Kime göre, neye göre yalan!..

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Bolu Temsilcisi ve Gündem Gurubu Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykan, “Basının sorunları masa başında sektör temsilcileri olmadan hazırlanmış oldu bitti maşallah ile çözülemez. Sorunu siyasiler ile birlikte çözmeliyiz” dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

TBMM Genel Kuruluna gelen “ Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile ilgili açıklamalarda bulunan Aykan,

“Çeşitli basın meslek kuruluşları ve sektörün öncü kurumları açıklamalar yaparak yasa teklifi ile ilgili çekince ve endişelerini dile getiriyor. Bir meslek mensubunun kendi mesleği ile ilgili çıkarılmak istenen yasa hakkında konuşması kadar doğal bir süreç yoktur. Bizde tamda bu doğal sürecin işletilmesi ve sektörü tamamen değiştirecek yasa teklifinin düzgün, meslek gerçekleriyle örtüşür şekilde meclisten geçmesini arzuluyoruz. Yasa tabi ki çıkmalı, Dijital mecralarda oluşan dezenformasyon önlenmeli, sektör kendine çeki düzen vermeli. Fakat herhangi bir kişi ya da kurumun Türk Basınına ayar verecek yetkilerle donatılmasının da şiddetle karşısındayız”

şeklinde konuştu. 

GÜZEL MADDELER DE VAR;

Yerel gazeteler Türk demokrasisinin temel taşıdır. Kurtuluş savaşında ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin’den bu yana yerel gazetecilerin verdiği demokrasi mücadelesi sürmektedir. Bu yasaya karşıda demokrasi mücadelemiz en üst perdeden sürecektir diyen Aykan,

“TBMM Dijital Mecralar Komisyonu ile Adalet Komisyonu’nda görüşülen 40 maddelik ‘Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine geldi. Türkiye’de basılı, görsel, işitsel ve elektronik habercilik genel bir mesleki düzenlemeye ihtiyaç duymaktadır. Yasa teklifi ile birlikte internet mecrasında görev yapan meslektaşlarımız ‘fikir işçisi’ statüsüne kavuşacak. Yazılı basında çalışan meslektaşlarımız gibi Basın Kartı alma hakkına sahip olacak. Yasa teklifi sayesinde internet mecrasında faaliyet gösteren basın kuruluşları da hak ettikleri şekilde desteklenecek, ekonomik anlamda can suyu sağlanacaktır. Yani yasa geçmesin, toptan bir istemiyoruz zihniyetiyle yasaya karşı değiliz”

ifadelerini kullandı.

ANCAK ŞUNLAR DÜZELTİLMELİ;

“Ancak, bu düzenlemeler yapılırken, gazetelerin payından kesinti yapılmamalı, teklifin ilgili maddeleri “gazetelere, özellikle de yerel gazetelere yani sağduyuya darbe vurulmadan” internet haber sitelerinin desteklenmesi şeklinde düzenlenmelidir. Kanun teklifinde yer alan 25. maddedeki “gazete veya internet haber sitesi” bölümü, mutlaka “gazete ve internet haber sitesi” olarak değiştirilmelidir. Ayrıca, ‘Toplam muhammen bedeli beş yüz bin Türk Lirasının altında’ ibaresinin, ‘Toplam muhammen bedeli elli bin Türk Lirasının altında’ şeklinde değiştirilmesi, gerekir. 27. maddedeki talebimiz ise, ‘gazetelerin en az ikisinde ve internet haber sitesinde” olarak düzenlenmesidir. Yasa teklifiyle, biz gazetecilerin kimlik kartı niteliğinde Basın Kartı’nın verildiği komisyona ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Teklifin 14. Maddesine göre Basın Kartları Komisyonu’nun 9 üyesinden 5’i İletişim Başkanlığınca atanmaktadır. Gazetecilik Meslek Yasası çıkarılıncaya kadar, mevcut teklifin genişletilmesini ve Komisyonun geniş katılımlı olarak meslek örgütlerince belirlenmiş temsilcilerinden oluşmasını öneriyoruz.”

BURASI ÇOK ÖNEMLİ;

“Yasaya eklenecek olan dijital mecralarda dezenformasyonu önleme maddeleri ise toptan keyfiyete mahal verecek kadar muğlak ibareler içermektedir. Bir haberin yalan ya da dezenformasyon içerip içermediği yargı tarafından vermesi gereken bir suç isnadıyken, bu karar verme hakkı başka kurumlara keyfiyet oluşturacak şekilde devredilmemelidir. Dezenformasyon; dünyanın ortak, önemli ve acil sorunlarından biridir. Dezenformasyon sadece iktidarların değil, iktidarı ve muhalefetiyle tüm ülkemizin sorunudur. Mutlaka mücadele edilmelidir. Ancak, konu ile ilgili cezalandırmanın, yoruma açık ve somut olmayan gerekçelerle değil, Anayasa’ya ters düşülmeden düzenlenmesi gerekmektedir. Meslektaşlarımızı zor durumda bırakma ihtimali olan; ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ başlıklı yeni bir suç oluşturulması, bizleri endişelendirmektedir. Yoruma açık olan bu düzenleme, somut olmayan gerekçelerle gazetecilerin cezalandırılmalarının yolunu açabilecektir. Bu açıklamalar doğrultusunda 29. maddenin üzerinde daha detaylı çalışılması gerektiğini düşünüyoruz. Basının sansürlenerek değil, özgürleşerek topluma ve demokrasiye katkı sağlayabileceğini hatırlatmak istiyoruz. Bu nedenle 29. Madde geri çekilmelidir"

Anayasa ile çelişmemeli;

Yasa teklifinin Anayasaya uygun, özgürlükçü, gazetelerin kapanmasına neden olmayacak şekilde çıkması için meslek kuruluşları olarak mücadele verdiklerini kaydeden Hüseyin Aykan, “Verdiğimiz mücadelede Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetiminin ve diğer meslek örgütlerinin herhangi bir gizli ajandası yok. Ajandamızdaki tek madde, basın özgürlüğü ve basın kuruluşları ile basın çalışanlarının verdiği yaşam mücadelesidir. Bileşenlerimizin hayatta kalma çabasına destek verme çabasıdır. Bu gerçekler ışığında, milletvekillerini sağduyulu davranmaya davet ediyor, Yasanın vurguladığımız değişiklikler yapılarak TBMM’den geçmesini bekliyoruz”

şeklinde konuştu.

07 Eki 2022 - 14:31 Bolu- Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.