YAŞAMINI İSLAMA VAKFETMİŞ BİR ULVİ KİŞİ DOKTOR MUSA OKUR “TARİKAT “YOL” DEMEKTİR”

YAŞAMINI İSLAMA VAKFETMİŞ BİR ULVİ KİŞİ DOKTOR MUSA OKUR “TARİKAT “YOL” DEMEKTİR”

YAŞAMINI İSLAMA VAKFETMİŞ BİR ULVİ KİŞİ DOKTOR MUSA OKUR “TARİKAT “YOL” DEMEKTİR”
Haber albümü için resme tıklayın

Bahçelievler Mahallesinde çamlar arasında iki katlı bir ev kapıda eski bir tabela, tabelada yazanlarda da güncelleme ihtiyacı duyulmamış.
"Doktor Musa Okur, Asabiye Mütehassısı."
Hafta içi bir öğleden sonrası için Doktor Musa Okur ile randevulaşıyoruz.
Amacımız hem dini bir sohbet gerçekleştirmek hem de son günlerde Bolu Gündem Gazetesinin sütunlarına yansıyan “Tokad-i Hayreddin türbesinde neler oluyor?” haberi ile ilgili olarak Tokad-i Hayreddin Türbesinde 1990’larda kurulan Vakfın Başkanı Dr. Musa Okur’un görüşlerini almak.

Doktor Musa Okur ömrünü İslami konulara vakfetmiş, yaşam tarzı, yaşam felsefesi olarak İslami düşüncelerini dünyevi hayatına da uygulayan Bolu’nun değerli zatlarından. Kendisi tarikatların insanın kendisini arındırması, saflaştırması anlamında Allah sevgisini dolu dolu yaşamak için o sevgiye ulaşmak için kullandığı “Yol” olarak telakki ediyor. Tarikat sadece “Yol” demektir diyen Dr. Okur günümüzde tarikat ehlilerinin iç ve dış politikaya müdahale etmelerini olumlamıyor. Politika, siyasi partiler, şan, şöhret peşinde koşma, dini siyasete alet etme, hele dini kimliği öne çıkan kişilerin ticari gayeleri ile dini kişiliklerini birbirine karıştırmalarından fevkalade rahatsız olduğunun altını çiziyor.

Tokad-i Hayrettin Vakfı Başkanı olarak Doktor Musa Okur’un Vakfın amaçları, Tokad-i Hayrettin’den günümüze ulaşan bilgiler, Tokad-i Hayrettin Türbesinde olan bitenler, yine türbede faaliyette bulunan dernekle ile ilgili görüşleri, dernek ile vakfın arasındaki ilişkiler ve tasavvuf ve tarikat “Yol” konularında ki görüşlerini buraya aldık, okurlarımızla paylaşıyoruz.

“Tokad-i Hayrettin bildiğimizden beri Bolulular tarafından sürekli ziyaret edilen ve oldukça değer verilen bir yer. Eskiden bu yerin üstünde Borazanlar Yaylası aşağısında ise birkaç tane terk edilmiş ev vardı. 1960’lardan önce herhangi bir imarlı yapı bulunmuyordu. Muhittin Efendi ve Doktor Emin Acar beraberlerken buraya bir şeyler yapılsın istemişler. Benim öğrencilik zamanıma gelen o zamanlarda gittik yerini tespit ettik ufak bir mescit, misafirhane ve abdesthane yapıldı.

1990’LARDA VAKIF KURULDU

Daha sonraları bir dernek kurulmasına karar verilmiş. Bu dernek Tokad-i Hayrettin Hazretleri ile ilgili oranın imarı ve daha iyi hale getirilmesi için kuruldu. Bu dernek bir müddet devam ettikten sonra dernek başkanlığını ben aldım ve 1990’larda vakfı kurdum. Asıl niyetimiz zaten buydu. Vakfı kurup derneği feshederek mal varlığını vâkıfa aktarmaktı. Nitekim bunu gerçekleştirdik. Tokad-i Hayrettin Hazretlerinin Türbesini tüm Türkiye’ye tanıttık.

