650 tl yi ver sertifikayı al!

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bu yazıları takip edenler benim sinema ve tiyatro izlemeyi çok sevdiğimi çoğunlukla da biyografi denilen gerçek hayattan sinemaya veya tiyatroya uyarlanmış öyküleri izlediğimi bilirler. Bu arada ilerde kısmet olursa şu anda üstünde çalıştığım kitabım çıktıktan sonra bir sinema filmine dönüştürmek çok istiyorum. İnanın çoğu zaman film ve dizi izlerken kendimi yazdığım öyküye oyuncu seçerken yakalıyorum. Neyse bu başka bir konu öyküyü bitirip kitabı bir yayınlayalım da sonra bakarız.

Hazır film ve biyografi demişken hiç engellenenlerin hayatını konu alan filmleri izlediniz mi? Şimdi Onur bu soru nereden çıktı, dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle anlatmaya çalışayım. Yurt dışı kaynaklı bu tür filmler de engellenen kişiye mutlaka birisi yardım ediyor. Yardım eden kişide öyle sıradan birisi olmuyor. Engellenen veya özel gereksinimli bireyler için özel eğitim almış. Acil bir durumda ne yapacağını bilen kişiler oluyor.

İşte bu eğitimli yardımcılar sayesinde aileler hiç düşünmeden engellenen bireyleri yardımcıyla bırakıyor hatta engellenen bireyi yardımcıyla tatile bile yoluyorlar. “O film Onur, normalde öyle bir şey olmaz” demeyin. Çünkü o filmler gerçekten yaşanmış öyküler. Bu öykülerden yola çıkarsak ve ülkemizi bu konuda bir incelersek. Bazı şeylerin yolunda gitmediğini hatta bazen kavram kargaşası yaşadığımızı görürüz.

Niye mi? Örneğin engellenen ya da özel gereksinimli bir çocuğa sahipsiniz ve onunla siz yokken ilgilenecek bir yardımcı arıyorsunuz. Yardımcı geliyor size yaşlı ve engelli bakım sertifikasını gösteriyor. Sizde sertifikayı görünce gerekli eğitimi ve bilgisi var diye çocuğunuzu yardımcıya emanet edip işinize gidiyorsunuz.

Peki, o sertifikanın nasıl alındığını eğitimlerin kaç gün ve kaç saat sürdüğünü en önemlisi de o sertifikayı veren bazı kurumların ilkokul mezunlarına bile 650 tl karşılığında 60 günlük bir eğitimle verildiğini biliyor musunuz? İşte ülkemizde engellenenlerle ilgili yaşanan kötü olaylar ve bu konudaki kavram kargaşası bence hep bu yüzden. Bu arada bu bilgileri nereden buldun diyenler internetten araştırabilirler.

Aman ne olacak canım çocuk değil mi bakarım. Aman canım engellenenmiş özel gereksinimliymiş ben bakarım hatta evin temizliğini de yaparım yemekleri de yaparım. Diyen gerekli eğitimi almamış acil bir durum olsa ne yapacağını bilmeyen insanlar maalesef bu sertifikayı rahatlıkla alabiliyor. Zaten bu işlerde yanlış algıya yol açan şeyde biraz da bu bakış açısı.

Özel gereksinimli bireylerle ilgilenmesi için gerçekten özel eğitim almış biri ben evi temizlerim yemekleri yaparım demez. Bakın bu konuda 2 ay gibi kısa bir sürede verilen eğitimler pekte yeterli değil. Eğer bu eğitimler yeterliyse üniversitelerin özel eğitim bölümlerinde yıllarca okuyan arkadaşlarımız niye okuyor? Hele hele siz bu eğitimleri hiçbir şart koymadan 650 tl yi ver sertifikayı alınca ne yaparsan yap derseniz bu olmaz.

Bu sertifikayı alanlar günümüz şartlarında en az lise mezunu olmak zorundadır ve eğitimlerde en az bir hemşire kadar sağlık bilgisi verilmeli birde bir öğretmen kadar öğretme ve öğrenme kabiliyeti olmalıdır ki ona emanet edilen özel gereksinimli çocuklara faydalı olabilsin. Bunu belki bu satırlarda defalarca dile getirmişimdir artık bu iş yeni bir meslek olarak kabul edilmeli ve üniversitelerde bu konuda eğitimler verilmelidir. Her şeyden önemlisi de lafta değil gerçekten devlet tarafından bu eğitimler desteklenmeli ve denetlenmelidir.

Mesela engellenenlerin ailelerine bakım parası verileceğine, annelere erken emeklilik hakkı çıkarılacağına, engellenen bir çocuğa sahip çalışan annelerimize devlet tarafından engellenen çocuğuyla ilgilenmesi için üniversitelerde dediğim gibi eğitimlerini almış kişiler gönderilmelidir. Çünkü bir anne çalıştığı takdirde çocuğuna ve bu ülkeye daha çok fayda sağlayacaktır.

Ancak biz nedense anneleri erken emekli ettirip bakım parası almaya yani başka bir değişle evde oturmaya teşvik ediyoruz. Birde bununla övünüyoruz. Hepimizin isteği engelleri kaldırmak daha özgür ve daha mutlu olan insanların olduğu bir ülkede yaşamak için bunu anlatmaya çalıştığım eğitimlerle ve uygulamalarla yapabiliriz…

Yazan Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Onur Ustaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.



Anket Tanju Özcan'ın CHP'den ihraç konusu hakkında ne düşünüyorsunuz?