Kaldırım yenileme çalışmaları ile ilgili söyleyeceklerim var

Evimden çıkıp şehir merkezine doğru yürürken “Cevat Bey” diye bir ses duyuyorum. Sağa sola bakıyorum, kimseyi göremiyorum. İkinci seslenişte geriye dönüp baktığım da, epey uzakta değerli dostum, aynı zamanda Bolu gündem ailesine yeni katılan Muharrem Demirel… Yazı ailemize katılmasından dolayı kendisini tebrik ettim ve bu bölgede ne yapıyorsun diye sordum. “ Yenilen kaldırım çalışmalarına bakıyorum, ta çalışmaların başına kadar gittim, kaldırıma böylesi estetikten uzak taş döşenmez,“ diyerek gördüğü yanlışlıkları gösterdi. Konuyu kendi köşesine taşıyıp taşımayacağını bilmem; ama aynı görüntüden bende rahatsızdım ve bu doğrultu da şikâyetler kulağıma geliyordu.

Öncelikle şunu belirteyim. Kaldırımlar ülke siyasetinin önemli bir göstergesidir.

Her gelen belediye başkanı işe kaldırım taşlarını yenilemekle başlar. Bu görüntü başkan iş yapıyor algısını oluşturur. Bunun yanında, birilerinin zengin edilmesi sağlanır. Başka ülkelerde düzgün yapılan kaldırımlar yıllarca değiştirilmesi düşünülmezken, bizde ise sürekli değiştirilir.

Hâlbuki 2012 yılında yayınlanan tebliğe göre, Kaldırım, trafo gibi yapılar için standart getirilmiş. Belediyelerin bu standarda uyması zorunlu…

Bu standarda göre, kaldırımlar, yerin durumuna göre, iki, üç beş metre genişliğinde olmalı, yayaların yürüyüşüne mani olacak her hangi bir engel olmamalıdır. Rögar gibi benzeri kapakların yüzeyle aynı seviyede olmalı, yayanın ayağının takılacağı bir çıkıntı olmamalıdır. Öyle, ayakkabı topuklarının gireceği aralıkla karo taşı döşenmez. Yamuk yumuk, inik çıkık tümsek tümsek kaldırım yapılmaz. Yayaların, çocukların olduğu kaldırımlar, tabiri caizse, jilet gibi dümdüz olmalı ki, Rumca “güzel yol” anlamına gelen “kaldırım” bu tarife uygun olsun ve insanın göz zevkini okşasın.

Şimdi, eski kaldırımların sökülüp emek çekilerek, bunca masrafla yapılan kaldırımların bu standarda uyduğunu söyleyebilir miyiz? Belediyenin mühendisleri bu gerçekleri bilmiyor mu? Bu kaldırımlara biz “güzel yol” diyebilir miyiz?...Hele birde, elinde çekçek bavul ile böyle bir kaldırımda yürüyenlere kolay gelsin diyoruz.

Sayın Tanju Başkan’ın çalışmaları takip için mahalleye geldiği söylendi. Kendisine rastlasaydım, böylesi lakayt şekilde döşenen kaldırımları gösterebilirdim. Yeni dökülen asfalt ve yol çizgilerin estetik görüntüsünün yanında, kaldırımların ne kadar düzensiz olduğunu görüp bize hak verecektir. Hele, değil bir metre, tek kişinin yürüyebileceği daralan 50 cm kaldırım var ki, zannediyorum, en dar kaldırım olarak Guinness rekorlar kitabına rahat girer.

Başkan Özcan’ın taş üstüne taş koymasını önemli buluyoruz; ama her şeyin usulüne uykun ve düzgün yapılmasını çok daha önemli görüyoruz.

Bu ara da, kaldırımlar ile ilgili söylenen bir söze değinmeden geçemeyeceğim.

Kaldırımlar bir ülkenin medeniyet göstergesidir. Kaldırımlardaki yükseklik azaldıkça medeniyet ve gelişmişlik artıyor anlamına gelir. Medeni ülkelerde sürücüler park bilincine ulaştığı için yayalar için yollar aynı hizadadır. Mesela, Japonya’da yürüme yolu, yol çizgisi olarak belirlendiği söyleniyor. Kimse de bu çizgiyi aşmayı aklından geçirmez. Hülasa, yürüme yolunun kalitesi, genişliği yürüyen insanlara verilen değerin bir göstergesi olarak değerlendirilir. Bu da medeniyet ölçüsüdür. Tabii ki bu biraz da eğitim meselesidir, geçelim…

Maalesef, biz de bilhassa mimari de estetiğe, görüntüye hiç önem verilmez. Biraz konumuz dışın da; ama Alaattin Başkan döneminde yapılan belediye binası, bir bölgeyi bir bütün olarak düşündüğümüzde, hiç oradaki çevreye ve konsepte uyuyor mu? Bir tarafta tarihi cami ve binalar, bir tarafta ise o binaları nakzeden bir heyula… Zannediyorum, hiçbir mimar buraya böyle bir bina planı çizmez. Bilmem, yanlış mı düşünüyorum.

Demek ki, öyle ülkemizin en güzel şehri diyebilmek için bazı kriterlere uyulması lazım. Gerisi lafı güzaftır.

Bu ara da, her yere, gerekli gereksiz, döner kavşak yapılması gibi bir adet başladı; hatta askeri şubenin önü gibi, yaklaşık beş yüz metre de iki döner kavşağa ilaveten şimdi üçüncüsü yapılıyor. Bu durum trafik akışı yönünden ne kadar gerekli bilemiyorum. Bazıları bu durumun trafiği aksatacağı yönünde kanaat belirtiyorlar. Bunu da zamanla yaşayıp göreceğiz.

Kalın sağılacakla…

Günün sözü:

İnsan eylemlerinde kendini resmeder

Bu yazı toplam 1494 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum