BOLU KÜLTÜR TARİHİ-2

BOLU KÜLTÜR TARİHİ-2

BOLU KÜLTÜR TARİHİ-2
Haber albümü için resme tıklayın

Salih Zeki Kutucuoğlu arşivinde bulunan, 1985 yılında Bolu Valisi Gökhan Aydıner Başkanlığında gerçekleştirilen, Bolu Kültürü Halk Edebiyatı ve Folkfor Araştırmaları Sempozyumunda okunan, “Bolu Kültürü” sunumunun ikinci bölümüne devam ediyoruz. Görüldüğü gibi Bolu Antik Tarihi araştırmaları sadece günümüze has değil. Şimdiye kadar Bolu Antik Tarihi hakkında yapılan en reel araştırma olması ile tanınan bu bilimsel çalışma, anonim.

Anadolu'da Frig hakimiyetine son veren Kimmerlerin, bir süre Bolu ve çevresinde egemen oldukları, Batı Anadolu'da etkin bir güç haline gelen Lidya Krallığı ile mücadeleye girişerek son savaşta yenildikleri, Kimmer tehlikesi ortadan kalktıktan sonra Lidya Krallığının Bolu ve çevresine iki asır kadar egemen olduklarını antik kaynaklardan öğreniyoruz.
M.Ö.7.yy. dan itibaren Trakya'dan Anadolu'ya bazı göçlerin olduğu, göç eden kavimler içinde, bölgemize isimlerini veren Bithyn'lerinde bulunduğu bilinmektedir.
Antik yazarlardan büyük coğrafyacı Amasia'lı Strabon M.S.19. yıllında yazdığı kitabında Bithynıa'yı doğuda Paflagunya, kuzeyde Pontus, güneyde Frigya epiktetos, batıda ise Marmara Denizi ile hudutlamaktadır.
Bithyn'lerin önceleri Kadıköy iye Sakarya ırmağına kadar olan bölgeye yerleştikleri, tarihin akışı içinde güçlenerek M.V.4 yy. dan itibaren Bolu'yu da sınırları içine katarak Paflagonya sınırına kadar uzanan bölgede Bithyn'ya Krallığını kurduklarını biliyoruz.

M.Ö.5.yy. dan itibaren Pers'ler Anadolu'yu istila ederek Lidya Krallığına son vermişlerdir. Anadolu, dolayısıyla Bithyn'ya Bölgesi Pers hakimiyetine geçmiştir. Pers yönetiminin zayıfladığı devirde Bithyn'ya Krallığı, kuzey komşu Heraklia Pontica (Krd.Ereğli) Site Devleti ile mücadeleye girişerek bölgenin hakimi durumuna gelmiştir. Bu dönemde Bithynion (Bolu), Kieros (Üskübü), Gratsia (Gerede) Bithynia'nın bölgemizdeki önemli şehirleridir.
M.Ö.4.yy. ortalarından itibaren birbirleri ile mücadele eden Yunan Site Devletlerini birleştirerek siyasi bir güç haline getiren Makedonya Kralı İskender, büyük bir ordu ile Anadolu'ya geçerek Pers hakimiyetine son vermiştir. Büyük İskender, Generallerinden Antigonos'u ise Anadolu ve Suriye Sat'rabı olarak görevlendirmiştir. Böylece Bithynia'da İskender İmparatorluğunun hakimiyetine geçmiştir.

1978 yılında Bolu Merkez Hisartepe üzerinde yapılan arkeolojik kazılarda, Hellenistik devir özelliği gösteren bol miktarda seramik parçaları bulunmuştur. Ayrıca bölgemizde Karadere mevkiinde bir Hellenistik yerleşmenin bulunduğu ileri sürülmektedir. Büyük İskender'in ölümünden sonra Bithynia Bölgesi Lisilisimahos'un hükümranlığına bırakılmıştır. Bu dönemde Bithyni'ya Krallığında kardeşler arasında büyük bir mücadele olduğunu Herakleia (Krd. Ereğili) Memnon'un yazmış olduğu tarih kitabından öğreniyoruz. Ayrıca Bithynia tarihin aydınlanmasında bu devirden elimize geçen az miktardaki kitabeler ve bol miktarda bulunan sikkelerden de yararlanılmaktadır. Sikkeler üzerindeki insan büstleri ise Bithyn Krallığını tanımamıza yardımcı olmaktadır. Bithynia Krallarından I. Nokamedes M.Ö.279 taht'a geçtikten sonra yalnız başına kral olabilmek için Galatları (Avrupa kelfleri) Anadoluya geçirmiştir. Bithyn'lere askeri alanda yardımcı olan Galatların Bithynia Krallığının zayıf olduğu dönemde Bolu ve çevresine bir müddet hakim olduklarını, Bolu Merkez Köylerinden Hıdırşıhlar Köyünde 1964 yılında yapılan bir define kazısında çıkan mezar buluntularından anlamaktayız. Burada yapılan kazılarda bir Galat Prensinin mezarı açılmış, mezar içindeki kıymetli altın, bronz ve fildişi eserler çıkarılmıştır. Mezardan çıkarılan eserler İstanbul Arkeoloji Müzesine götürülmüştür. Bu eserlerin üzerinde yapılan incelemede, kesin olarak Galat özelliği taşıdığı anlaşılmıştır.

M.Ö.2.yy. dan itibaren Anadolu'ya Romalılar ayak basmıştır. Batıda Bergamon Krallığı, vasiyet yolu ile Roma İmparatorluğuna bırakılmış, Bu tarihten sonra Romalılar adım adım Anadolu'yu İmperatorluklarına bağlamışlardır. Ancak bu pek kolay olmamıştır. Bilhassa Bithynia'nın Roma'ya bağlanmasında çok kanlı savaşlar yapılmıştır. Çok mücadeleci ve onurlu olan Bithyn'lerin Roma hakimiyetini tanımaları M.Ö. 75. yılına rastlamaktadır. Bithynia Kralı III. Nikomedes zamanında vasiyet yolu ile Roma'ya bırakılmıştır. Böylece Bithynia Bolu dahil Roma hakimiyetine geçmiştir. Roma İmparatorluğu Anadolu'yu beş eyalete ayırmış Anadolu'daki Bithynia bölgesi ise Roma İmparatorluğunun beş eyaletinden birisidir. Önceleri Bithynion olan Bolu'nun ismi bu tarihten sonra Claudiopolis olarak değiştirilmiştir. Bölge, dolayısıyla Claudiopolis (Bolu) bölgenin en önemli şehirlerinden birisi haline gelmiştir. Bizantion(u (İstanbul) Pontus'a bağlayan çok önemli askeri yol Claddiopolis (Bolu) dan geçerek Krateia (Gerede) ve popeipolis (Taşköprü) üzerinden Pontus'a ulaşıyordu.

Cladiopolis (Bolu): Bithynia bölgesinin önemli şehirlerinden olup Roma devrindeki önemini, Bizans devrinde de korumuştur. Şehrin adı önceleri Bithynion idi. Bölge Roma İmparatorluğunun eline geçtikten sonra Roma İmparatoru Cladios'un adına izafeten, Cladiopolis olarak değiştirilmiştir. Bu devirde şehir Hisartepe çevresinde gelişmektedir. Şehir M.S. 117-138 tarihleri arasında Roma İmparatoru olan Hadrianus'un ziyaretleri ile daha önem kazanmış, İmparator burada gözdesi Antinios ile tanışmıştır. Yanına aldığı gözdesini Mısır'a kadar götürmüş, Antinios'un Nil Nehrinde boğulması üzerine, bu duruma çok üzülen İmparator, gözdesinin adına Mısır'da bir şehir, Claudiopolis (Bolu) da şehrin en yüksek tepesi (Hisar-tepe) üzerinde, yarı tanrılaştırılmış ve adına her beş senede bir şenlikler düzenlenen Antinios için bir mabet yaptırmıştır.

Antinios Mabedi: Hisar-tepe üzerinde yaptırılan Antinios mabedine Hadrianus devri Roma sikkeleri üzerinde rastlıyoruz. Sikkelere üzerindeki mabedin, cephesi sekiz sütunlu ve kornik nizamında yapılmış olduğu görünmektedir. 1978 yılında Hisar-tepe üzerinde yapılan kurtarma kazısında muhtemelen mabede ait temeller ile mabedin krepisi ortaya çıkarılmıştır. Bolu Lisesinin girişinde sergilenen sütun parçaları ve meduze başlığı metop parçaları, Antinios mabedine aittir. Mabet doğu-batı doğrultusunda yer almakta olup arsitravları makara matifli ve lespos kymationu ile bezelidir. Frizi konsollu tipte, aralarında meduza başlı metoplar yer almaktadır. Mabet metoplarında cepheden yüksek kabartma olarak işlenmiş meduza başlarının daha insancıl olarak gösterildiği izlenmektedir. Mabedin bitirilmediği, işlenmemiş (yarı bitirilmiş) sütun parçalarından anlaşılmaktadır. Sütunların 24 yivli ve 24 setli ve 1.28 mt. çapında olduğu görülmektedir. Şehir müzesine kaldırılan ve İstanbul Arkeoloji Müzesine götürülen bazı mimarı parçaların Antinios mabedi ile ilişkili olabileceği düşünülebilir. Mabet Antinios'un ölüm tarihi M.S. 130 ile Hadrianus'un ölüm tarihi olan 138 tarihi arasında yapılmış, fakat İmparatorun ölümü üzerine, bitirilmeden yarım bırakıldığı anlaşılmaktadır.

Claudiopolis (Bolu) tiyatrosu: Antik tiyatronun yeri kesin olarak Hıdırlık tepesinin (Kültür Merkezinin üzerinde bulunduğu tepe) güney yamacında, Belediye binasının bulunduğu alan üzerinde yer almaktadır. Belediye binasının yapım çalışmaları sırasında tiyatroya ait oturma sıraları, diazoması ve aslan ayaklı şeref koltuklarının toprak altında, burada yapılan toprak hafriyatı çalışmalarında görüldüğü ifade edilmektedir. Claudiopolis tiyatrosunun Yunan benzerlerinde olduğu gibi bir tepeye yaslanarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bugün bu tiyatroya ait elimizde şehir içinde yer yer görülen oturma sıralarına ait parçalar ile il müzesine kaldırılan ve tiyatroya ait olduğu söylenen münferit mimarı parçalardan başka hiçbir belge yoktur. Bu mimari parçalardan birisi üzerinde kıvrık dal süslemeli bordürü içinde bir tiyatro maskı ve İmparator Hadrianus'un isminin geçtiği kitabeli mimari parça en önemlisidir. Claudiopolis tiyatrosuna ait olduğu ileri sürülen ve 1933-1934 yıllarında Gerede Caddesinin açıldığı dönemde bulunan gırlandlarla süslemeli ortostat blokları ve plaster parçaları ile 1972 yılında yapılan yol çalışmalarında ve Belediye binasının yapılması çalışmalarında bulunan mimarı parçaların, Hadrianus çağında oluşan Afrodisias hamamlarının plasterlerindeki ile büyük bir benzerlik gösterdiği, görüşmüştür.


12 Ara 2012 - 00:00 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.