Dadanmak

Sayın okuyucular, dadanmak kelimesi Türkçe’dir. Ekşi sözlüğe göre anlamı ”sürekli olarak aynı şeyi,kendine ya da karşı tarafa rahatsızlık verici şekilde yapma durumu” dur.TDK na göre ise 1)Tadını aldığı,hoşlandığı bir şeyi sık sık istemek,2)Çıkar amacıyla veya alışkanlıkla bir yere sık sık uğramak” dır.

Sayın okuyucular biliyorum, DADANMANIN anlamlarından söz etmem biraz bilgiçlik oldu ama konuya bu tanımlarla girmek istedim. Af fola. Şimdi gelelim Vehbi’nin kerrakesine(İşin aslına-yazımın konusuna).

Yediden yetmişe herkesin gözlemlediği gibi AKP iktidarı önüne ne gelirse, eline ne geçerse satıyor.Eeee tabi haklı!. İtibardan tasarruf edilemeyeceğine göre yapılan masraflara yetişmek kolay değil. Satılanlar arasında birisi var ki vatanını seven herkes gibi benim de dikkatimi çekiyor ve üzüyor.İşte o birisi ORMANLAR.

Kişiler(gerçek veya tüzel kişi olabilir) KENDİNCE önemli bir iş yapacağı zaman önce bunun hazırlığını yapar. AKP iktidarı da maalesef MİLLİYETÇİ Hareket Partisi’nin de desteği ile satılacak başka şey kalmamış olacak ki ormanları parça parça satıp parasını hazineye aktarmak için önce bunun hazırlığını yaptı. 2018 yılında (19/04/2018)6831 sayılı orman kanununa EK bir madde monte etti(EK 16.madde) Bu madde ile orman sınırlarına çıkarmanın normları düzenlendi. Bu birinci aşama idi. İkinci aşama ise bu 16.maddeye göre düzenlenen 06/01/2021 tarih ve 3413 sayılı C.Başkanlığı kararı ile yürürlüğe konulan yönetmeliktir. EK 16.madde referans gösterilerek yürürlüğe konulan bu yönetmeliğe göre C.Başkanının belirleyeceği alanlar orman Genel Müdürlüğü’nce orman sınırları dışına çıkarılarak tapuda hazine adına tescil edecektir. İşte Cumhurbaşkanı da kanundan( Ek 16) ve yönetmelikten aldığı bu YETKİYE dayanarak “orman sınırları dışına çıkarılacak alanları” belirliyor,Orman Genel Müdürlüğü de bu alanların orman sınırları dışına çıkarıp hazine adına tapuya tescillerini yapıyor. Bu çark dönmeye başladı ve hızlı bir şekilde dönüyor. Takip edebildiğim kadarı ile Ek 16.maddenin yürürlüğe girdiği 2018 yılından bu yana İstanbul, Kocaeli, İzmir,Kütahya, Bursa,Kastamonu,Manisa,Mersin,Ankara, Muğla,Hatay,Karabük,Osmaniye ve Bartın illeri sınırları içinde kalan 10 milyon M2 den fazla ORMAN ALANLARI orman sınırları dışına çıkarılmıştır, yani bu alanlar SINIR DIŞI! edilmiştir.İşte bu tablo vicdani isyana neden oldu. Bendeniz de bu nedenle vicdanımın dürtüsü ile bilgisayarın karşısına geçtim siz sayın okuyucuların bilgilerine sunmak üzere efkarlarımı satırlara döküyorum. Ha bu arada şu hususu da araya sıkıştıralım; Yapılan bu yasal düzenleme (EK 16.madde) anayasaya aykırılığından ötürü AYM ne götürüldü ve fakat AYM E.2018/104 E.2020/39 K.sayılı kararı ile davayı reddederek yapılan operasyonların yolunu açtı. Artık ormanlara DADANAN bu zihniyeti tutabilirseniz tutun.

Sayın okuyucular, durum kaygı verici, AYM de işlemlerin anayasaya aykırılığı nedeniyle açılan davayı reddettiğine göre ormanlara DADANAN bu zihniyete dur demenin çarelerini düşünmemiz gerekir. Biz hukukçular arasında “hukukta çare tükenmez” diye , doğruluğu tartışılabilen ve fakat her zaman dile getirilen bir DEYİŞ vardır. Hal böyle olunca bu fakir de çare aramaya başladı.

Sayın okuyucular, şu meşhur Ek 16.madde var ya o maddede orman sınırları dışına çıkarılacak alanların kriterleri tek tek belirlenmiştir.Örneğin orman sınırları dışına çıkarılacak ALANLARIN bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmemiş olması,taşlık,kayalık olması, fiilen orman vasfını taşımamış olması gibi. İşte bu kriterler C.Başkanına verilen YETKİNİN sınırlarıdır. Bu durumda yapılacak iş “orman sınırları dışına çıkarma” işlemlerinin konusu olan ALANLARIN Ek 16 md.de belirtilen kriterleri taşımamasının tespiti halinde yani C.Başkanının yetki sınırını aşması halinde “yapılan işlem hukuku uygun olmadığından” Danıştay Kanunu”nun 24.maddesine göre yürütmenin durdurulması ve İPTAL davalarının açılabileceği düşüncesindeyim.Keza Türk Medeni Kanunu’nun 2.maddesinin 2.fıkrasında” bir hakkın(yetkinin de diyebiliriz) açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” diye bir hüküm vardır. Yetki aşımı halk arasında “vur dedikse öldür demedik” olarak kullanılır. Bu nedenle aşırıya gidilmesi durumunda da Danıştay’ın kapısı çalınabilir diye düşünüyorum.

Sayın okuyucular, yukarıda etraflıca açıklamaya çalıştığım orman talanı karşısında gösterilecek demokratik ve hukuksal tepki havuzunda benim de bir damla katkım olsun düşüncesi ile bir-iki kelam eyledim.Sürçü lisan ettikse af ola. 19/09/2022 Hoşça kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlhami Candemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.



Anket Tanju Özcan'ın CHP'den ihraç konusu hakkında ne düşünüyorsunuz?