LİDAR TEKNOLOJİSİYLE BOLU DOĞA TARİHİNE KATKI OLANAKLI MIDIR?

LİDAR teknolojisi nedir?

Lidar, ışınsal yankıları analiz etmek ve çevredeki ortamın ayrıntılı 3D rekonstruksiyonlarını oluşturmak için milyonlarca lazer darbesi kullanarak radar ve sonar ile oluşturulan bir sistem. Sürücüsüz arabaların dünyayı algılamak ve gezinmek için standart sensör olarak kullandığı da bu işlem imiş. Lidar uygulamarı ; araştırma, haritalama, ormancıIık,madencilik, tarım, toprak,jeoloji, arkeoloji ,adli inceleme, arama ve kurtarma, patlamamış muhimmat tesbitlerinde kullanılmakta. Ekolojistler’ de zamanın çarkını geri sarmak için lidar gibi teknolojilere yönelmekteler. 1990 yılında lidar, tropik orman gölgesi altında korunan Maya Uygarlığının izleri gibi şaşırtıcı keşiflere olanak sağlayan katkılara sahiptir. Fransa’nın önemli araştırma kurumlarndan CNRS araştırıcılarından Jonathan Lenoir,Tommaso Jucker ; ekolog, tarihçi ve uzaktan algılamacı uzman arkadaslarıyla birlikte, Kuzey Fransada Compiegne Ormanındaki insan etkinliğinin izlerini Roma dönemine kadar takip etmek icin lidar kullanmışlar. Hava fotoğrafları görüntüsüyle tüm ağaçları sanal olarak kaldırarak,ağaç taçlarının altına gizlenmiş ve orman altında fosilleşen eserleri keşfetmeye olanak tanıyan bir system linar. 2014 yılında , Compiegne Ormanı’nın hayaletimsi görüntülerine bakıldığında, fosilleşmiş bir Roma çiftlik alanları ağı içersinde oluşmuş bazı çöküntüler belirginleşmiştir .Onları Demir Çağı’nın sonlarından ve Roma döneminden insanların oyduğunu buldular. Bu çöküntüleri, kireç açısından zengin çamuru ihtiva eden marn toprağını çıkarmak ,çiftlik hayvanlarının içmesi icin doğal yağmur suyu toplamak amaçlı kullanmısşlar.1800 yıl önceleri bu orman aslında yoğun bir tarım araziymiş.

BOLU ORMANLARINDA NEDEN BIR LİDAR ÖRNEĞİ OLMASIN ?

Beni bu yazıya ve Bolu için umutlanmaya sevkeden düşünce ; MARKA Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nın 2020 yılında Bolu’da Lidar sistemiyle ilgili bir eğitim tesisi kurulması ve ülke bazında hizmet vermesi gibi bir projeyi Teknoloji Bakanlığına sunmasıdır. Temennim gerçekleştirilir.

Şimdilerde KÖROĞLU DAĞLARI TURİZMİ GELİŞTİRME PROJESİ alanlarında destinasyon noktaları saptanma aşamasında. Ormanların salt odun üretimi veya peyzaja yönelik manzara seyir ,rekreatif cazibesi dışında,hidrolojik, tarihsel ,biyolojik çeşitlilik, tarihi kalıntılar, fosil ormanları, bakir kanyonlar vb. Bir çok ekoturizm hizmeti verecek alanlarda alternatif sürdürülebilir turizm olacakken ,turist ve ziyaretçilerin yerli halkla buluşması stretijilerinden yoksun şekilde (Seben ve Kıbrıscık ve Bolu- Karacasu yakın çevresi tarihi, termal doğal ve kültür değerlerini bu büyük turizm projesi dışında bırakıp; öncelikle iklim değişimlerinde en hassas olan yer olan zirvelerdeki otel tesis ağlarını genişletmek ; hem risk ve hem geleceğin en büyük sorunu tatlı su havzalarının kirlenmesine, hatta yerli halkın pek de kalkınmasına katkısı olmayacağı , ekonomistlerin “sızıntı “dediği , kazanılan gelirlerin Bolu dışına taşınacağına olan algı henüz yok edilmemiştir.

