SAKIN ALELADE OLMAYA ÇALIŞMA !

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Tanınmış yazarlardan Bayan Brooks liseye devam ettiği yıllarda, saçlarını arkadan öne doğru taraması moda olmuştu. Bayan Brooks saçlarını bir türlü o şekilde taramayı beceremiyordu. Bu yüzdende çok üzülüyordu. Kızının bu sebepten dolayı üzgün olduğunu gören babası bir gün kızını karşısına aldı ve şunları söyledi.

Kızım böyle şeyleri dert etme bak şimdi saçlarını ortadan ayır, geriye doğru tara ve bir kurdele ile bağla. Bak göreceksin sınıftaki kızların yarısı saçlarını senin yaptığın gibi yapacak. Gerçekten de belli bir süse geçince herkes saçını Bayan Brooks yaptığı gibi taramaya başlamıştı. Kızının artık memnun olduğunu gören baba, onu yanına çağırarak şu nasihatti verdi.

“ Kızım sakın herkes gibi olmaya çalışma, dünyada yeterince aleladelik var zaten “

Okuduğum kitapta karşıma çıkan bu küçük ve düşündürücü öyküyle başlamak istedim bu haftaki yazıya, birilerine benzemeye çalışmak belki de insanın doğal refleksidir. Mesela herkes annesine babasına ya da ne bileyim sevdiği bir insana, sevdiği bir sanatçıya benzemeye çalışır. Hatta benzemeyi birazcık abartıp o kişiye benzemek için estetik ameliyat olup bire bir o kişi gibi yaşamaya çalışanlar vardır.

Ancak benzemeye ve taklit edilmeye uğraşsa da insanların her birinin benzersiz özellikler taşıdığını ne kadar uğraşsalar da bazı şeyleri benzetemeyeceklerini unutuyorlar ve mutsuz oluyorlar. Hâlbuki benzemek yerine biraz yaratıcı olup öyküdeki gibi kendi özelliklerini ortaya çıkarsalar daha mutlu olacaklar. Tabii bu dediğim şey kendini ve farklılıkları keşfetme ile ilgili bir şey. Üzülerek söylüyorum. Bizim ülkemizdeki eğitim sistemi bile insanları birbirine benzetmeye dayalı.

Örneğin okullardaki ve sınavlardaki başarı kriterlerini, verilen bilgileri incelersek, “sen şu bilgileri ezberle, bunları yap, şuna benzeye bilirsen başarılısın denir.” ne yapmak istiyorsun? Yeteneklerin ne? Farklılıklarının farkında mısın? Diye sorulmaz. Zaten son zamanlarda üniversiteden mezun olanlara bakarsanız hepsinin bir birine benzeyen aynı kalıptan çıkma insanlar görürsünüz

Tabii durum böyle olunca da farklılıkları kabul etmekte zorlanan ve farklılıkları eksiklik olarak gören insanlar yetişiyor. Bundan da bence en çok engellenenler ve aileleri etkiliyor. Mesela farklılıklara tahammül edemeyen insanları hep bir şeye ya da birine benzetmeye ihtiyaç duyan insanlar engellenenlerin ailelerine gidip “bu çocuk bir şeye benzemiyor. Bundan bir şey olmaz diye biliyor.”

Toplumun bu bakış açısı yüzünden bazı aileler özelliklede anneler çocuklarını herkesten kaçırma ve saklama gereği duyuyor. Nerden mi biliyorum? Geçtiğimiz yıllarda böyle bir olaya tanık oldum. Bir engellenen arkadaşımızın babası benimle temasa geçti. Benim bir oğlum var. Seninle aynı rahatsızlığı yaşıyor. Bir buluşabilir miyiz? Diye mesaj atmış. Benimde ilgimi çekti. Tamam, buluşalım ama engellenen arkadaşımız ve annesi de gelsin dedim. Tamamda annesi onunla birlikte dediğin yere gelmez dedi.

Bende niye gelmiyormuş? Sen benim çağırdığımı söyle mutlaka gelsin dedim. Neyse anne baba çocuk geldiler. Ben bir yandan baba ile konuşuyorum. Bir yandan çocuğu ve anneyi gözlemliyorum. Anne hep tedirgin oğlum şunu yapma dökersin! Oğlum bunu yapma kırarsın! En sonunda ben ve yanımdaki arkadaşım dayanamadık

Anneye bir durun çocuğu bir rahat bırakın. Dökülürse dökülsün, kırarsa bir şeyler kırsın. Kıra döke öğrenecek bazı şeyler dedik. Kadın ne yapıyım herkes bize bakıyor gibi geliyor dedi. Bu kadar tedirgin olmayın dedik. Neyse konuşa konuşa anneyi orada sakinleştirdik ve farklı görünmenin farklı hareket etmenin hatta farklı düşünmenin kötü bir şey olmadığını anlatmaya çalıştık.

Ben buradan engellenenlere ve ailelerine seslenmek istiyorum. Ne olur alelade insanlara benzeyemiyoruz diye mutsuz olacağınıza başta öyküde anlatmaya çalıştığım gibi farklılıklarımızla mutlu olursak toplumdaki bu bakış acısını kolayca değiştiririz…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Onur Ustaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.



Anket Tanju Özcan'ın CHP'den ihraç konusu hakkında ne düşünüyorsunuz?