DÜNDEN BUGÜNE BİR LEZZET SERÜVENİ

DÜNDEN BUGÜNE BİR LEZZET SERÜVENİ

DÜNDEN BUGÜNE BİR LEZZET SERÜVENİ
Haber albümü için resme tıklayın

Bazen geçmişe dönmek, eski zamanlara gitmek isteriz. Neden, hatta “niçün” dür bu geçmişe duyulan özlem? Neyse ki; Bolu'da istediğiniz zaman eskilere ait şarkılar dinleyebileceğiniz, yaşadığınız şehrin yıllar öncesine ait fotoğraflarına bakabileceğiniz, gramofondan tutun tarlalarda kullanılan yabaya kadar görebileceğiniz bir mekân var. “Kardeşim Mantı”.

Tarihi 1945'lere dayanan, sizi bu zamandan alıp çok eskilere götüren mekânın sahibi Mustafa Kırbay. Mustafa Bey ve ailesi söz yerindeyse anılarına ve geçmişine sahip çıkmış. Annesi Nadire Kırbay'ın çocukluğundan beri atmaya kıyamadığı eşyalar ilham olmuş, hem Bolu'yu tanıtmak hem de eskileri kullanılır hale getirmek için tüm dükkânlarını bu şekilde dizayn etmişler. İstanbul, Ankara, Fethiye ve İzmir'de şubeleri bulunan şirket, Bolu'da iki dükkânda hizmet veriyor. Merkezi ve imalathanesi Aktaş mahallesindeyken, bu atmosferi Gölcük Tabiat Parkı'na da taşımışlar.

KASAPLIKTAN MANTICILIĞA UZANAN BİR TİCARET ÖYKÜSÜ

“Bolu'da kime sorsanız bizi Özbesler diye bilirler.” diyor Mustafa Bey. Babası İsmail Kırbay Bolu'nun en çok bilinen, güvenilen, işini en iyi şekilde yapan kasaplarından biriymiş. Mustafa Bey'in dedesi Hasan Kırbay Bolu Belediye Mezbahası'na bağırsakçı olarak işe başlamış. 1944 depremini yaşayan aile uzun yıllar sucuk ve bağırsakçılık işine devam etmiş. Ancak Hasan Bey'in vefatından sonra tüm işler İsmail Bey'e kalmış. Ailenin geçimini kardeşi Hayri Kırbay ile üstlenmişler. 1997 yılına kadar da kendi oğulları devam ettirmiş. Mustafa Bey,“ Şimdi her kurban bayramında televizyonlarda katliam izliyoruz. Babam ve amcam o zamanlar tek başlarına bir danayı yatırır, keser, parçalar teslim ederdi. İkisinden de bir gün yorgun olduklarını duymadım.” diyor.
Mantı salonu ilk olarak yine Kardeşim Mantı adıyla Nadire Hanım ve kardeşi tarafından açılmış. 1999 depremine kadar iyi giden işler, birden tersine dönünce herkes bir tarafa savrulmuş. 1,5 yıl aradan sonra Kırbay ailesi tekrardan başlayarak bugünkü şirketlerini kurmuşlar.İlk açtıkları dükkân zamanında imalathane bile yokmuş. Mantı kapatılıp anında pişiriliyor ve müşteriye servis ediliyormuş. Sonra imalathane kurulmuş, toptan dağıtıma başlanmış ve ürünleri tescillenmiş. Günden güne pazarlama sistemini geliştiren şirket, teklifler gelmeye başlayınca franchising (isim hakkı) vermeye başlamış.Bolu ve çevresinde başlayan toptan dağıtım şu an Türkiye'nin pek çok yerinde devam ediyor. Hatta mantının müdavimi olan ancak Türkiye'ye çok sık gelemeyen müşterileri için fırınlanmış olarak Dubai ve New York'a da mantı gönderiyorlar.

