Bolu yetkililerden cevap bekliyor, kimse oralı değil

Sudan zehirlenme vakalarının yaşandığı yuva köyünde 1 kişi hayatını kaybetmiş, 148 kişi de zehirlenmişti. Bir köyü saran zehirlenme vakasının üzerinden 4 ay geçti. Aradan geçen onca zamana rağmen konuya ilişkin kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapılmadı.

+4
Haber albümü için resme tıklayın

148 yaralıdan kimisinde görme kaybı, kimisinde kalp yetmezliği çoğunda ise böbrek yetmezliği meydana geldi. Bir kadın erken doğum yapmak zorunda kaldı. Yuva Köyü sakinleri yaşadıklarını anlattı. Zehirlenmeyle ilgili yanıtsız birçok soru var. Su nasıl kirlendi? Soruşturmada son durum ne? İşte detaylar...

10 Temmuz 2022 tarihinde ilimiz Yuva Köyü'nde sağlık ekiplerine peş peşe kusma, ishal ve karın ağrısı şikayetleri geldi. Zehirlenme vakası tespit edildi. Hastaneye başvuranların ortak kanısı, şebeke yani içme suyuydu. Vaka sayısı neredeyse her saat başı artıyordu. Yuva Köyü Çaydurt Mahallesinde bu mahallenin sakinleri 10 Temmuz günü akın akın hastanelere gitmeye başladı. İddiaya göre sudan zehirlenmişlerdi. Bir kişi hayatını kaybetti, 148 kişi ise hastalandı. Bunun üzerine çevre illere sevk edildiler ve tedavileri devam etti. Günlerce yoğun bakımda kalanlar oldu.

KALICI HASAR OLUŞTU;

Taburcu olsa dahi vücudunda kalıcı hasarlar meydana gelenler oldu. Kimisinde görme kaybı, kimisinde kalp yetmezliği çoğunda ise böbrek yetmezliği meydana geldi ve uzun süreler boyunca diyaliz makinesine bağlandılar. Bir kadın erken doğum yapmak zorunda kaldı. Peki, bunun nedeni neydi? Sudan neden zehirlenmişlerdi? Hastalar neler söyledi?

Zehirlenen ve ikinci çocuğuna hamile olan 28 yaşında Tuğba Karadağ, tedavi gördüğü esnada atak geçirdi ve kalbi durdu. Karadağ,

“7 aylık hamileydim, hiçbir sıkıntım yoktu. Çok sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirdim. Ta ki zehirlenene kadar. Bu yüzden erken doğum oldu. Ankara’ya sevk ettiler. O doğum anlarını, Ankara’ya yatış anlarını, ilk zamanları hiç hatırlamıyorum. Zaten bilincim gitmiş. Ankara’da 2,5 ay yoğun bakımda kaldım. Entübe oldum. İki sefer yoğun bakımda nöbet geçirdiğim sırada pıhtı atmış gözüme, hala daha yaşıyorum sıkıntılarını.”

ifadelerini kullandı.

OLAY SONRASI YÜRÜYEMEDİ;

Hastaneye sevk edilenler arasında çocuklar da vardı. Nursen Gülen'in üçüz çocuklarından ikisi zehirlendi. 13 yaşındaki Yiğit Gülen, yürüyemez, elini kullanamaz ve konuşamaz hale geldi. Nursen Gülen,

“Nerdeyse 4.5 aydır hastane sürecimiz var. Hala hastanedeyiz. Şu an hala hastanedeyiz, şu an rehabilitasyon merkezinde yatıyoruz. Yiğit yoğun bakım sonrası yürüyemiyordu. Kas gücünü kaybetti. Benim evladım konuşmasını yitirdi. Bununla alakalı biz şu an rehabilitasyon hastanesine yatıyoruz ve 45 gündür de burada yatıyoruz. Çok şükür ki iyi sonuçlar almaya başladık. Ama 4,5-5 aydır çocuğumuzu hastane hastane gezdiriyoruz”

sözlerini kullandı.

İlknur ile Mustafa Özkan çiftinin 4 yaşındaki oğlu Ertuğrul’da zehirlenenler arasındaydı. Ertuğrul'un da durumu Kritikti. İlknur Özkan,

“Üç defa biz zaten çocuğumu götürdük hastaneye. Karın ağrısı şikayetiyle getirdik. Serum takıp gönderdiler. Ertesi gün 20 defa falan istifra etti. Hemen zaten yoğun bakıma aldılar. Böbrekleri iflas etme durumuna gelmiş dediler. Ertesi gün Ankara’ya gönderdiler. Orda 1 hafta yoğun bakımda kaldık. 12 defa diyalize girdi.”

ifadelerini kullandı.

Mustafa Özkan,

“Ankara’da 30-40 gün civarı yattık. Yani hayatımızın en zor günleri diyebiliriz. Buradan giderken doktorlar bize bayağı bir sıkıntılı olduğunu yani hayati tehlikesinin olduğunu söylediler. Ama orada uzun bir tedaviden sonra şükür rabbime yani hastalığı biraz atlattı. Şu an tansiyon var. Eğer ilaçlarını kullanmazsa tansiyon yükseliyor. Şu an tansiyon var ama kalıcı mı olacak tekrar düzelecek mi tam olarak bilmiyoruz.”

sözlerini kullandı.