ORADAN BİR DAL BİLE KOPARILMAZ

Buranın Şu anki duruma çok üzülüyorum. Neden üzülüyorum? Sanki Bolulular oraya hiç hizmet etmemişler, oraya bir şeyler yapmak için hiç uğraşmamışlar. Buralar gökten düşmedi ki! Orası ufacık bir koruluk gibiydi. Hiçbir şey yoktu. Şimdi ise oraya yapılmış çok güzel şeyler var. Bunlar inkâr edilemez. 4 katlı çok güzel bir mescidimiz var. Bu mescit her türlü hizmete müsait... Mezarlıklar düzenlendi ve bu zamana kadar iyi bir şekilde korundu. Ağaç kesilmesine hiç müsaade edilmedi. Oralarda ağaç kesilmez. Kuru bir dal bile kesilmez. Boluluların da böyle bir anlayışı var. Oradan çiçek bile kesilmez, koparılmaz. Çocuklar yaptığında bile aileleri kızar onlara. Orası oldukça otantik bir yer. 500 senelik ağaçlar bile var.

Daha önceleri orda elektrik yoktu, yol yoktu, hiçbir şey yoktu. Bürokrasi ne dediysek yaptı. Yollar asfaltlandı, elektrik sağlanması için trafo getirildi, 2-3 km yukarıdan kaynak suyu getirildi.

O alanın bir bölümü 2B ‘ye giriyor. Vakıf olarak o bölümü almaya çalışıyoruz. 2B’ye giren alanlar Tokad-i Hayrettin’in kapısı ve çevresi, araç park yerleri ve gölet kenarlarını kapsayan 50 dönümlük arazi. Asıl merkez Orman Genel Müdürlüğüne ait.

AĞAÇLAR KESİLİRKEN İNSANIN İÇİ ACIYOR

Sizde gazetenizde bahsettiniz oralardaki ağaçların kesilmesi hakkında. Oralardaki ağaçların kesinlikle kesilmemesi lazım. İnsanın içi acıyor. 7-8 tane kurumuş ağaç vardı, belediyeden rica ettik 3 tane ıhlamur verdiler ve kurumuş ağaçların yerine onları diktik. O ağaçlar kesilirken Vâkıfa sormadılar. Bizim bilgimiz dışında gerçekleşti.

DERNEK YEKTA PALAZOĞLU ÖNDERLİĞİNDE KURULDU

Daha sonraları Yekta Bey önderliğinde bir dernek kuruldu. Muhittin Efendi ve Ahmet Efendi isimlerini biraz daha öne çıkarabilmek amacıyla. Sevk ve idare Yekta Bey’e ait Orada Vakıf ve Dernek var. Yetki paylaşımlı. Esasında yapılan binayı Orman Bölge Müdürlüğü veya Bakanlık yaptırdı. Orası üç katlı bir katını biz kullanacağız üst katını dernek kullanacak. En alt katı aş evini ise müşterek kullanacağız. Fakat bizim orda 4-5 tane binamız vardı, yıkıldı. Esasında asıl söz sahibi bizim olmamız lazımdı, mülkiyetin çoğunun Vakfa ait olması lazımdı ama bu işlere pek karışmak istemiyoruz. Vakıfta ben, Şener Bey, Doktor Emin Bey, Servet Bey, Yusuf Bey var. Her Cuma sabahı gideriz sabah namazını kılarız, dua ederiz kahvaltı yapıp geliriz.

Dernektekiler kendilerine yer açmaya çalışıyorlar. Amaç Muhittin ve Ahmet Efendiyi biraz daha öne çıkarmak olabilir. Dernek yapılan binanın tamamını istemişti ancak bakanlık daha önceden verilmiş olan söz olduğunu hatırlatarak böyle bir şeye karşı çıktı. Bakanlık vakfın kararlarını çiğnemiyor. Derneğin herhangi bir imar bakımından yaptığı bir iş yok. Derneğin vakfı yok sayması mümkün değil.

Her temmuz ayının üçüncü pazarında Tokad-i Hayrettin anma günü yapılıyor.

Hiç kimse davet edilmeden herkes gelir mevlit dinler yemek yerler sohbet ederler ve giderler. Eskisi gibi değil gerçekten çok dolu oluyor artık. Cuma Cumartesi Pazar oldukça dolu oluyor. Esasında bu işi sadece vâkıfa bırakmayıp güzel bir organizasyonla orayı biraz daha profesyonelce idare etmek lazım... Ancak dernek pek öyle düşünmüyor.”

Doktor Musa Okur Tokad-i Hayrettin Türbesinde bulunan 1990’lı yıllarda kurulan kendisinin Başkanı olduğu Vakıf ve yakın zamanlarda ihdas edilen dernek arasındaki ilişkileri bu şekilde özetledikten sonra Tokad-i Hayrettin adlı ulu zatın tarihsel ve ilmi mirası ve tasavvuf konularında açıklayıcı bilgiler veriyor.

“Tasavvufta önce ilmi konularda tahsil ve terbiye görürsünüz. Müderris olursunuz daha sonra tasavvufa geçersiniz. Tokad-i Hayrettin Hazretleri Amasya’da ve İstanbul’da tahsilini yapmış ve Hocası kendisini Bolu’ya göndermiş. İmaret camisinde ders vermiş. 1535’te vefat etmiş ancak doğum tarihi belli değil.

Tokad-i Hayrettin, Kastamonu’da Şeyh Şabani Veli Hazretleri gibi ulu kişidir.. Şeyh Şabani Veli Hazretleri oldukça önemli bir zattır. Hakkında çok yazılmış şeyler vardır. Tokad-i Hayrettin hakkında fazla bir bilgi ve yazı ne yazık ki yok. Hakkındaki kısıtlı bilgiyi de Şeyh Şabani Veli kaynaklarından alabiliyoruz.

Düzceli Muslihittin Hazretleri var onu da Tokad-i Hayrettin Hazretleri yetiştirmiş. Tarikatlarda Hazreti Peygamberimizle beraber devam eden bir silsile vardır. Tokad-i Hayrettin 28. Halkadır. Tokad-i Hayrettin Halveti Tarikatındandır. Tarikat “Yol” demektir. Tarikatlar arası herhangi bir gaye farkı yoktur sadece usul farkı vardır. Asıl amaç kendisini saflaştırmak, arındırmaktır. İnsanı Allah insanca davransın diye yaratmış insan kendisini terbiye edemezse hayvani duyguları öne çıkar. İnsanların hayvandan ayrı aklı da var. Onun için insanın kötüsünün önüne geçilmesi oldukça zordur.

Tasavvufta 6-7 kademe vardır. O kademeleri geçtikten sonra saflaşabilirsiniz. İnsan nefsini terbiye ettikçe akıl ve ruh öne çıkar. Akıl ve ruh öne çıkınca da insanlar nasıl ki peygamberler, bazı şairler bilinemeyecek bilgileri alabiliyorsa iyi insanlar da bilgi alabilir.

Bunlar üç çeşittir; Birisi ne kendi bilir ne başkası, birisi kendisi bilir başkası bilmez, biri de kendisi de bilir başkası da bilir.

Tarikatlarda sadece zikirde farklılık vardır. Halvetilerde de Esmalar farklıdır “La ilahe illallah, Allah, Hu, Hay, Kayyum; Rahman ve Vedüd” Tarikatlarda tefekkür de lazım zikir de lazım. İnsanların kendi kendilerini yetiştirmesi zor Muhakkak ki önden giden bu yolları görmüş birinin olması gerekir.

Bu tarikatların kötüye kullanılmasını kesinlikle önlemek lazım... Tarikatı kullanarak bir insan kendine fayda sağlıyorsa İslami olmaz, Tarikatlarla ticaret ve politika birlikte yürümez. Tarikatları kesinlikle politika ve ticaretin dışında tutmak gerekir. Ticari ve Politik kişiliği öne çıkmış insanlar tarikatlardan mutlaka ve mutlaka uzak durmalıdır. Camiaya, türbeye, medreseye yardım edecekse etsin ama çekip çevirmeye gelince, kendi gayeleri için kullanmaya gelince o olmaz işte. Osmanlıda ordu, siyaset ve din beraber oldukları zaman mükemmel olmuş. Aksi olduğu zaman duraklama ve gerileme dönemi olmuş. Niyetler düzgün olunca Allah’da yardım eder. Ama niyetler kötü olunca bu şekilde olur.

TOKAD-İ HAYRETTİN Mİ; HAYRETTİN-İ TOKADİ Mİ? BU TÜR SORULARLA DA KARŞILAŞIYORUZ!

Biz Bolu olarak Tokad-i Hayrettin olarak biliyoruz. İkisi arasında hiçbir fark yok. Bursa’daki Hayrettin Tokad-i ile karıştırıldığını söylüyorlar. Ama karışan bir şey yok.


18 Tem 2013 - 00:00 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.