“KENDİ YEMEDİĞİMİZİ, KİMSEYE YEDİRMEYİZ”

Bu lezzetin kaynağını merak edip imalathaneye giriyoruz. İmalathane görülmeye değer, her şey tertemiz ve çalışanlar oranın sahibi edasıyla işlerini yapıyor. Hamur açılıyor, uzun bir masaya seriliyor, bir grup mantılara et koyarken diğer grup harıl harıl kapatıyor. Ürünler -18 derecede iki tane odada da birikiyor, gelen siparişlere göre paketlenip dağıtıma çıkıyor. Lezzet farkı olmaması için çorbadan, kahvaltıda ki bal kaymağa kadar hepsi Bolu'dan gidiyor. Mustafa Bey özellikle gıda işiyle uğraşan işletmecilerin büyük özen göstermesi gerektiğine inananlardan, bu yüzden de şirketin sloganı “Kendi yemediğimizi kimseye yedirmeyiz.”Gıda sektörüyle neredeyse her gün karşılaştığımız sahte ürünlere inat Kardeşim Mantı'da ki tüm ürünler doğal. Ürünler %100 dana etinden yapılıyor ve menüleri de oldukça geniş. Etli ve etsiz mantı, etli yaprak sarma, mercimek ve tarhana çorbası, erişte çeşitleri, gözleme, çiğ börek, kaymaklı ekmek kadayıfı, aşure ve yaklaşık 20 çeşitten oluşan kahvaltı bulunuyor. Kahvaltıda ilgi çeken iki şey var; biri sucuk köftesi diğeri ise ufak bir ızgara da küçük demlikle gelen sınırsız çay. Mantı, sarma ve köfte de kullanılan dana etini Mustafa Bey özenle seçiyor ve tonlarca eti kendisi çekiyormuş. “İçim rahat etmiyor, dışarıda çekilen ete özen gösterilmez kemik çıkar ya da başka bir şey karışır korkusuyla kendim yapıyorum.” diyor.Mustafa Bey, Bolulu olmaktan gurur duyan ve memleketini tanıtmak için uğraşan bir işletmeci. Dolmada kullanılan yaprak Seben yaprağı, kahvaltının adı Bolu Beyi Kahvaltısı olarak geçiyor ve Bolu'ya özel, mantının üzerine serpilen keş-ceviz tüm şubelerde tanıtılıyor. Kardeşim Mantı olarak tanınmanın yanında bütün şubelerde “Bolu'nun Mantısı” etiketini kullanıyorlar. “Ekmeğini yediğimiz memleketimizi bizler tanıtmayacaksak, nasıl öne çıkacak Bolu?” diyor Mustafa Bey.

HER KÖŞEDE YAŞANMIŞLIK VAR

Dükkândan içeri adım attığınızda önce hangi yana bakacağınızı şaşırıyorsunuz. Şehir merkezinde artık göremeyeceğiniz eski köy evleri dükkânın içinde. Evlerden birinin camında Bolu kıyafetleriyle dışarı bakan iki manken görüyorsunuz. Dantelli perdeler, işlemeli örtüler, bohçalar ilk göze çarpanlardan. Masaya da tek tek elde oyalanmış servisler geliyor. Biraz arkada bir bölme var, şark köşesi şeklinde dizayn edilmiş. Tahta bir beşik, dikiş makinesi, bakır sahanlar ve eski aile fotoğrafları. Her şey o kadar ince düşünülmüş ki, tuvaletlerin kapısına alışık olduğumuz kadın-erkek tabelalarının yerine kasket ve yemeni takılmış. Dükkânın içi, patates toplanırken kullanılan örme sepetlerle aydınlatılıyor. Kasanın bulunduğu tarafta ise adaletli olmayı simgeleyen eski bir terazi var. Tüm bunların bütün şubelerde farklı konseptlerde olduğunu düşününce Mustafa Bey'e bu fikirlerin nereden geldiğini soruyoruz.“Franchising vermiş bile olsak bir dükkân açılacağı zaman annem, eşim, kızım, hatta 10 yaşındaki oğlumla beraber gidiyoruz ve uykusuz geceler başlıyor. Herkes fikrini söylüyor bunları buraya koyalım, bu tarafa köşe yapalım, masaları buraya koyarsak servis zor olur diyerek beyin fırtınası yapıyoruz. İşletmecileri, dükkân faaliyete geçmeden yalnız bırakmıyoruz. Hepimizin içine sinmesi ve her şeyin tamamlanmış olduğuna inanmış olmamız gerek. Müşterilerimiz yemek yerken bulunduğu ortamdan zevk alsın istiyoruz. Derseniz ki bu eşyaların bir sonu var mı, yok. Sağ olsun annem tüm her şeyi saklamış.” Nadire Hanım gerçekten de kıymet bilen biri olmalı ki; kendi oyuncaklarına, anne ve babasının evlilik cüzdanlarına, nişan kıyafetine kadar saklamış. Mustafa Bey'de bunu devam ettirmiş oynadığı arabaları, babasına ait çakmak ve çakıları bir camın altında tutuyor. Hatta dükkânın önünde 1978 model kırmızı bir Dodge görürseniz şaşırmayın, Mustafa Bey bu arabayla büyümüş.

