İnsanları Bütünleştiren Bayrama Az Kaldı

Kurban Bayramına sayılı günler kaldı. Bayramları tatil olarak görenler aylar önceden “ acaba tatil dokuz güne çıkacak mı?” diye hesap yaparken, Bu sene de dokuz gün olarak ilan edildi.

Esasında, Bayram ile tatil kelimeleri bir arada pek anlamlı gelmiyor. Bayramın kendine has bir ritüeli var. Sabah Bayram namazı ile başlayıp, ziyaretlerle devam eden manevi bir iklim. Tatil ise apayrı bir ruh hali ile yaşama daha çok serbestlik getiren bir ortam. Onun için Bayramı hafta sonu tatili gibi, işe gidilmeyen gün gibi görülmez.

Bayram, sabah erken farklı bir ruh hali ile cami yoluna düşüp, cami içinde hep bir ağızdan o muazzam tekbiri söyleyenlerin, Bayram Namazına müteakip aynı duygularla cemaatle sıraya dizilerek musafaha yapıp birbirlerinin bayramını kutlayanların, geniş ailesi buluşup derin saygı ile büyüklerin ellerini öpüp gönül bağlarını tazeleyenlerin bayramıdır. Bu vesile ile insanlar eviyle, ailesiyle, milletiyle, geçmişi ile bütünleşir.

Hülasa Bayramlar, sevginin mayalaştığı, affın, mağfiretin, kemalin, sulhun, sükûnetin, vicdan ve nefs muhasebesinin yapıldığı, Allah’a yönelişin olduğu müstesna günlerdir.

Bunun yanında, Kurban Bayramı, Hz İbrahim (AS) den başlayarak günümüze kadar büyük bir heyecan ve sürur ile devam edegelen fedakârlığın, Cenab-ı Hakka kulluk ve teslimiyetin sembolü olmuştur.

Kurban Bayramında kesilen kurban eti ile herhangi bir zaman da kasaptan aldığımız et arasında büyük bir fark vardır. Çünkü kasaptan aldığımız et, doğrudan doğruya, kişinin gıda ihtiyacını tatmine matuf bulunurken, Kurban Bayramında Allah rızası için kesilen hayvan, et temin etmek maksadını aşan bir gayeye matuftur. O gaye de, Allah rızası doğrultusunda kan akıtılmaktadır.

Zamanımızın İslam âlimi, mutasavvıf Merhum S. Hilmi Tunahan (KS) Hazretleri, “Kurban gazabı İlahi’yi söndürür, Rıza İlahi’yi celbeder, çoluk çocuk ve fakir fukara için umumi bir meslahat, mutlak bir menfaat var” demiştir. Kurban emrini yerine getirenler büyük lütuflara ve hayırlara nail olacağı gibi, bela ve musibette maruz kalmaktan kurtulacaktır. Hulasa Kurban dini, milli, ahlaki, içtimai bir takım hikmetleri olduğu için emir edilmiştir.

Bura da ihlas ve samimiyet çok önemlidir. İhlas ile yapılan az bir şey, ihlas sız yapılan dağ gibi amellerden çok daha hayırlıdır.

Bu arada şunu da belirtelim. Tarihimize baktığımızda, genelde huzur günleri olan bayramlar, acılı günlere de şahitlik etmiştir.

Yaklaşık bundan yaklaşık yüz küsur yıl önce düşman Yeşilköy’e kadar geldiğinde Kurban Bayramıdır. Halkımız kurban derilerini ve etlerini askere ve göçmenlere yardım olarak verirler. Kurban etleri kavurma yapılıp cepheye gönderilir. Medrese öğrenceleri kurban derisi toplamak için seferber olurlar. Tıpkı bu gün ülkemizdeki manevi yangını söndürmek, bir nebze de olsa da, ahlaki çöküntüyü ve yozlaşmayı engellemek, İslami açıdan zayıf bırakılan gençlerin manevi açlıklarını gidermek için çalışan Kuran talebelerinin seferber olduğu gibi…

Bize düşen, ülkemizin manevi mimari bu gönül erlerine her türlü desteği vermek, imkân nispetinde yardımcı olmaktır.

Bu duygularla tüm dost ve okurlarımın Kurban Bayramlarını kutlar, daha birçok bayrama hep beraber sağlık, huzur ve bereket içinde kavuşmalarını dilerim.

Bayramınız mübarek, kurbanınız makbul olsun.

Günün sözü:

Kıymet verin veya vermeyin, lakin asla verir gibi yapmayın. ( Şirazlı Sadi)

Bu yazı toplam 586 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.