Hayrettin Aytar

Hayrettin Aytar

HOCAM,,,AYYÜZLÜM,,,SAVUNAN ADAM

Her fırsatta “hocam“ der, ellerinden öper hayır duasını alırdık, o bizim hocamız bizlerde hocamızın dava erleriydik, o komutan biz askerleriydik.

Şüphesiz üzerimizde çok büyük emekleri vardı, bizlere hayata farklı bir pencereden bakmayı öğretmiş, “Önce Ahlak ve Maneviyat” diyerek bu iki kavramı hayatımızın merkezine koymamıza vesile olmuş, içinde ve amacında ahlak ve maneviyat olmayan bir eylemin, söylemin, hayat görüşünün aslında yarım kalmaya mahkum olacağını sonuçlarının hayra vesile olamayacağını bizlere her fırsatta bıkmadan usanmadan anlatmaya devam etmiştir.

Kısaca anlatacak olursak, Hakkın batıla üstün kılınması ve yeryüzünde hakkın tesis edilebilmesi için yapılan tüm siyasi çalışmalara Milli Görüş diyoruz. Erbakan hocam doğal lideri olduğu ve bu ideolojiye bu davaya hizmet etmenin yaratılış gayemiz olduğunu insanlara anlatmak ve teşkilatlarını oluşturmak için o günün Türkiye’si şartlarında Anadolu yollarına düşüp şehir şehir, kasaba kasaba, köy köy, kahvehane kahvehane milli görüşü anlatmaya başlayarak bu kutsal hareketi başlatmıştır.

Siyasetin amaç değil bir araç olması gerekliliğini, asıl gayesinin halkımıza, ümmete ve tüm insanlığa hizmet etmek olduğunu ve siyasetin dünyalıklar için değil, ahiret için yapılması gerekliliğini kafamıza çivi gibi çakmıştı.

Hocam bizlere her zaman mücadele etmemiz gereken iki büyük düşmanımız olduğunu, bunlarında nefis ve Siyonizm olduğunu söylerdi. O yüzden bizlere kendimiz için değil kardeşlerimiz için istemeyi, yaşamayı ve tüm insanlığın kurtuluşu için çalışarak nefsimizi terbiye edebileceğimizi öğretmiş ve bu uğurda var gücümüzle çalışacağımıza dair bizlere Milli görüş yemini ettirmişti.

Zamanla öylesine donanımlı bir teşkilat yapısı oluştu ki, dört partisi kapatılan Milli görüş neferleri bir cam dahi kırmamışlar ve her partileri kapatıldığında hep yeniden başlamışlar ve hiçbir zaman siyasi mücadelelerini bırakmamışlardır…

Cennet mekân ERBAKAN hocam Milli görüşün ikinci büyük düşmanı olan siyonizm ile mücadelesini son nefesine kadar sürdürmüş ve bizlere de son nefesimize kadar mücadele etmemizi vasiyet etmiştir.

Siyasi ömrü büyük mücadelelerle geçen ERBAKAN hocamızın milli çizgide oluşu, muhafazakar, inançlı insanların haklarını, onurlarını haysiyetlerini koruma mücadelesi, bazı kesimleri son derece rahatsız etmiş ve karşısında bir blok oluşturmuştu, ipleri dış güçlerin elinde olan işbirlikçiler ve önceden beridir ülke coğrafyasında gözleri olan Siyonist güçler bu bloğun büyük bir kısmını elinde bulunduranlardı.

Ülke içerisinde, inançlı muhafazakâr insanları iten öteleyen, horlayan, canlarından bezdiren bir laikçi ve askeri vesayet vardı. Öyle ki, Asker oğullarının yemin törenlerine giden başörtülü analarımız kışlalara alınmayıp, kışla kapılarında bekletilerek onurları ayaklar altına alınırken, Laikçi vesayetçilerde boş durmuyor başörtü yasağını güya kamusal alan safsatasıyla hastanelere, okul bahçelerine, hatta ve hatta sokaklara kadar genişletme cüretinde bulunuyorlardı. Başörtülü bacılarımız Üniversitelere alınmıyor, Üniversite kapılarından kolluk güçlerinin zor kullanmalarına muhatap kalıyor, ikna odaları başörtüsü avcılığına başlıyorlardı. Tabii ki bu sahneler canımızı çok ama çok acıtıyordu.

İşte tam da böyle bir ortamda SAVUNAN ADAM sahneye çıkıyor ve vesayetçilere açıktan meydan okuyordu…” Rektörler başörtülü bacılarımıza selam duracak” diyordu…

İnançlı ve muhafazakâr kesime “Siz siyaseti önemsemezseniz, sizi önemsemeyen siyasetçiler tarafından yönetilirsiniz” mesajını vererek muhafazakar insanların kendilerine güvenlerini geri getirerek onların siyaset yapmalarını ve yönetilen değil yöneten olmaları gerekliliği mesajını vererek onları siyasi yapıya dâhil ederek REFAH iktidarının alt yapısını hazır hale getirmiş ve yapılan seçimlerde REFAH partisi %22 oy alarak büyük ses getirmişti.

Ve efsane Refah-yol iktidarı dönemi sadece 8 ay gibi kısa bir sürede halkımız ve ülkemizin bekası için yapılan efsane hizmetler, çekiç gücün ülkeden kovulması ve İncirlik hava üssünün emperyal güçlere kapatılması, memura ve işçiye %50’lerden başlayan bağ-kur emeklisine % 300 varan maaş zamları, Ülkenin dört bir yanında başlayan ağır sanayi hamleleri ve her ilde arka arkaya atılmaya başlanan fabrika yapacak fabrika temelleri, denk bütçe ile ,ülke kaynaklarını sömüren para baronlarının, rantiyecilerin musluklarının kesilmesi ve bu muslukların vatandaşımıza akıtılmaya başlanması, 8 büyük İslam ülkesinin işbirliği oluşumu D 8’lerin kurulması ülkedeki dengelerin halktan tarafa olumlu yansımaları başlayıp ülkede bolluk bereket ve huzur ortamı oluşmaya başlayınca Siyonistler ve içerideki işbirlikçiler YETER artık bu Erbakan dur demezsek sonumuz yakındır diyerek düğmeye bastılar ve sonrası malum.

Aslında Erbakan’ın partisini kapatmadılar bu ülkenin ve halkımızın geleceğini çaldılar.8 aylık iktidarına çok şeyler sığdıran Erbakan hocam çok değil sadece 1 dönem iktidarda kalmış olsaydı şu an ülkemiz çok önemli bir aşama kaydederek dünyanın süper güçleri arasındaki yerini çoktan ve kalıcı olarak almış olacaktı.

Ömrünü Ülkesine, halkına, ümmete ve tüm insanlığın kurtuluşuna adayan ve büyük bedeller ödeyen, kıymeti vefatından sonra çok fazla anlaşılan ve gün geçtikçe yokluğunu daha çok aradığımız ASRIN Lideri Mücahit ERBAKAN mekânın cennet olsun İnşallah. “Hayat İman ve Cihattır” diyerek son nefesine kadar şerefli ve onurlu bir mücadelenin liderliğini yaparak aramızdan ayrıldın ama geride milyonlarca dava adamı bıraktın bizler milli görüş yeminimize sadık kalacak ve bayrağı bizden sonrakilere bırakana kadar mücadelemize devam edeceğiz ve bu dava kıyamete kadar baki kalacak şüphesiz. Rahat Uyu Hocam…

Evet sevgili okuyucular bundan böyle İnternet üzerinden ve yazılı yayın yapan Olay Gündem-Bolu Bolu Gündem gazetesindeki köşemde, yerel ve genel siyasi gündeme dair olayları Milli görüş penceresinden yorumlamaya ve siz kıymetli okurlarımızla paylaşmaya çalışacağım.

Olay Gündem-Bolu Gündem yayın gurubunda yazdığım ilk köşe yazımda Üzerimizde büyük emekleri olan Cennetmekan ERBAKAN hocamdan bahsetmemek olmazdı, Hocamın milyonlarca talebesinden biri olarak ilk yazımı ona yazmak istedim.

Bolunun en fazla okunan yayın gurubunda tarafıma köşe tahsis ederek sizlerle buluşmamıza vesile olan Gazetenin İmtiyaz sahibi kadim dostum Erhan Beykoz’a teşekkürlerimi sunar, siz kıymetli okurlarımı hürmet ve muhabbetle selamlarım.

Şimdilik hoşçakalın. Allaha emanet olun…

Bu yazı toplam 1170 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum