Esas Bunları Tartışmalıyız !

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

17 Ağustos 1999 depreminden hemen sonraki günlerde depremi ilk defa yaşamanın tedirginliği ve korkusuyla halk arasında fısıltı gazetesi denilen metotla yani insanların kulaktan kulağa yaydığı doğru olmayan haberlerle birçok defa hiçbir şey yokken gece saat 3 te kalkıp evden çıktığımızı ve sokakta sabahladığımızı hatırlıyorum. O günleri düşündüğümde ne kadar bilinçsiz ve bilgisizmişim şimdi olsa o haberlere inanıp dışarı çıkmam diyorum.

O günlerde internet daha yeni yeni gelişmekteydi. Sosyal medya diye bir şey yoktu.  Cızz bıızzz diye ses çıkaran Dial Up modemlerle yarım saat uğraşarak internete girebiliyorduk şimdilerde piyasada bile bulunmayan Windows 98 işletim sistemi İngilizce olarak yeni çıkmıştı. Benim İngilizcem iyi olmadığı için win 98 işletim sistemini kullanmakta baya bir zorluk çekmiştim. O günleri hatırladınız mı?

Şimdi genç arkadaşlar bu adam ne diyor diyecek ama çok değil yaklaşık 23 yıl önceden bahsediyorum. Bu 23 yıla dönüp baktığımda internet ve bilgisayarların sayesinde insanların çok geliştiğini özellikle yeni neslin her şeyi sorguladığını hiçbir şeye kolay kolay kanmadığını ve aldanmadığını görüyorum. Aslında toplumsal bilinç açısından bu çok sevindirici çünkü yeni nesil bizim sorun ettiğimiz birçok gereksiz konuyu sorun etmiyor.

Bence bütün bu gelişimin en önemli nedeni internet çünkü internet sınırsız ve herkesin düşüncelerini söylediği bilgilerini paylaştığı sonsuz bir bilgi denizi ve salgın günlerinde gördük ki artık hayatımızın bir parçası hatta insanların temel haklarından biri olmuş durumda yani önceden okuma yazma bilmeyene cahil deniyordu. Günümüze baktığımızda neredeyse internet kullanmayana cahil diyeceğiz.

Hele hele benim gibi sokağa çıktığında ya da bir yere gitmek istediğinde fiziksel olarak engellenen bireyler için internet tam anlamıyla özgür bir dünya. Düşünsenize mesela önceden en ufak bir işlem yaptırmak ya da ne bileyim para çekmek için bankaya ya da ATM ye gitmemiz gerekirdi. Hâlbuki şimdi evden çıkmadan banka işlemlerimizi yapabiliyoruz. Paraya dokunmadan ihtiyaç duyduğumuz birçok şeyi satın alabiliyoruz.

İnternet bu kadar özgürlüğü bize sunarken ve biz insanları internet kullanımına teşvik etmemiz gerekirken hala günümüzde interneti nasıl engelleriz diye yasalar çıkarmayı düşünüyoruz. İnternete yasaklar ve sınırlar koymak için çalışıyoruz. Neymiş yalan haber yapılıyormuş. İnsanlar kandırılıyormuş. Ee aynı şey internet yokken daha fazlaydı. Yukarıda anlatmaya çalıştım deprem zamanı “falanca yerde sular ısınmış, 1 saat sonra deprem olacakmış hadi evden çıkın…” deniyordu. İnsanlarda bilinçsizlikten ve korkudan evlerinden çıkıyordu.

24 yılını internet ve bilgisayar başında geçirmiş biri olarak ne kadar istense de internete yasak koyulmayacağını söyleyebilirim. Yani istediğiniz kadar uğraşın internet dünyası yasak tutmaz. Engel tanımaz. O yüzden gelin tam tersini yapalım. İnternet herkese ulaştırmaya çalışalım. Mesela şu anda ülkemizde dünyanın en pahalı internetini kullanıyoruz.

İnterneti kullanmamıza yarayan bilgisayar, cep telefonu, tablet gibi cihazlar çok pahalı bu cihazlara ulaşmak iyice zor hale geldi. kendini geliştirmeye çalışan bir öğrenci internette web sitesi oluşturmaya kalksa günümüz şartlarında bunu yapması çok zor. Çünkü inanın şu an tasarımı, kurulumu, yazılımı kendiniz yapsanız bile “hosding” yani internetten web sitesi için aldığınız yer ve alan ismi oldukça pahalı,

Bizim esas bunları tartışmamız ve çözmemiz gerekli! İnsanları bilinçlendirirsek, yanlışla doğruyu ayırt etmeyi öğrenmelerini sağlarsak isteyen istediği haberi yapsın zaten hiç kimse inanmayacaktır. İnsanlar kendilerini geliştirdikçe de düşüncelerindeki ve beyinlerindeki engeller kalkacaktır. Zihni özgür düşünceleri özgür insanlar yetiştirebilirsek şu anda yaşadığımız sıkıntılar ve engeller kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren Özge Nur Dilber – Bolçi’nin katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…     

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Onur Ustaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.