Haydi Çocuklar Kuran’a

Yaklaşık 18 milyon evlâdımız ders dönemlerini tamamlayıp tatile girdiler. Tatil Arapça kökenli bir kelime olup boş kalmak, işlevsiz hâle gelmek, bir yerde atâlet yani tembellik anlamına geldiği için bizim kültürümüzde pek yer edinememiş, pek kabul görmemiştir. Yüce Kitabımızda Mevla’mız, Bir işte yorulduğunuzda veya bitirdiğinizde başka bir işe yoğrul, ibadet et ( İnşirah 7,8) buyurmuştur. Anlaşılan öyle atâlet yok, bizim anladığımız mânâda tatil yok; tebdil var, alan değiştirme var, seyahat var.

Hiç şüphesiz, insan yorulur ve dinlenir. Şehrin gürültüsünden uzak sakin bir köşe ister. Bu durum da, bütün yıl boyunca ihmal ettiğimiz kalbimizi, ruh dünyamızı doyuracak işler yapmamız lâzım. Kitap okuyup kültürümüzü arttırarak harap olan iç dünyamızı temizlemeye çalışmak, yeni ufuklara yelken açmak gerek.

Yaz tatili geldiğinde, bilhassa, okul çağındaki çocuklarımızın körpe dimağlarını bilgisayar, tablet, akıllı telefon içeriklerindeki anlamsız şeylerle doldurmak yerine, Rabbimizle bağ kurmanın yollarını arayıp, yüce Kitabımız ve kendi kültürel değerlerimizle buluşturalım. Ancak o zaman sistemin acımasız taşları arasında ezilmekten kurtulur, şahsiyet sahibi olur; neyin yanlış, neyin doğru olduğunu bilirler. Hiç şüphesiz, böyle bir neslin geleceği huzurlu ve aydınlık olur.

Bu gerçeği bilen aileler, yaz tatili boyunca, çocuklarını, Kuran öğrenimi için, Camiye veya gönüllü kuruluşlara göndermektedirler.

Böylesi hayatî bir görevin ehemmiyetini bilen Diyanet İşleri Başkanlığı tüm din görevlilerini, her sene olduğu gibi, bu senede bilgilendirip seferber ederken, aynı doğrultuda hizmet üreten vakıf ve gönüllü kuruluşlar da hazırlıklarını tamamlayıp, böylesi kutsal bir görevi ifa etmenin heyecanı içinde olduklarını duyuyorum. Bu özverili gayretler sonucunda her sene Kuran öğrenenlerin sayısı önemli ölçüde artmaktadır. Geçmiş dönemlere göre bu sayının çok daha artması, ülkemiz adına, sevindirici bir gelişmedir.

Yunanistan TÜRK azınlık müftüsünün, ”artık bizde Kuran okumasını bilmeyen hiçbir çocuk yok, her çocuk mutlaka Kuran talimi yapıyor” sözünü duyduğumda, kimliklerini ve değerlerini koruma noktasında, onlar adına sevinirken, bizim de aynı duygu içinde olmamız gerektiğini düşünüyorum.

Şu bir gerçek ki, Kuran ve ilmihal bilgilerini öğrenen çocuklardan ülkemize hiçbir zarar gelmeyecek; bilakis bu çocuklarımız vatan ve millet sevgisini ömür boyu ruhlarının derinliklerinde hissedeceklerdir. Hiç şüphesiz, İslami duyarlılık, bugün şikâyet ettiğimiz birçok zararlı alışkanlıklardan koruyacaktır.

Bir yerde bulduğumuz boş kâğıt parçasını görsek önemsemeyiz; ama o kâğıtta Kuran metni yazılı ise artık bu kâğıt değildir, bir değerdir; onu hemen yerden alırız. Bunun gibi, Allah’ın ayetlerini yazıp ezberleyen bir beyin, bir insan, artık değerli bir varlık derecesine yükselmiştir.

Çocuklarımız, hayatları boyunca kendilerine gerekli olan bu bilgileri öğrenmekle, hem rûhî boşluklarını dolduracaklar, hem de zihinlerinin daha fazla çalışmasını sağlayacaklardır.

Japonya’da yapılan bir araştırmada zekâ seviyesi eşit iki grup öğrenci oluşturulur. Bu gruplar kamplara alınarak, birinci grup yaz tatili boyunca sürekli oyunla ve sportif faaliyetlerle meşgul edilir, ikinci grup ise matematik dersi, oyun ve sportif faaliyetlerle geçirilir. Daha sonra öğrenciler gruplar hâlinde İngilizce kursuna alınır. Kurs sonu İngilizce öğrenme seviyesi ölçüldüğünde sizce hangi grup başarılı olmuştur? Matematik dersinin İngilizceye bir katkısı olmadığı hâlde, günün yarısını matematik dersi, yarısını sportif faaliyetle geçiren ikinci grubun daha başarılı olduğu gözlenmiştir.

Demek ki çocuklarımızı yaz okullarına göndermek, bazılarının dediği gibi, zararlı değil; bilakis kaslar nasıl egzersiz yaparak güçleniyorsa, beyin de yine aynı şekilde, ne kadar çok kullanılırsa o kadar gelişmekte, öğrenme kabiliyetini arttırmaktadır.

Onun için çocuklarımızı yaz Kuran Kurslarına gönderelim. Böylece hem sokaktaki kötü alışkanlıklardan kurtarmış oluruz, hem de eğitimlerine ve zihinlerin açılmasına katkı sağlamış oluruz.

Bu arada şunu hatırlatayım. Din görevlileri ve Kuran öğreticileri yüz ifadeleri ile gelen çocuklardan memnun olduklarını hissettirip, yaptıkları işi sadece görev gibi görmeyerek, güzel şeyler öğretebilmenin coşku ve heyecanı içinde olmalıdırlar.

Müslümanın hedefi Kuran okuyup okutmaktır.

Hülasa, neslimiz Kuran’a doymalıdır.

Kalın sağlıcakla…

Günün sözü:

Kimin pusulası Kuran olmuş da

Onun rotası hüsran olmuş?...

Bu yazı toplam 550 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum