Ceren Cansu Yılmaz

Ceren Cansu Yılmaz

İLETİŞİM

Alamet-i farikasıdır adem oğlunun iletişim. Söylemekle tezahür eder çoğu zaman. Söylemek, yani duyulması için anlamlı sesler bütünlüğü oluşturmak. Neden peki ; anlaşılmak istenilmenin insan oğlundaki gizli güdüsünün sebebi ne olabilir?

Hadi kendimizce birkaç cevap verelim; belki de içindeki büyük yalnızlığı bölmenin bir gayesi içerisindedir insan. Gezegende, toplumda, evinde, işinde… Bir türlü sabit yaşı saptanamayan bilmem kaç milyar yıllık gezegende mevcudiyetinin sırrından sıkılmış insanın birkaç kelam etme hakkı elbette var. İşte mesele burada başlıyor, bu hakkın kullanılma şekli. Nasıl anlamlandırmıştık? ‘’Anlamlı sesler bütünlüğü.’’ Peki manasızca birbirini suçlayan, kaosa yol açan, krizden beslenen, riyayı mesleğe çeviren bu canlının diğer canlılardan farkı olduğunu iddia edebilir miyiz?

Bugün açtığımız pencerede görünen manzarayı anlatmanın bir yolu varsa o da yine konuşmak. Konuşalım öyleyse gördüğümüz kadarıyla; çorak, herkes daha yalnız, herkes daha öfkeli, herkes daha karamsar… Bu liste uzar gider ve bu sessiz çığlığın sebebini kendimize sormaya başladığımız bir yüzyıldayız. Düşünsenize bir sürü iletişim aracı var, birçoğunu kullanıyoruz ancak dilimiz hariç. Onu yalnızca kendi menfaatlerimiz oranında kendimize araç ediyoruz. Hal bu durumdayken de ellerimizin bize kazandırdığı bu iletişim araçlarının dilimizden çaldığını da anlamış oluyoruz.

Konumuz bu; dilimizden çalınanlar. Dilimizden doğruyu çaldık, sevgiyi çaldık, saygıyı çaldık. Kendi kendimizden, kendimize ait en güzel şeyleri çaldık yani. Bu büyük hırsızlığın bedelini de yalnızlığa hapsolarak ödüyoruz. Şimdi kimse başkalarından şikâyet etmesin. Kendi mağduriyetimizin sanığıyız. Umarım gelecek günlerde bu suçu tekrar etmeye devam etmeyiz. Aksi halde bu hapislik sürüp gidecek…

Bu esaretten tüm insanlık olarak bir gün kurtulmak dileğiyle… Haftaya görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın…

Bu yazı toplam 1185 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar