdir. Asıl olarak İyi huylu prostat büyümesinin göstergesidir. Prostat büyüdükçe kandaki oranı artar.

Ancak Prostat kanseri veya prostatit dediğimiz prostat iltihabı durumunda aşırı oranda bir artış gözlenir.

PSA değeri ile kanser görülme oranı:

 PSA'sı 4-10 ng/ml arasında olanlarda kanser oranı % 25

 PSA'sı 2,5-4 ng/ml arasında olanlarda kanser oranı % 22

Genel kabul PSA oranın 2,5 ng/ml geçmesi durumudan prostattan parça alınması lehinedir. Prostat iltihabı şikayetleri mevcut ise ve prostat iltihabı düşünülür ise öncesinde antibiyotip tedavisi denenebilir.

2. İdrar Analizi:

İdrarda kan veya iltihap hücrelerinin olup olmadığı değerlendirilir. Enfeksiyon, taş hastalığı, mesane tümörü veya prostat kanseri gibi hastalıkların ayırıcı tanısında kullanılır.

3. Üre ve Kreatinin:

Prostat hastalığı tedavi edilmediğinde boşaltılamayan idrarın böbreklere yansıması ve özellikle beraberinde enfeksiyon da olması böbrek fonksiyonlarını bozabilmektedir. Böbrek fonksiyonları Üre ve Kreatinin dediğimiz kan tahlili ile değerlendirilir.

BPH'da böbrek fonksiyonlarında bozulma % 6 oranında görülmektedir ve ciddi bir durumu ifade eder. Cerrahi tedavi gerekliliğini gösterir.

4. Üroflowmetri (İdrar Akımı Ölçümü):

İdrar akımının ve süresinin bir cihaz yardımıyla ölçülmesidir. Ortalama idrar akım hızı erkeklerde 15 ml/sn üzerindedir. Prostat gibi idrar yolunu tıkayan hastalıklarda idrar akımı hızı düşecek ve idrar yapma süresi uzayacaktır.

Bu teste yapılan idrar miktarı 150 ml üzerinde olmalıdır.

5. Ultrasonografi:

Karından yapılabildiği gibi makattan da yapılabilir. Prostat büyüklüğü, yapısı, kitle olup olmaması hakkında bilgi verir. Karında yapıldığı durumunda böbrekler ve mesane hakkında da bilgi verir.

Karından yapıldığı durumunda mesane dolu olmalıdır.

Makattan ultrason daha çok prostat biyopsisi için kullanılır.

1. Rezidüel İdrar:

İdrar yaptıktan sonra mesanede yani idrar kesesinde geriye kalan, boşaltılamayan idrar miktarı için kullanılan bir terimdir. Ultrason ile bakılabileceği gibi en doğru değerlendirme idrar yaptıktan sonra sonda takılarak ölçülmesidir. Ancak sonda rahatsızlık verdiğinden pek uygulanmaz. Prostata bağlı tıkanıklığı ileri derece olması durumunda idrar boşaltılamaz ve idrar kesesinde fazla miktarda idrar kalır, bu idrar enfeksiyon ve böbrek fonksiyonlarında bozulmaya neden olur. 150 ml üzerine olması durumunda ilaçla tedavi pek fayda etmemekte ve cerrahi tedavi gerekmektedir.

2. Ürodinami (Sistometri):

İdrar yollarına ve makata yerleştirilen ince bir kateter yardımıyla mesanenin dolması ve işeme sırasında basınçların ölçülmesini, yine idrar yapımı sırasında idrar akımını ölçülmesini sağlayan Üroflowmetriden daha gelişmiş bir cihazdır. Prostat hastalığı ile karışabilen mesane fonksiyonlarını bozan nörolojik (felç, parkinson, vs) yada kronik hastalıklar (Şeker hastalığı) gibi hastalıkların ayırımında yada prostat hastalığı beklenmeyen genç hastalarda kullanılır. Çoğu zaman gerekmemektedir.

