Arka kapıdan kaçanlar partisi

Cennetmekan Erbakan hocam, ”Milli görüş bir okuldur ve bu okulu bitiren dört Üniversite bitirmiş gibidir.” derdi. Bu söz Milli görüş okulundan mezun olmanın ne kadar güç olduğunu açık ve net bir şekilde gözler önüne sermektedir.

Milli görüşçü olabilmeniz için öncelikle siyaseti Allah rızası için yapmanız, asıl amacınızın Allah’ın rızasını kazanmak öncelikli olması şarttır. Ömrünüzü yeryüzündeki hak-batıl mücadelesinde hakkın tesisi ve üstünlüğü için harcamanızı ve tüm dünyalıkları elinizin tersi ile geri itmenizi gerektirir.

Nefis terbiyenizi tamamlamanız ve dünya nimetlerine kendinizi kaptırmamanız olmazsa olmazlarındandır. Hazreti Ömer adaletini hayatınızın merkezine koymanızı şart koşar.

En önemlisi de, bu hareketin liderine sadakat göstermek ve gösterdiği yoldan, belirlemiş olduğu teşkilat yapısı ile mücadele etmek ve liderine sadık kalabilmektir.

Erbakan hocamın siyaset sahnesine sürdüğü ve önemli görevler vererek kamuoyunun yakından tanıdığı simalar haline gelen, yazımın ilerleyen bölümlerinde isimlerini açıklayacağım isimler zamanla kerameti kendilerinden zannetmeye başlayınca zihinleri bulanmaya başlamış ve Erbakan hocamı ve uyguladığı politikaları sorgulamaya başlamışlardı.

Zamanla arkalarından estirilen rüzgar ile artık “biz olduk” “ Erbakan hoca ile bu iş yürümez” noktasına gelmişler ve ilk ayrılık hareketlerini Fazilet Partisi 1.olağan kongresinde başkan adayı Recai Kutan’ın karşısına genel başkan adayı olarak Abdullah Gül’ü çıkartarak gerçekleştirmişler, adayları seçimi kaybedince artık siyasi yaşamlarına farklı bir siyasi parti ile devam etme kararı almışlardı.

Nihayetinde kendilerine güvenip önemli görevler veren ve siyasi yaşamlarının başlamalarına vesile olan ERBAKAN hocalarını yarı yolda bırakarak hocalarına ihanet etmişler ve kurdukları yeni parti ile yollarına devam etmişlerdir.

14 Ağustos 2001 yılında Kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan yapmış olduğu açıklamada “ Milli görüş gömleğini çıkardık, geçmişi unutun, yeni bir partiyiz” sözleriyle parti misyonunu kamuoyuna açıklamıştı.

Abdullah Gül, Bülent Arınç, Melih Gökçek, Binali Yıldırım yeni kurulan partide Erdoğan’ın yanında yer almışlar ilerleyen zamanlarda lider kadrolarına Ali Babacan ,Ahmet Davutoğlu, Numan Kurtulmuş da dahil olmuşlardı.

Milli görüş okulunun arka bahçesinden kaçarak mezun olamayanlar başlarında Erbakan hocam olmayınca büyük hatalar yapmaya başlamışlardı bu hataların başında Siyonist, büyük şeytan Abd’nin Irak işgali esnasında, İncirlik üssünün Abd ‘ye açılması ve buradan kalkan savaş uçaklarının Iraklı Müslüman kardeşlerimizin üzerine bomba yağdırmasıydı. Irak işgali esnasında yaklaşık bir milyon Iraklı kardeşimiz öldürülmüş, binlerce Iraklı bacımızın namusları kirletilmişti.

Dönemin Dışişleri bakanı, şu an ki Deva Partisi Genel başkanı Ali Babacan yapmış olduğu” Irak’a ilk bomba düştüğünde hazinemize 8.5 milyar dolar para girecek” sözü Müslüman gönüllere ateş düşürmüş, vicdanları yaralamıştı. Bu yaşananlardan sonra Erbakan hocam Ak partinin lider kadrosu için “ Yalnızca siz değil, yedi sülaleniz ömrü boyunca secdeden kalkmasanız yine de bu vebalden kurtulamazsınız diyerek tepki vermiş, yanlıştan bir an evvel dönmeleri hususunda kendilerini uyarmaya devam etmişti.