KUZEY VE GÜNEY DİZİSİNİN BAZI SAHNELERİ KARDEŞİM MANTIDA ÇEKİLDİ

Gölcük Tabiat Parkı'na açılan yeni şubeleri de aynı tarzda ancak eşyalar farklı. Bir taraf tamamen sedirliyken, diğer tarafta masalar var. Asma raflarda ki çiçekli ve rengârenk yemek takımları bir restauranttan çok misafirliğe gelmişsiniz hissi yaratıyor. Çalışanların samimi ve sıcak karşılaması da bunu olumlu etkiliyor. Çalışan bayanlar da Bolu kıyafetleriyle servis yapıyor, bu karşılama dışarıdan gelen müşterilerin özellikle Arapların çok hoşuna gidiyormuş, ailecek fotoğraf çektirmek isteyen bile oluyormuş. Kapının girişinde yazan “Güveniyan, Seviyan, Yiyan” tabela gelenlerin yüzünü güldürüyormuş. Mustafa Bey dikkat çekmek için yabancı kelimeler yerine Bolu şivesini tercih etmiş.İki dükkân da geniş bahçeye sahip. Bahçenin peyzaj ve bakımını da Mustafa Bey'in eşi Sevim Hanım yapıyormuş. Çeşit çeşit çiçekler, ördekler ve eskiden kullanılan at arabası, yabalar. Su sesinin insanı dinlendirdiğini de unutmamışlar büyük ağaç gövdesinden yalak yapmışlar. Bazı müşteriler Mustafa Bey'den bahçeyi düzenleyen kişinin numarasını istiyorlarmış, eşi olduğunu öğrenince de şaşırıyorlarmış. Peki, dükkânda köy evlerinin havası olur da, bahçede domates, biber olmaz mı? Gölcük de hizmet veren dükkânın bahçesinde domates, salatalık, biber, fasulye, havuç gibi sebzeler de ekilmiş. Devamlı gelen müşteriler de buna alışmış olacak ki her geldiklerinde sebzeleri kontrol ediyorlarmış.Diğer şubelerin müşterilerinin de kaliteden, lezzetten ve atmosferden memnun kaldıklarını söylüyor Kırbay. Ünlülerin ve dizi çekimlerinin uğrak noktası ise İstanbul Emirgan'da buluna şube. Kıvanç Kasabalı ve eşi Sedef Avcı, Suskunlar dizisinin başrol oyuncusu Murat Yıldırım ve eşi Burçin Terzioğlu, genç kızların sevgilisi Kıvanç Tatlıtuğ dükkânın müdavimlerinden. Hatırlatmadan geçmeyelim, son haftalarda Kuzey ve Güney dizisinin iki farklı bölümüne ait pek çok sahne bu şubede çekildi.Mantının lezzet ve servisini anlatmaya başlamadan, farklı bir ortamda davetlilerini ağırlamak isteyenlere, nişan ve düğün organizasyonlarına ve fotoğraf çekimlerine dükkânların kapısının açık olduğunu söyleyelim.

SALATA YERİNE, TURŞU, HOŞAF VE ERİK PESTİLİ


Siparişleriniz gelmeden önce masaya Bolu'nun meşhur patatesli ekmeği, lahana turşusu, kabak hoşafı ve erik pestili geliyor. Mantı veya erişte siparişinizi sarımsaklı sarımsaksız yoğurtlu, keşli cevizli ya da karışık (hem keşli cevizli hem yoğurtlu) olarak söyleyebilirsiniz. Dolmalar tabağa özenle dizilmiş olarak, çorba ise dantel detaylı kâselerde geliyor. Serpme Köy kahvaltısıysa karnınızı doyurmadan önce gözünüzü doyuracak cinsten. Ekstra olarak patates kızartması, sigara böreği ve melemen siparişi de verebilirsiniz. Gölcük de bulunan dükkânda gölün etrafını turlayarak yemek isteyenler için sucuk-ekmek ve köfte-ekmek de satılıyor. Bolu'lu hanımların maharetli ellerinden çıkan bu lezzetli ürünlerin fiyatları da uçuk değil. Eskiler sizde de hoş bir etki yaratıyor ve lezzet arıyorsanız şimdiden afiyet olsun.

Ayrıntılı Bilgi ve Şubelerde 360° Gezmek İçin
www.kardesimmanti.com.tr


10 Tem 2013 - 00:00 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.