3. Sistoskopi:

İdrar yollarından sokulan kameralı bir alet yardımıyla idrar yollarının, prostatın, idrar kesesinin incelenmesidir. Prostat hastalığına bağlı idrar yollarının ne derece tıkandığını gösterdiğinden yapılacak ameliyat tipinin belirlenmesinde yardımcı olur. Yine prostat hastalığına benzer bulgular veren idrar yolları daralmasını ve idrarda kanamaya yol alan ve çok daha önemli olarak mesane tümörü gibi hastalıkların tespitini sağlar. Fleksibl dediğimiz eğilip bükülebilen ve Rijit dediğimiz metal dümdüz olanı vardır. Fleksibl olanı lokal anestezi dediğimiz sadece idrar yollarını uyuşturarak yapılabilirken, rijit olanı lokal anestezi altında ağrılı olmakta dolayısıyla hastaneye yatış yapılarak ve spinal dediğimiz belden iğne yapılmak suretiyle belden aşağısının uyuşturulması ile yapılabilmektedir.

1. DÜSG, IVP ve BT:

DÜSG (Direk Üriner Sistem Grafisi): Böbrek, karın, mesane ve prostatı da içine alacak şekilde çekilen röntgen filmidir. İdrarda kanama olması veya taş gibi hastalıklarda şüphelenilmesi durumunda çekilir. Özellike böbrek, idrar kesesin taşları ile prostattaki kalsifikasyon hakkında bilgi verir

İVP - İVU (İntravenöz Piyelografi – İntravenöz Ürografi): DÜSG benzeri olan farkı damardan ilaç verilmek suretiyle belli dakikalarda röntgen çekilmesi ile böbrek ve idrar yollarının görüntülenmesini sağlar. Böbreğin çalışması, böbrekte veya idrar yollarında tıkanmanın olup olmadığı, mesanenin dolması veya herhangi bir kitlenin olması gibi çok çeşitli durum ve hastalıklar hakkında bilgi verir. Ürolojide kullanılan en faydalı tetkiklerden biridir.

BT (Bilgisayarlı Tomografi):

Gelişen teknoloji ile beraber son yıllarda ürolojide sık kullanılan bir tetkiktir. Vucüttan belirlenen ölçüde kesitler alınması ile görüntü elden edilir. Ürolojik olsun veya olmasın batındaki tüm organlar hakkında bilgi verdiğinden çok sayıdaki hastalık hakkında fikir verir.

İYİ HUYLU PROSTAT BÜYÜMESİNİN OLUMSUZ ETKİLERİ (KOMPLİKASYONLARI) NELERDİR?

Ani İdrar Tıkanması:

Prostatın ileri derece idrar kanalına doğru büyümesi ve idrar yollarını tam tıkaması ile hasta idrarını yapamaz, karın alt kısmında idrara bağlı şişlik ve şiddetli ağrı oluşur. Sonda takılarak idrarın boşalması sağlanır. İlaç tedavisi verildikten birkaç gün sonra sonda çıkarılır ve hasta tekrar değerlendirilir. Çoğu zaman bu noktada artık ilaçlar pek fayda etmez ve cerrahi tedavi gerekir.

Mesane (İdrar Kesesi) Bozuklukları:

Prostata bağlı idrar yolları tıkanmasının uzun sürmesi durumunda, mesane (idrar kesesi) bozulmaya bağlar. Başlarda idrarı atabilmek için güçlü bir şekilde kasılmaya güçlenmeye başlar, tıkanıklığın tedavi edilmemesi ve devam etmesi durumunda mesanedeki kaslar özelliği yitirir ve kasılma özelliğini kaybeder. Ameliyat sonrası idrar kaçırma ve idrar yapamamanın başlıca nedeni bu olmakla birlikte, ameliyatın faydasız olmasının başlıca nedenidir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu:

İdrarın boşaltılamaması ve idrar kesesinde geride idrar kalması, enfeksiyon oluşmasını kolaylaştırır. İdrar yaparken yanma, idrar kesesi üzerinde ağrı ve ateş yakınmaları görülebilir.

Mesane (İdrar Kesesi) Taşları:

Mesanede idrar boşaltılamaması ve idrar kesesinde geride idrar kalması, idrarın içindeki maddelerin, kristallerin çökmesini ve taş oluşmasına neden olur. Beraberinde çoğunlukla enfeksiyon da bulunur. İleri vakalarda özellikle uzun süreli tedavi edilmeyen hastalarda gözlenir.

Böbreklerin Bozulması:

İdrarı boşaltabilmek için mesane yüksek basınçlara ulaşır. Biriken idrarın da etkisiyle zamanla idrar böbrek ve idrar yollarına etki eder, böbrek ve idrar yollarında genişleme meydana gelir. Böbrek ve fonksiyonları bozulmaya başlar. Üzerine enfeksiyon eklenmesi bu süreci hızlandırır. Böbrek yetmezliği prostat hastalığında % 6 oranında görülür.