Siyaset vatandaşa hizmet için araç olmaktan çıkıp amaç haline dönüşünce, siyaset yapmaktaki amaçlar farklılaşınca nefisler, dünyalıklar mevkii ve makam öncelik olmaya başlayınca parti içindeki güç savaşları da kendisini göstermeye başlıyor.

Ak parti Genel Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın , parti içerisinde belirli bir güce ve potansiyele sahip olan Abdullah Gül ve Bülent Arınç ile vermiş olduğu güç savaşları zamanla gün yüzüne çıkmaya başlıyordu.

“Yaşattığını yaşarsın” İlahi gerçekliğini bilen Erdoğan, aynı akıbeti yaşamamak veya mümkün olduğunca uzak tutmak adına kendi önlemlerini almaya başladı.

Öncelikle yola çıktığı arkadaşlarından Abdullah Gül’ü devre dışı bırakarak siyaseten emekli hale getirdi. Sonrasında sayın Gül’ün ismi cılız bir şekilde yalnızca muhalefetin Cumhurbaşkanı adaylığı için geçse de Abdullah Gül siyasete dönecek cesareti kendinde bulamadı

Yine partide ki önemli kurmaylarından Ak parti iktidarlarında ekonomi ve dışişleri bakanlığı yapmış olan Ali Babacan’ın partideki tek adamlıktan şikayet ederek partiden uzaklaşmasına şahit olduk.

Devamında seçilmiş bir başbakan olmasına rağmen yine Erdoğan tarafından görevinden alınarak siyasi yaşamına kurduğu yeni bir siyasi partide devam etmek zorunda kalan Ahmet Davutoğlu örneği hafızalarımızdaki tazeliğini halen korumaktadır.

Bülent Arınç’ın açıktan muhalefet etmesi ve eleştiri dozunu çok yüksek tutmasına rağmen, sayın Erdoğan’ın tepki vermemesi, kafalarda Arınç’ın ayrıcalığı ne? sorularına sebep olmaktadır.

Ülkemizin özellikle ekonomi alanında yaşamış olduğu büyük sıkıntı, mutfaktaki yangın ve vatandaşımızın alım gücünün gün geçtikçe eriyerek hayat pahalığının aşırı can yakar hale gelmesi özelliklede ve en acısı geleceğimiz olan gençliğimizin büyük bir gelecek kaygısı yaşaması ve kurtuluşu yurt dışına gitmekte araması yapılacak ilk seçimde olası bir iktidar değişiminin sinyallerini kuvvetli bir şekilde vermeye başlamıştır.

Keşke arkalarından estirilen rüzgarın ne amaçla estirildiğinin analizini iyi yapabilseler, milli görüş okulundan mezun olabilseler, Erbakan hocamın siyonizme karşı yeni bir dünya düzeni oluşturma mücadelesinin kahramanlarından olabilselerdi.

Siyonizmin ve dış güçlerin Erbakan hocamı saf dışı bırakma projelerinin bir parçası olmasalardı.

Eğer milli görüş okulundan mezun olsalar ve vakti geldiğinde kendilerine tevdi edilen görevleri yerine getirseler şu an Ülkemiz gelişmiş sayılı ülkeler arasındaki yerini çoktan almış olurdu.

Ama maalesef kendi siyasi ikballeri için hocalarının ve Milli görüş camiasının üstün hedeflerine fren oldular.

Yazıma yine Erbakan hocamın Ak parti yönetimi için söylediği bir söz ile son vermek istiyorum. “ Beni anladığınız gün dövecek diz, başınızı vuracak taş bulamayacaksınız.” Sanırım o sözler tamda yaşadığımız bu günleri anlatmak için söylenmiş.

Hepinizi hürmet ve muhabbetle selamların. Allah’a emanet olunuz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Aytar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.



Anket Tanju Özcan'ın CHP'den ihraç konusu hakkında ne düşünüyorsunuz?