BABA VASİYETİ “DÜRÜST OL HARAM YEME YAPTIĞIN İŞİ DÜZGÜN YAP”

BABA VASİYETİ “DÜRÜST OL HARAM YEME YAPTIĞIN İŞİ DÜZGÜN YAP”

BABA VASİYETİ “DÜRÜST OL HARAM YEME YAPTIĞIN İŞİ DÜZGÜN YAP”
Haber albümü için resme tıklayın

Röportaj: Ayşegül TOPCU

Bolu'da baharatın markası Yukarı çarşıda Uzunöz Baharata konuk olduk. Baharat kokularını yoğun bir şekilde içimize çekerek 1960 yılından günümüze ticari hayatlarını Uzunöz baharatın üçüncü kuşağı Ömer Uzunöz sorduk o da tüm samimiyetiyle Bolu Gündem okuyucularına anlattı.

Sizi tanıyabilir miyiz?
1962 yılında Bolu'da doğdum. Bolu'da Sakarya Okulunda okudum daha sonra 50. Yıl İlköğretim Okuluna gittim. Lisede sanat okuluna gittim. Daha sonra Konya'da Selçuk Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi'nde Makine mühendisliği okudum ama babamın mesleğini devam ettiriyorum.
Bolu'da ilk baharatçı Uzunöz mü?
Bolu da biz ilk değiliz. Benim çocukluğumda bizden çok daha eski aktarlar Bolu'da vardı ama şimdi kimse kalmadı. Şuan en eski biz kaldık.
Baharatçılık mesleğine ne zaman yöneldi Uzunöz Ailesi?
Babam burayı 1960 yılında açtı. Dedem tam aktar değildi caminin öbür sokağında bir bakkaliyesi vardı. Babaannemin de yine Yukarı çarşı'da manifatura dükkânı vardı.
Dükkan da baba yadigarı diyebileceğiniz bir obje var mı?
Bizim ilk başta küçük bir değirmenimiz vardı bütün her şeyin temelini o attı. Satın aldığımız her şeyi o makinede çekerdik. Onu şimdi müzelik gibi saklıyorum. Karabiberi onunla çekiyorduk mesela.
Uzunöz ailesinin tamamı esnaf diyebilir miyiz?
Tabii ben bildim bileli bizim hep dükkânımız vardı ben dükkânda büyüdüm. Şimdi eski çarşının ahengi yok insanlar da eskiden daha sıkI diyaloglar olurdu
Son zamanlarda baharat kullanımı çok fazla Türk mutfağına yeni yeni giren baharatları düşündüğümüzde geçmiş yıllara göre talep nasıl baharata?
Aktarlık mesleği baharata merak 70 yıllından sonra başladı. Yani bu 1975- 76 yıllarında mutfak türü baharat çok yaygınlaştı. Mesela benim çocukluğumda senede 50 kg pul biber satamazdık. Yani şimdiki rakamlar çok farklı. Türk mutfağına giren baharatların yaygınlaşması kültürlerin kaynaşmasıdır. Doğuluların buraya gelmesi Antep, Maraş veya Urfa'nın kültürünün Bolu'ya gelmesi buranın kültürünün oraya gitmesidir. O kültür diyaloguyla biraz daha etkili oldu. Mesela Bolu'ya dışarıdan memur geliyor. Çiğköfte yapıyor. Bolu'da çiğköfteyi kimse bilmezdi şimdi herkes çiğköfte yapıyor. Mutfaktaki baharat tüketimi onlar sayesinde arttı.

İletişim araçları televizyon, gazetede, internet etkili mi zayıflamak için bile bayanlar şuan baharat tercih ediyor
Televizyon da yemek programlarının da artması etkili oldu. Ama Tıbbi destek anlamda baharat her zaman vardı. Dönemsel olarak moda halinde değişiklik gösterir. Mesela eskiden otlar çok satılıyordu. Bir dönem otlar bitti sular çıktı. Sular çok revaçta olmadı tablet haline geldi. Tabletler bir dönem gitti arkasına macunlar çıktı. Televizyondaki reklam yapılan objelerin gazetecilerin pompalamasıyla biraz değişkenlik gösteriyor. Ama değişmezse değişmez birkaç şeyler vardır. Bilinen çok klasik şeyler papatya, ıhlamur, nane, oğul otu, ada çayı bunlar asla değişmiyor. Bunların satış potansiyeli devam ediyor.
Aktarlar toplumumuzun vazgeçilmezleri arasında. Hastalananlar doktordan önce aktarlara uğruyorlar. Hâlbuki baharatlar doktor kontrolünde kullanılınca etkili olmuyor mu?
Özellikle belirtmek istediğim şey önce doktor sonra bizim işimiz biz doktor değiliz sonuçta her vücuda etkisi birbirinden farklı etkiler yapabilir. Mevsimsel olarak satılan şeyler değişiklik gösteriyor kışın adaçayı, ıhlamur yaza doğru bayanlar en büyük sorunu selüloit, zayıflama çayları, saç için bakım yağları ramazan da kuru incir, kayısı aşure zamanı aşurelik malzemeler gibi
Dükkanda satılan en kıymetli ürün nedir?
1. sıra da safran geliyor sonra damla sakızı geliyor. Az bulunduğu için çok kıymetlidir. Damla sakızı muhallebilerde kullanır daha çok, mide hastalığının bazılarında kullanılır. Safranda daha çok yatalak hastalarda yara falan açılmasında kullanılır.
Baharat denilince Bolu'da ilk akla uzunöz geliyor ticari başarınızın sırrı nedir?
Bunun sebebi düzgün mal satarak müşteriyi kandırmamak, ürünü olabildiğince uygun fiyata satmak. Babam Eşref Ahmet Uzunöz 40 yıldan fazla görev yaptı 75 yaşındaydı babamı kaybettiğimizde babamın bebeklik resmi var caminin duvarının dibinde dedemin kucağında otururken o kadar yani bebekliğinden beri dükkânda çarşıda. Dedemden beri gelen dürüstlük, düzgün mal satma ilkesi para kazanmaktan öte verilen hizmetin iyi olma ilkesidir. Babam ölmeden önce “Dürüst ol haram yeme yaptığın işi düzgün yap” demişti.

Size gazetemiz ve okurlarımız adına teşekkür ederim... Bende gazetenizde bize yer ayırdığınız için teşekkür ederim...


05 Mar 2013 - 00:00 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.