Bu olumsuz etkilerin (komplikasyonlar) görülmesi durumunda tedavi cerrahidir. İlaçlar çoğunlukla etkisiz kalmaktadır.

BPH'IN (İYİ HUYLU PROSTAT BÜYÜMESİNİN) TEDAVİSİ

İyi huylu prostat büyümesi neden olduğu şikayetler ve idrar yolları ile böbrek üzerinde meydana getirdiği etkiye göre tedavi edilir. İyi huylu prostat büyümesi tedavisi 4 şekilde gerçekleşir:

1-İzlem

2-İlaç Tedavisi

3-Cerrahi Tedavi

4-Minimal İnvaziv Tedavi

1-İZLEM:

Prostatın büyümesi mutlaka idrar yollarında şikayete yol açacağı anlamına gelmez. Prostat büyümesi ancak idrar kanalına doğru olursa ve idrar yollarını tıkarsa şikayete yol açar. Bu nedenledir ki, bazen 150 gr'a kadar ulaşan bir prostatta hiç şikayet olmayabilirken, bazen 30 gr büyüklüğünde bir prostat ciddi şikayetlere yol açabilmektedir.

Prostat büyümesi olan ancak şikayeti olmayan yada şikayetleri rahatsızlık verecek düzeyde olmayan hastalar tedavi edilmeden takip edilebilirler. Bu hastalarda kontrol aralıkları 1 yılı geçmemelidir. Bu şekilde tedavi verilmeden yapılan takiplere izlem tedavisi adı verilir.

2-İLAÇ TEDAVİSİ:

Prostat büyümesi bağlı idrar yolları tıkanıklığı kişinin hayat kalitesini bozmaya başladığında ve şikayetlere yol açtığında ilk tedavisi ilaç tedavisidir. Bu amaçla prostat ilaçları 3 grupta incelenir:

a)Alfa-Blokerler:

Prostattaki kaslara etki ederek onları gevşemesini ve idrar yollarını rahatlayıp genişlemesini sağlarlar. Etkisi hızlı başlar. Prostat büyümesi konusunda tedavi edici olmayıp sadece şikayetleri giderirler. İlaç kullanıldığı sürece etki eder, ilaç kesildiğinde etkisi kaybolur ve şikayetler geri döner. Yan etkilerinin az olması amacıyla günde 1 kez gece yatmadan önce kullanımı tavsiye edilir. Bu ilaçlar içindeki etkin maddeye göre 4 gruba ayrılır, hemen hemen etkinlikleri aynı olup sadece yan etkileri farklıdır. Bunlar:

1)Tamsulosin (Tocas®, Flomax®, Florprost®, Üromax®)

2)Terazosin (Hytrin®, Teranar®, Teraumon®)

3)Doksazosin (Cardura®, Doksura®, Kardozin®)

4)Alfuzosin (Xatral®)

Yan etkileri: Baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, tansiyon düşüklüğü, nefes darlığı, meninin geri kaçması veya azalması

a)5-Alfa-Redüktaz İnhibitörleri:

Testosteron dediğimiz erkeklik hormonuna etki ederek prostatın belli bir oranda (% 25-30) küçülmesini sağlar. Etkilerinin görülmesi için en az 3-6 ay gibi bir süre kullanılmaları gerekir. Ancak araştırmalarda prostatta küçülmeye neden olmalarına rağmen prostatın neden olduğu şikayetleri gidermede istenilen düzeyde bir etki sağlayamadıkları görülmüştür. Prostatı 40 gr'dan daha büyük olan hastalarda daha etkilidirler. Bu ilaçlar 2 gruba ayrılır:

1)Finasteride (Proscar®, Prosterid®, Dilaprost®)

2)Dudasteride (Avodart®)

Yan etkileri: Cinsel isteksizlik, cinsel fonksiyon kaybı ve iktidarsızlık, memelerde büyüme ve hassasiyet, sperm sayısında azalma

Bu gruptaki ilaçlar PSA'yı da düşürmektedirler, bu nedenle bu ilaçlar kullanıldığında PSA, 2 ile çarpılarak değerlendirilmesi daha doğru bir sonuç verecektir.

b)Fitoterapötikler:

Çeşitli bitkilerin yaprak, kök ve çekirdek gibi kısımları kullanılarak elde edilen ve prostat tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Halk arasında koca karı ilaçları veya aktarlarda satılan ve prostat tedavisinde kullanılan çeşitli bitki, tohum, çekirdek, yaprakları ile son dönemde popüler olan televizyon, gazete gibi yayın organlarında yayınlanan bitkisel kaynaklı diye özellikle vurgulanan ilaç ya da maddeler bu gruba girmektedir. Etkilikleri, faydaları, yan etkileri hakkındaki veriler ve çalışmalar yetersizdir. Son dönemde incelenmiş olan bir kısmı ise ya etkisiz olduğu ya da etkinliklerinin düşük olması nedeniyle ilaç olarak kendine yer bulamamıştır. Bu gruptaki en ünlü ilaçlar Sabal Ekstresi (Prostagood® , Saw Palmeto'dur.

NOT: Son dönemlerde özellikle televizyon, internet ve gazete gibi yayın organlarında bitkisel olduğu özellikle vurgulanan ve sanki bitkisel olması nedeniyle zararsız ancak etkiliymiş gibi gösterilen ilaç ya da maddeler dikkatli bir şekilde değerlendirilmeli ve kullanılmalıdır. Günümüzde kullanılan ve doktor tarafından reçete edilen bir çok tıbbi ilaç bitki kaynaklıdır ve uzun araştırma ve deneylerden sonra etki ve yan etkileri tespit edilerek ilaç haline gelebilmiştir. Bu tür maddelerin bitkisel olması zararsızmış gibi bir imaj oluşturulmaktadır. Morfin, eroin, zakkum, vb bir çok maddede olduğu gibi bitkisel olması bir ilacın zararsız olduğunu göstermemektedir. Bu tür maddeler etkili de olmuş olabilmekte ancak bir taraftan karaciğere, akciğere, sindirim sistemine kansere kadar giden ciddi zararlar vermiş de olabilmektedir. Bu tür aldatmacalar konusunda dikkatli olunmalıdır. Bir madde ilaç haline gelemiyor ve ancak bu şekilde satışı yapılabiliyorsa ya ondan daha etkili bir ilacın olmasından dolayı ya etkinliğinin olmamasından, ya da üretici ve satıcıların araştırılmasını istememesinden kaynaklanmaktadır. Genellikle bu tür maddeler ülkemizde Sağlık Bakanlığı onayı alamamakta, ancak Tarım Bakanlığı onayı ile piyasaya sürülebilmektedir.

3-CERRAHİ TEDAVİ

İlaç tedavisi prostat şikayetleri belirginleştiğinde kullanılır. Ancak hastanın prostat büyümesi aşırı derece ilerlemiş, ilaçtan fayda görmüyor, buna bağlı olarak tekrarlayan idrar yolları enfeksiyonu, ani idrar tıkanmaları ve yapamama, idrar kesesinin geriye kalan idrar miktarının özellikle 150 ml'den fazla olması, mesanede taş oluşması ve böbrek fonksiyonlarının bozulması yada böbrek ve idrar yollarında genişleme meydana gelmesi durumunda ilaç tedavisi ilk seçenek olmaktan çıkacak yerini mutlak olarak cerrahi tedavi alacaktır.

Transüretral Prostat Rezeksiyonu (TUR-P)

(Klasik Kapalı Prostat Ameliyatı):

Günümüzde tüm teknolojik ilerlemelere ve lazer tedavilerine rağmen prostat tedavinde en etkin ve en sık kullanılan tedavi yöntemidir. Prostat tedavisinde altın standart olarak kabul edilir.

Genellikle bel bölgesinde yapılan anestezi ile hastanın belden aşağısı uyuşturulur. İdrar yollarından özel bir alet ile girilir. Loop adı verilen halka şeklinde bir tel yardımıyla elektrik akımı kullanılarak prostat küçük parçalar halinde kesilerek dışarı alınır. Özetle prostatın ortasında yolu kapatan dokular kesilerek bir oyuk meydana getirilir.

Bu ameliyat sırasında devamlı olarak özel bir sıvı ile yıkama yapılır. Bu sıvı belli bir oranda kana geçebilmekte ve özellikle uzun süren ameliyatlarda hastada ciddi sıkıntılara yol açabilmektedir. Son dönemlerde zararı olmayan klasik serum kullanan plazmakinetik dediğimiz sistem kullanan cihazlar geliştirilerek ameliyat daha güvenilir hale getirilmiştir.



18 Nis 2011 - 00:00 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.

01

ahmet murat - Gercekten cok yararli bilgiler.Cik yararlandim Allah razi olsunemegi gecen herkesten.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Nisan 00:00