Köroğlu Volkanizmasının infilak ettiği 18.8-9.8 milyon yıllarında (Miyosen)insanoğlu etkisinin olmaksızın 4 farklı vejetasyon tipine sahip olduğu İstanbul Üniv.Or.Fak.Akademisyenlerince paleontolojik bilimsel araştırmalarda belirlenmiştir. Şu anda yalnızca K.Amerika’da ormanları olan Sekoya ağaçlarının fosilleri Beypazarı-Kıbrıscık ormanlarında rastlanması, Seben Hoçaş’ta palmiye,sedir ,sığla vb., gibi ağaç türlenin dikili taşlaşmış fosillerinin mevcudiyeti o dönemin subtropikal iklimine ışık tutmuştur.Bu proje BTZ. Or..Araş.Enstitüsü’nün liderliğinde başta Köy Muhtarından ,Kaymakam ,arkeolog

Müze Müdürü,Enstitü uzmanları, paleontolog Akademisyenler,orman hukuku,sosyal-ormancılık öğretim üyelerinden ve Köy Hiz.Müdürü,Or.Bölge Müd.

MARKA AJANSI destekleriyle ve 100 bin TL. gibi kısır bir bütçeyle çoklu disipliner araştırma anlayışıyle sonuçlandırılmıştır.

Ancak bu önemli jeolojik miras,yalnızca yerde gözüken aynı hizadaki fosilleri hedef alarak kazı yapılmadan oluşturulduğundan görsel çekicilik için tüm taşlaşan ağaç kısımlarının gün yüzüne çıkartılması önemlidir. Toprak altında gözle görülmeyen fosil organlarının lidar teknolojisiyle saptanıp fosil depolarının gücü ortaya konmalıdır.Bu olay, Seben ,Kıbrıscık’taki diğer fosil jeositlerini de içerebilir.

Yunanistan-Midilli Adasında Sigri Jeoparkı , gidip görerek hayranlık duyduğumuz bir aşamaya, iki üniversite,iki Bakanlık ve en önemlisi yüklü AB projesiyle ödenek sıkıntısı çekmemiş ve fosil ormanı yılda onbinlerce turist çekmekte,Sigri’de halka gelir getiren pansiyonculuk ,lokantacılık ise gelişmiştir.

Lidar teknolojisinin Köroğlu Dağlarında uygulanabilecek diğer alanlar ise ,Aladağ ormanlık alanları altındadır.

Zira Avusturya’lı araştırıcılar Mayer Wegelin ve Jung; 1960’lı yıllarda Aladağ ormanlarında şimdi tam kapalı ormanlar altında tarla hudutlarını gösteren taş duvarların varlığının nedenlerini öğrenmek için incemelerde bulunmuşlardır.Bu

gibi yerlerde toprak analizlerinde alt toprak tabakaları normalin üstünde bir fosfor asidi değeri göstermektedir.Bu değerin arkeolojik araştırmalarda eski insanların yaşayışlarının incelenmesinde ekseri faydalanılan bir gösterge olduğu bildirilmektedir.

Yerleşmelerin tarihçesine indiğimizde bir zamanlar günümüze oranla daha çok insanın dağ ekonomisine bağlı olarak yaşadığı ,ziraat yaptığını ,Değirmenözü, Dereceören ,Kabak ,Örencik,Okçular Yaylaları antik kalıntılarını görerek,muhtemelen bu kalıntıların Orta veya Son Bizans zamanına ait olduğunu belirtmektedirler.

Şüpheler yaratan diğer bir nokta ise; Anadolu’nun kimi yerlerinde görülen Hititler’e kadar uzanan dibektaşı kültürüne ait bir örnek , Şerif Yüksel Ormanı’ndaki Dibek Taşı Orman’ı mevkiindedir. 30-35 m .boyunda Uludağ göknar ağaçlarıyla yoğun kapalılık örtüsü altında, köy ve yayla yerleşimlerinden kilometrelerce uzakta , yere sabit andezit bir anakaya oyulmuş dibektaşı ,tarımın bu alana acaba hangi dönemlerde geldiğini bizlere merakla sordurmaktadır?

Keyifli bayramlar ve esenlikler dilerim.

KAYNAKÇA: Lenoir,Jonathan;Jucker,T. (2022):The Conversation Fr.

Bu yazı toplam 1141 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.