DİYALİZE HASTASI OLDU;

3 çocuk annesi Canan Adıgüzel’de 35 gün boyunca yoğun bakımda kaldı, böbrekleri iflas etti. Canan Adıgüzel,

“Üç gün sonrasında ultrasona girdim de böbreklerin ikisinde iflas edildiğini öğrenip acilen hemen 10 dakikada içinde ambulans gelip beni Ankara’ya gönderdiler. Covid bölümünde Covid oldum. Bir de orada on gün normal Covid bölümünde bir odada sadece geri kalan 25 gün boyunca da hep yoğun bakım odasındaydım. Sürekli diyalize bağlandım. Ben hala da şu anda sanki hastalanıyormuşum gibi psikolojikman aşırı derece çok kötüyüm.”

sözlerini kullandı.

Zehirlenme vakası yaşandığında Kurban Bayramıydı. Önce etten zehirlenildiği iddia edildi. Ancak gerçek daha sonra anlaşıldı. Gerçek bambaşkaydı. Neredeyse tüm köy sudan zehirlenmişti.

SEBEP SU MUYDU?

Avukat Tunahan Sarıalan,

“10 Temmuz’da ilk vakalar başladı. Ancak ilk vakaların öncesinde 21 Haziran tarihinde Bolu Halk Sağlığı tarafından buradan numuneler alındı. Bu numunelerin sonuçları 23 Haziran tarihinde çıktı. Sağlık Bakanlığı'nın Teftiş Kurulu raporunda da zaten bunlar belirli daha sonra İstanbul Halk Sağlığındaki raporlar yine vakalar başlamadan iki gün önce 8 Temmuz tarihinde sonuçları çıktı. Sonuçlarda kirlilik tespit edildi. Açıkça suyun içilemez olduğu sonuçlarda tespit edildi ve hiçbir şekilde bildirim yapılmadı”

ifadelerini kullandı.

İçme suyundaki inceleme sonucu henüz netlik kazanmadı. Yuva Köyü'ndeki, akarsu ve sondaj kuyularından da örnekler alındı. Köyün deposuna su gönderimini sağlayan sondaj kuyusu kuyudan çıkan hat üzerinde bir hasar meydana geldi ve bu hasar sonucunda da köy suyuna zehirli maddelerin bulaştığı da iddialar arasında.

Avukat Tunahan Sarıalan,

“Normalde kimyasal atıklarını taşıyan şirket burada araçlarını yıkayamaz. Çünkü taşıdıkları atık kimyasal ve hani bunları burada yıkamaları yasak. Araçlarını yıkarken o tesiste temizlik yaparken bu boru üzerinde tahribat yapıldığı söyleniyor. Bu tahribatın da şirket yetkilileri tarafından kendi imkanlarıyla düzeltilmeye çalışıldığı tanıklar tarafından bildiriliyor. Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından tespit edildi. 130 küsür bin liralık bir ceza kesildi.”

sözlerini kullandı.

İŞTE BAŞKA BİR İDDİA;

Bir diğer iddia da köyün su deposu üzerine gelen doğal kaynak suyu borusu üzerine kaçak hat çekildiği. O kaçak hatla iddiaya göre köy camiindeki bu şadırvana su taşınıyor ve buradaki su denetlenemiyor. Denetlenemeyen suyu içen köylüler ve çocuklar bu su nedeniyle zehirlenmiş olabilir. Henüz Çaydurt Mahallesi Yuva Köyü sakinleri musluk suyunu kullanamıyor. Çünkü "su" hastalığı ağır atlatan ailelerde travma etkisi yarattı.

Avukat Tunahan Sarıalan,

“Soruşturma genelinde Yuva Köyü muhtarının ciddi kusuru mevcut. Herhangi bir arıtma ve temizleme tabi olmaksızın çektiği kaçak hatlarla bu olayla kendisi davetiye çıkardı. Yine buna istinaden bu kaçak hatlar üç yıl önce çekilmiş üç yıl boyunca Bolu İl Özel İdaresi ve İl Sağlık Müdürlüğü bu konu hakkında herhangi bir işlem yapmamışlar Bolu İl Özel İdaresi ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün zincirleme ihmalleri sonucu böyle bir Zehirlenme olayına davetiye çıkarıldı.”

ifadelerini kullandı.

İddiaların odağındaki köy muhtarı konuşmak istemedi. Yuva Köyü sakinleri, ihmali olanların cezalandırılmasını istiyor.

09 Ara 2022 - 00:05 Bolu- Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.

02

Ersan Türk - ersan türk adında kim yorum yapmış ismimi kullanarak alttaki yorumla alakam yok yorum kaldırılsın

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Aralık 18:56
01

Ersan Türk - Muhtar Görevden Alındımı bilmiyorum. Ama Soruşturma kapsamında ağır kusuru var. Cezası Neyse Cezalandırılmalı. Mağdur kişi sayısı çok. Ölen bir Vatandaş var

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 03:20