İhanetin Bilmecesi

İhanet bir bilmecedir, diye çok özlü bir söz vardır. Yaşadıklarımın sonucu olarak bu konuda bilmeceye pencere açayım istedim.

Belediye meclisinde 10 yıl görev yaptım. Elimden geldiği, dilimin döndüğünce yarınlara bırakacağımız Bolu için çalıştım. Cadde cadde, sokak sokak, mahalle mahalle, vatandaş ve muhtarlarla gece gündüz demeden eksikleri tamamlamak adına uğraştım.

İktidarın gücünü arkasına alan Başkan Yılmaz’ı yanlışlarında mecliste uyardım, uyarılardan doğan tartışmalar sonucu faşist baskılar yaşadım ama yılmadım. Bolu’dan aldığım görevi yerine getirmeye uğraştım.

Meclis üyesi olmama rağmen, iş yerime günlerce zabıtalar, maliye, Sgk geldi. Sadece bana değil, ticaretle uğraşan çok sayıdaki akrabalarıma da aynı baskılar uygulandı.

Belediyede kraldan çok kral yalakası olanlar adıma açıklamalar yaptırdılar. Yalamalar önce kendileri baskılara dayanamayarak kaçtılar. Yılmadım, yorulmadım...

İlginç olansa, mensubu olduğum, birlikte çalıştığım ve yol arkadaşlarım da hiçbir zaman yanımda olmadılar. Bunları da önemsemeden doğru yoldan, aldığım ahlaki eğitim ve dünyaya bakışım vermiş olduğu mücadelemden hiçbir zaman vazgeçirmedim. Hala daha bilerek yada bilmeyerek yapılan her türlü yanlışa yanlış demeye devam ediyorum.

Gelelim asıl konumuza, belediye meclis üyeliği yaptığım günlerde yarınlar için yapılan ihanete.

Akp iktidar olmuş, belediye aynı partiden, krizin etkisi Kemal Derviş politikalarıyla normalleşme sürecine girmiş, ülkede bahar havası esiyordu.

Geçmişte Başkan Yılmaz’ın belediyede başka partilerden imar komisyonunda çalışmanın ve iktidarın gücüyle iyice başkanlık havasına girmişti. İlk döneminde belediyeyi tanıma fırsatı bulmuş, ikinci döneminde seçimi az farkla kazanması sonrası kafasındaki Bolu için düğmeye basmıştı.

İller Bankasından, hükümetten istediği para muhalefetinde “Bolu öznesi” desteğiyle geliyor, teknik adamlardan kurduğu farklı komitelerle şehir yeniden planlanıyordu. İmar komisyonu olabildiğinden fazlasıyla çalışıyor, Yılmaz çoğu zaman kimseyi dinlemeden istediği işi yapıyordu. Yurt dışı gezilerle hem deşarj oluyor hemde bir şeyleri görüp değişim sağlamaya çalışıyordu. Farklılıkları zamanı gelince yazacağım ama ilk ihanetin resmini çizeyim istiyorum.

Belediye meclisinde Bolu’nun alt yapısı için şimdiki parayla tahmini 500 milyon liralık yatırım yapıldı. Bolu’nun her yeri kazılarak alt yapı, su, yağmur suları, kanalizasyon ayrı ayrı döşenerek 50 yıllık sorun çözüldüğünü övünerek anlattı. Söyleminde, “benden sonra gelecek başkan sadece üst yapı için süsleme, güzelleştirmeye çalışacak” dedi.

Gelinen noktada alt yapının yetersiz olduğu, çekmeyen, sorun çıkaran, vatandaşları huzursuz eden sıkıntıları birlikte yaşamaya devam ediyoruz.

Teknik elemanların yaptığı incelemede, alt yapının yetersiz olduğu, çoğu yerde çekmediği, tekrar elden geçerek büzlerin ve borların değişmesi gerektiği belirlendi.

Şimdilerde Başkan Tanju Özcan, birçok mahallede kanalizasyona milyonlarca lira harcayarak yenileme yapıyor. Bolu’ya yapılacak yatırımlar yeniden yer altına gömülmeye devam ediyor.

Bunun adı ihanetten başka bir şey olamaz. O zaman işin başında olan çok sayıdaki teknik eleman hala belediye de çalışmakta. Neler yapılabilir, nasıl çözüm getirilebilir diye kafa yoruluyor.

Uzatmadan ilk ihanet resmini buraya koyuyorum. Sonrakileri de fırsat buldukça yazacağım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erhan Beykoz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.



Anket Tanju Özcan'ın CHP'den ihraç konusu hakkında ne düşünüyorsunuz?